Sosyal Medya

FÖŞ yazdı: Türkiye’nin kaderini değiştirecek keşif

22 Ağustos 2020

Sevgili Başkanım Erdoğan “Türkiye’nin kaderini değiştirecek” keşif müjdesini “önalıcı” olarak müjdeden 2 gün önce verince, ilk aklıma gelen, artık emekliye ayrılıp AKP’deki genç yeteneklere yer açacağı oldu. Türkiye’nin 21ci Yüzyılda yetiştirdiği en büyük, şanı Müslüman Dünyası’ndan taşıp Venezuela’ya varan dev bir şahsiyetten, Emre Belözoğlu gibi böyle hoş bir jestle “günlük siyasete veda” etmesini beklerdim. “Ya da” dedim kendi kendime, belki Sevgili Büyüğüm ve idolüm Berat Albayrak hakettiği makam olan BM Daimi Temsilciği’ne tayin edilerek, herkese “bakın bu nokta çok önemli” vurgusuyla  gerçek Türkiye’yi anlatacak.

Ama müjde, Kardeniz’de 320 milyar metreküp doğal gazmış. Onu da öpüp başıma koyarım, ordan elde edilecek gelirle 2024 yılında elektrik-gaz faturamda %50 indirim ve emekli maaşıma da Doğal Gaz Servet Fonu’ndan katkı bekliyorum.   Yüce Odin’e her gece bir öküz kesiyorum ki, Çok Sevdiğim ve Saydığım Enerji Bakanı’mın vaat ettiği gibi, bu sahanın yanına yenileri eklensin, Türkiye 100 yıllık gaz ihtiyacını karşıladığı gibi, Akdeniz’de bir kaç palikarya savaş teknesini  de batırarak zaferimizi taçlandırsın.

Doğal gaz keşfini “Erdoğan’ın şansı işte” diyerek küçümseyenler çıkabilir, kesinlikle bu fikre katılmam. Erdoğan, Türkiye’nin enerji bağımsızlığına kavuşması için uzun soluklu, kararlı ve sabırlı bir politika yürütüp,  meyvesini alıyor. Kalpten bir tebrik.

Ama 320 milyar veya 4 katrilyon metre küp doğal gaz keşfinin cari açığı kapatacağı, ya da Türkiye’nin kaderini değiştireceği saflığına düştüğü için de teessüf ediyorum.

Şöyle bir bakalım Yerküre’ye. Hidrokarbonla zengin olan çok ülke var.  Katar, Rusya, Venezuela, vs. Bunlardan hangisi için kalkınmış terimini kullanabiliriz?  Öte yanda, dünyanın önde gelen ihracat devleri Çin (%74), Japonya, Güney Kore ve Taywan enerji ihtiyaçlarının çok büyük kısmını ithalat vasıtasıyla karşılıyor.

Enerji ithalatı cari açığı teşkil eden bir kalem, bir semptomdur. Bir ülkenin zenginliği de doğal gaz kaynakları değil, yetişmiş ve bilinçli insan gücüdür.

Türkiye niye cari açık verir?  Çünkü, işgücü verimli değil. Verimli olmadığı için de düşük ücretle çalışıyor, ya da işsiz. Bu yüzden de ülkenin tasarruf havuzu büyümüyor. Tasarruf havuzu büyümeyince, ekonomiyi büyütecek sabit sermaye yatırımlarını finanse etmek için dışardan borçlanıyoruz. Vasıflı insan gücümüz olmadığı için de yerli teknoloji ve marka geliştiremiyoruz.  Katma değerli üretim yapamıyoruz. Şimdi, doğal gaz keşfi bu kısır döngünün hangi değişkenini denklemden çıkartacak bana açıklar mısınız?

Bakın, size vasıflı insan gücüyle cari açığın nasıl kapatılacağını hemen anlatayım. Kıçımdan biraz daha büyük Hollanda 2019’da Euro 94 milyar gıda ihraç etmiş. Türkiye?  Net $3 milyar. Şimdi, köylüyü çiftçi yapmayı becerseniz de, siz de senede Euro94 milyar gıda ihraç etseniz, cari açık kapanır mı, kapanmaz mı?

Bir örnek daha vereyim. İtalya 2019’da Euro44 milyar net turizm geliri elde etmiş. Bize 40 milyon turist gelmiş, net gelir $26 milyar. Yani, turistten  kelle başı $700 dolar filan söğüşlemişiz. Şimdi bunu kelle başı $2.000’e çıkartacak insan gücü ve aklımız olsa da, $80 milyar gelir elde etsek, cari açık kapanır mı, kapanmaz mı?

Dolarcıkları koyacak banka bulamayız be. Değil IMF’ye borç vermek, Fed’e swap line açarız.  İşte, Türkiye’in kaderini değiştirecek keşif bu olur.  İdeoloji, ezber ve çoklu cevaptan arındırılmış, analitik düşünce, yabancı dil, yazılım ve matematik gibi 21ci Yüzyılda para edecek becerileri öğretmeye odaklanmış bir eğitim sistemi.

Peki Türkiye’de durum nedir?  Dün ParaAnaliz’de yazdık:

“Türkiye’de eğitimden ayrılmalar kadar, eğitim görmediği halde istihdam da edilemeyen gençler sorunu devam ediyor. Salgın döneminde de bu oran artış gösterdi. 2020 Ocak ayında yüzde 25.7 olan Türkiye oranı, mayıs ayında yüzde 29.1’e yükseldi ve kişi sayısı da 3 milyon 400 bin kişiye ulaştı”.

Aktif  iş gücü 35 milyon  filan, bunun %10’u kadarı, yedekte.  İstihdam edilemez durumda, iskartaya sevkedilmiş daha askere gitmeden—kadınlar da askerlik yapsın.   Devam edeyim, bizden biraz daha yaşlı ABD’de işgücüne katılım oranı %62-64’e düştü diye tüm politik sistem karalar bağlıyor. Bizde %50’nin altında, kimsenin tikinde değil.  Anladınız mı?  Doğal gaz ararken dev bir insan verimliliği nehir gibi boşa akıyor da, tek parmağımızı kıpırdatmıyoruz.

Niye, bize köylüye, öğrenciye eğitim için bütçe harcaması yapmıyor muyuz?  Haşa, hükümetin tapu-kadastro, yerli tohum, arazi birleştirme, sulama çalışmalarına bakın dev bir gayret göreceksiniz. Umarım hesabım çok yanlış değildir, AKP döneminde  eğitime ayrılan kaynağın GSYİH’de payı 3 misline filan çıktı. Ne elde ettik?  3.4 milyon işsiz genç, ve acından inleyen köylü.

Niye?  Cevabını şurada aramak doğru mu acaba?

“Eğitim Sen Genel Başkanı Feray Aytekin Aydoğan bu sene yapılan LGS’nin MEB  Raporu’nu şöyle yorumladı:

*Merkezi sınavla öğrenci alan okullardaki kontenjan artışı Fen Liselerinde yüzde 35 iken İHL’lerde yüzde 45’e çıkarıldı. Öğrenciler yine de ilk sırada Fen ve Anadolu Liselerini seçti.

*LGS’ye giren öğrencilerin yüzde 67’si İHL dışındaki liseleri tercih ederken, imam hatip ortaokulu mezunlarının bile yarısı İHL’yi seçmedi. 2020 LGS Sonuçları 4+4+4 eğitim sisteminin, okullaşma politikasının iflas ettiğinin kanıtıdır”.

Gençleri zorla istemedikleri branşlarda okullara yollarsanız, akademisyenlere araştırma yapmayı yasaklayıp, üniversitelere yiyici ve kankacı rektör atarsanız, eğitm sistemi de vasıflı insan gücü değil, drone-clone  yetiştirir.

Köylüyü eğitmek yerine, tarikatların, şık-hacı-hocanın eline bırakırsanız, erkeğe gözünü ucuyla baktı diye kadınların hunharca katledilmesine göz yumarsanız, üstün verimliliği olan bir çiftçi kültürü de yetiştiremezsiniz.  Çünkü, kalkınma olmadan büyüme olmaz. Kalkınma ise aydınlanma ve bilinçlenme demektir. Ama, en üst devlet erkanının enerji ithalatı biterse cari fazla vereceğimizi düşündüğü bir ülkede vasıflı insan gücü yetiştirmek de balığa taksi şöförlüğü öğretmek kadar garip kaçar.

FÖŞ

 

FÖŞ anlattı:  Türkiye Geri Kalmaya Mahkum mu?

 

FÖŞ:  Kadın Eşitliği Olmadan Kalkınma da Olmaz

 

Türkiye niye kalkınamıyor?

 

Websitemde yenilemeler  burada

 

https://twitter.com/AtillaYesilada1

Yorumlar

Diğer Yazarlar

Yazarın Diğer Yazıları