Sosyal Medya

FÖŞ yazdı: Korona salgınının ekonomik çözümü var

18 Mart 2020

Korona Gabon’dan Hindistan’a kadar bulaşan küresel realite oldu artık. İnsanlar korkuyor, evine kapanıyor, gıda istifliyor. Benim canlarım Amerikalı’lar da silah dükkanlarına koşup ateş gücü eksiklerini tedarik etmişler. İşte benim Amerikan, süpermarket rafları boşsa, komşunu talan edersin. Komşun talana çıkmışsa, evde o Gatlinger 3 bin mermi  atan makinalı boşa mı duruyor?  Kıymaya çevirirsin hergeleyi.

Türkiye’de de artık bir salgın beklemeliyiz, hesabımızı da bu senaryo üzerinden yapmalıyız. Hükümetin her gece açıkladığı vaka istatistikleri TCMB bilançosu gibi defoludur demiyorum, ama tarama yetersiz. Tarandıkça da vaka artıyor. Sizi korkutmak istemem, ama Türk Tabipleri Birliği ve Bilim Kurulu üyelerine göre yaz aylarında 20 bin ila 100 bin vakayla karşılaşmak sürpriz olmamalı. Tedbirler de buna göre alınalı.

Peki, hangi fani tedbir böylesine kapsamlı, eşi benzeri görülmemiş, “Cehennem’den gelen” bir hastalığı tedavi edebilir ki? Bir dakika, yanlış anlaşılmasın, ekonomik hastalıktan bahsediyorum. “Koronaya karşı aşı bulundu” haberleri çok makbul, ama bir aşı bulunsa dahi bunu klinik deneyleri, sağlık otoritesi tarafından onaylanması, geniş ölçekte imal edilmesi, dağıtılması ve halkı aşı olacağı noktalara çağırmak aylar sürer.  Hele hele Hindistan, İran, Brezilya gibi ülkelere aşı erişinceye kadar herkes telef olur.

2020’yi unutmalıyız bence.  Hastalık tüm dünyayı dolaşacak, çok fazla can almayacak, ama milyonlarca kişiyi işsiz bırakacak, üretimi durduracak. Üretim durunca da işsizlik artacak. İşsiz kadın harcamaları kısar, bu da talebi. Talep daralınca da üretim bir tur daha daralır.  Fasit daire yani. Peki bu feci sondan kaçınabilir miyiz?  Cevabı evet.

Bundan sonraki satırları yalnız siz fani ve poposu koronadan yusuf yusuf olan, kanıma susamış okurlarıma değil,  canımdan çok sevdiğim, hayatta kalmasını beka meselesi olarak gördüğüm Hükümetim için yazıyorum.

Parasal tedbirler ekonomik krizle başa çıkmanın ilk adımı. Para tedavülü, ödemeler ve kredi akımı sürecek ki, diğer tedbirler işe yarasın. Bu bakımdan TCMB’nin Salı günü aldığı önlemleri doğru buluyorum. BDDK da yapması gerekeni yaparak faizi ödemeyen krediyi takipteki alacağa atacak süreyi uzattı. Eyvallah, tüm bunlara, bankaları pandemik bitsin o zaman kurtarırız. Ama faiz indirimi gereksizdi.

Nedeni de çok basit. Halk zaten TL’den soğudu, negatif reel faize talim etmek istemiyor, faiz indiriminden sonra daha da soğuyacak. Dövize kaçış ve dış piyasalardan borçlanma zorluğu bir çok banka ve şirketin vadesi gelen FX borçlarını yenilemek yerine ödemesi anlamına gelebilir. Bu durumda Türkiye’den tonla döviz çıkar ve kamu bankalarının feriştahı dahi döviz kurunu tutamaz. Döviz kurundaki yükselişin en kötü sonucu artık enflasyon değil. Özel sektör bilançolarında yaratacağı tahribat. Bir yanda korona özel sektöre bulaşmasın diye ter döküyorsun, öte yanda finansal istikrarı bozacak faiz adımları atıyorsun. Sen lahana turşusu mu yemedin, yoksa hiç perhize mi girmedim, Gardaş?

En köklü çare  kamu harcamalarını artırmak. Bu harcamalar da 3 noktaya odaklanacak. Bir, sağlık sistemini güçlendirmek için ne kadar lazımsa, para harcayacaksın. İki,  restoran, dükkan, küçük imalatçı gibi KOBİ’ler bu sokağa çıkma yasağı ve kalabalıktan uzak durma sendromundan çok fena etkileniyor, onların cebine para koyacaksın ki işçi çıkartmasınlar. Üçüncüsü ve en önemlisi ise tüm işsizlere derhal maaş ödeyeceksin ki tüketim durmasın. Tüketim durursa, ekonomiyi korona salgını bittiğinde  ayağa kaldırmak gecikir.

Halen AB ve AMB GSYİH’nin %10’u kadar parasal genişleme ve %1’i kadar  ek bütçe harcaması formülü üzerinde az-çok fikir birliğine vardı. Fakat, uzmanlar bunun dahi yetersiz kalacağını, belki ekonomik aktivitenin %4’ü kadar ek harcama ve/ya vergi feragatı gerekeceğini ileri sürüyorlar. Bence ne kadar harcanacağı pandemiğin ne kadar süreceğine bağlı. Eğer bu yılı hakkaten evlerde geçireceksek, GSYİH’nin %4-5’i kadar  ek harcama hiç de mantıksız değil.

Siz bu satırları okurken, Başkanım Erdoğan da herhalde ekonomik eylem planını açıklayacak. Korkarım, bu paket büyük ölçüde kamu başta bankaların üstüne yüklenerek daha fazla kredi vermelerini sağlamak ve vergi ötelemek üstüne kurulacak. Yanlış demiyorum, eksik kalır diyorum.  Bütçeden mesela İşsizlik Fonu vasıtası ile de GSYİH’nin %1-2’si kadar bir harcama ile başlamak ehvendir. İşsiz kalan herkese en az asgari ücret süresiz ödensin. Gerekirse, KOBİ kurtarma fonu kurulsun, kamu bankaları yeniden sermayelendirilsin.

Velakin bütçede yukarda  sıraladıklarımı gerçekleştirecek, yani $7-15  milyar harcayacak nakit var mı, emin değlim. Kasasında $20 milyar var ama, onları da maaş ve SGK ödemeleri için kullanacak, çünkü bir kaç ay  vergi toplayamayacak.

İnsan düşünmeden edemiyor. 2019’da sırf ekonomi resesyona girmesin diye tüm barutu harcadık. Şimdi  yumarta kapıya gelince, zortlamayalım?

 

Dünya resesyonla mali kriz arasında titriyor

İşsizim, kredi borcum var, ekonomiden şikayetçiyim

 

Prof. Dr Ceyhun Elgin: Covid-19 ve küresel ekonomi – Ne yapmalı?

 

Çetin Ünsalan: Kamu alacakları da ertelensin

 

https://twitter.com/AtillaYesilada1

Yorumlar

Diğer Yazarlar

Yazarın Diğer Yazıları