Sosyal Medya

Ekonomi

Türk lirası gelişmekte olan ekonomiler içinde artık etkili bir para birimi değil

“Türkiye pazarlarına yabancı yatırımcı katılımı geçtiğimiz birkaç yıl içinde çöktü.”

Türk lirası gelişmekte olan ekonomiler içinde artık etkili bir para birimi değil

Türkiye yeni bir finansal krize doğru yönelmekte olabilir, ancak gelişmekte olan ekonomilerdeki yatırımcıların Türkiye’ye verdikleri önemi azaltmaları ve sektördeki değişiklikler, gelişmekte olan piyasalara bulaşma riskini büyük ölçüde azalttı.

Geçtiğimiz hafta yeni rekor seviyelere gerileyen lira, Güney Afrika’nın randından Rusya’nın rublesine gelişmekte olan para birimlerini sallayan ve Türkiye yatırımları yüksek Avrupa bankalarını dahi etkileyen 2018 Türkiye krizinin anılarını yeniden canlandırdı.

Ancak bu bile, Asya krizinde veya Rusya krizinde olduğu gibi, gelişmekte olan bir piyasadan diğerine bulaşmanın yüksek olduğu önceki on yıllarda yaşanan krizlere kıyasla zayıftı.

Bu kez tepkiler daha da düşük olabilir, çünkü genel olarak gelişmekte olan pazarlara ve özellikle Türkiye’ye yatırım yapan yatırımcı 2018 yazından önemli ölçüde farklı görünüyor.

Societe Generale’deki Phoenix Kalen, “Türkiye pazarlarına yabancı yatırımcı katılımı geçtiğimiz birkaç yıl içinde çöktü” diyor.

Uluslararası Finans Enstitüsü (IIF) verileri, yükselen piyasaların Mart ayında sermaye akışlarında “ani bir durma” yaşadığını, koronavirüs yayılımı ve petrol fiyatlarındaki çöküşün belirsizliği nedeniyle 83.3 milyar dolarlık kaçan hisse senedi ve tahvil kaydettiğini gösterdi.

Sermaye akımlarındaki dalgalanmalara karşı daha savunmasız olan Türkiye, yabancı yatırımcıların sahip olduğu yerli varlık miktarının sert bir şekilde düştüğünü gördü. Yurt dışı yerleşikler tarafından tutulan iç borç, 2019’un sonlarında 15.5 milyar dolardan Mayıs başında 8.4 milyar dolara düştü. Merkez bankası verilerine göre, aynı dönemde, yerleşik olmayan yatırımcıların hisse senetleri 32 milyar dolardan 22 milyar dolara geriledi.

Kalen, “Benzer şekilde, müdahaleci politikalar, sık sık yapılan yeni düzenlemeler ve yaygın finansman sıkışıklıkları nedeniyle Türk para piyasalarına daha az yabancı katılım söz konusu” diyor.

Türkiye, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın yabancı spekülatörleri sık sık lirayı istikrarsızlaştırmakla suçlamasıyla son yıllarda denizaşırı lira piyasalarıyla defalarca uğraştı.

Nisan ayında, BDDK yerel bankaların yabancı kuruluşlar ile döviz işlemlerini sermayelerinin %10’u sınırından %1’i sınırına indirdi. Hatta, günler sonra bu sınırı %0,5’e düşürdü

2019’da benzer bir offshore lira sıkıştırması, gecelik borçlanma oranlarının %1,000’in üzerine çıkarmıştı.

Bank of England verilerine göre, bu durum, yurtdışındaki lira ticaretinde hacmi aşağıya çekmekte. Londra’da 2016’daki ortalama günlük işlem hacmi geçen Ekim ayında %28 azalarak 37 milyar dolara gerilerken, TL’nin toplam FX ticaretindeki payı da %2,3’ten %1,3’e düştü.

Türkiye’nin tahvil endekslerinin ağırlığındaki gerileme de yatırımcılar için riskleri düşürüyor. JPMorgan GBI-EM endeksinde Türk tahvilleri 2015 yılındaki %10’a kıyasla şimdilerde %3,2 ağırlığa sahip.

UBS EM stratejisi başkanı Manik Narain, “Türkiye uzun süredir yabancı yatırımcılar arasında endişe kaynağı oldu. Varlık yönetimi getirileriyle aynı derecede isabet yok, olası bir Türkiye krizi Meksika ya da Brezilya etkisi yaratamaz” diyor.

Türkiye’den farklı olarak, gelişmekte olan birçok pazar da yabancı sermaye akışlarına karşı kırılganlıklarında son yıllarda azalma yaşadı. Fed’in para politikasını değiştireceğini açıkladığı 2013 Mayıs ayından bu yana, gelişmekte olan büyük piyasalardaki cari işlemler açığı azalırken, borç-döviz rezervlerindeki bir çöküş ise daha küçük, daha riskli gelişmekte olan piyasalara odaklandı.

Öte yandan bir varlık sınıfı olarak gelişmekte olan piyasalar da değişti – yatırım yapacak daha fazla ülke ve yabancılar satsa bile tutunan yerel emeklilik ve sigorta fonları dahil olmak üzere çok daha geniş bir yatırımcı tabanı var.

Federe Hermes’teki Nachu Chockalingam, “Pazarların boyutlarının derinleştiğini, likiditenin geliştiğini ve yatırımcıların bireysel ülke risklerini ayırt etmeye daha istekli olduklarını gördük” diyor.

Yorumlar

BAKMADAN GEÇME

Benzer Haberler