Sosyal Medya

Ekonomi

TCMB rezervleri son 10 yılın dibinde ama yabancı 9 hafta sonra tahvil aldı

Türk mali piyasaları, TCMB ve BDDK’nın atmış olduğu seri normalleşme adımlarını olumlu karşılamış, otoritelerin hatalarında geri dönmeye başladığı yönünde artan inanış, TL ve TL cinsi varlıklara alım getirdi. 

TCMB rezervleri son 10 yılın dibinde ama yabancı 9 hafta sonra tahvil aldı

TCMB rezervleri son 10 yılın dibinde ama yabancı 9 hafta sonra tahvil aldı

Eylül ayında yaşanan ciddi kar satışları veya ihtiyaç olarak da adlandırılabilen minik çaplı piyasa depremi, yılın son çeyreğinde yerini beklentimize paralel temkinli iyimser bir havaya terk etti.

Dün sabah saatlerinde Asya borsalarında başlayan alımlar, Avrupa ve ABD borsalarına da sirayet etti. Dün bültenimizde de belirttiğimiz üzere, asıl büyük hareket kıymetli metaller cephesinde yaşandı. Altının ons fiyatı 1,915 dolara dayanırken, EUR/USD paritesi de 1,1760 seviyesini test etti.

Her iki varlık sınıfında da, ana trendin yukarı yönlü olduğunu, özellikle altının yukarda 1,920 dolar seviyelerinin denemesi ardından yönünü aşağıda 1,850 seviyesine kadar geri çevireceğini, akabinde ise 2,000 dolar yolculuğunun başlayacağını düşünüyoruz (teknik çalışmamızı dün paylaşmıştık).

Türk mali piyasaları, TCMB ve BDDK’nın atmış olduğu seri normalleşme adımlarını olumlu karşılamış, otoritelerin hatalarında geri dönmeye başladığı yönünde artan inanış, TL ve TL cinsi varlıklara alım getirdi.

Dün güne oldukça iyimser başlayan Türk mali piyasaları, sabah saatlerinde artan TL talebi ile USD/TRY kurunun 7,64 seviyelerine kadar gerilediğine tanıklık ettik. Lakin, ilerleyen saatlerde, artan kurumsal kaynaklı güçlü döviz talebi – cari açık nedeniyle düşen kurun alım fırsatı olarak görülmesi – gün içinde volatilite yaratarak kurun 7,64 – 7,78 bandında dalgalanmasına neden oldu.

FED’in en az 3 senede daha faiz artırmayacağı, virüs nedeniyle ekonomik aktivitenin canlamasının çok uzun bir zaman alacağı, bu nedenle de merkez bankalarının destekleyici duruşunun korunacağı bir ortamda, içeride biz işlerimizi iyi yaparsak, uzun bir süredir ralliye eşlik edemeyen Türk mali piyasalarında, iyimserlik anlamında bir pencere açıldığına inanmaya devam ediyoruz.

İTO’nun İstanbul için açıkladığı Eylül ayı enflasyon verisi (perakende fiyatlar) aylık bazda %1,47, yıllık bazda ise %11,66 artış kaydetti (Ağustos %11,27). Döviz kurunun fiyatlara yansımaya başladığını görüyoruz. Bunun da en güzel kanıtı, toptan eşya fiyat endeksinin Eylül ayında %13,40 artış göstermesinden anlıyoruz (Ağustos %10,35) idi. TÜİK resmi Eylül ayı enflasyon verisini Pazartesi günü açıklayacak. Anketlere göre, TÜFE enflasyonun Eylül’de aylık bazda %1,35 artış göstermesi bekleniyor.

Büyümenin öncü göstergesi olarak takip edilen imalat sanayi PMI endeksi, Eylül ayında 52,8 değerini aldı. Bu veriyi 50 seviyesini eşik olarak kabul ederek okumak gerekiyor. Altı küçülme, üstü ise büyümedi. Bu açıdan bakıldığında 4 aydır üst üste ekonominin büyüdüğünü, pandemi sonrasında V tipi bir toparlanma ile karşı karşıya olduğumuzu görüyoruz. Ağustos ayına göre bir miktar ivme kaybı görülüyor ki bu da aslında istenilen birşey. Faiz oranlarında yükseliş, kredi talebini baskılayarak cari açığı da dizginleyecek, kur talebini azaltacaktır.

TCMB’nin her hafta açıkladığı Para ve Banka İstatistikleri ile menkul kıymet raporunda bu hafta gözümüze ilginç detaylar takıldı. 25 Eylül ile biten haftada, gerçek kişilerin döviz mevduatları 0,9 milyar dolar azalarak 134,8 milyar dolar; tüzel kişilerin DTH’leri ise 0,5 milyar dolar artarak 82,8 milyar dolar oldu. Böylelikle, sistemde var olan toplam DTH bir önceki haftaya göre 0,4 milyar dolar azalarak 217,7 milyar dolar oldu. Lakin, bireysel tarafta yaşanan düşüş, parite ve altın fiyatlarında yaşanan düşüşden kaynaklanmış, döviz bozumundan değil.

Yurtdışında yerleşiklerin portföyündeki hisse senetlerinin net değeri sadece 102 milyon dolar azalırken, devlet iç borçlanma senedi (DİBS) portföyü ise 115,6 milyon dolar artış gösterdi. Bu verilerle birlikte, 11 haftadan sonra yabancı yatırımcını ilk kez tahvil aldığını not edelim! Sene başına göre hisse senedi ve tahvil piyasasından toplam çıkış 13,4 milyar dolar ile korkutucu boyutta gerçekleşti.

TCMB’nin brüt döviz rezervleri önceki haftaya göre yaklaşık 2,1 milyar dolar azalarak 41,1 milyar dolar oldu. Altın rezervleri ise, altın fiyatlarında yaşanan sert düşüşe paralel yaklaşık 0,7 milyar dolar azaldı. Böylelikle, toplam brüt döviz ve altın rezervleri, bir önceki haftaya göre 2,8 milyar dolar azalarak 83,5 milyar dolar seviyesine indi. Bu rakam, Eylül 2010’dan bu yana en düşük rezerv seviyesine işaret ediyor!

Gerek BDDK gerekse de TCMB önlemleri ile kredi tarafı ivme kaybediyor. Ancak hala haftalık kredi büyüme hızı pozitif (%0,12). Tüketici kredilerindeki haftalık artış hızı uzun bir aradan sonra eksiye geçmesi ardından, geçen hafta yeniden yukarı yönlü ivmelenerek %0,38 olmuş. Kredi artış hızının devam etmesi, ekonominin canlı ve sıcak olduğuna, bunun da ister istemez cari açığı artırarak kur üzerinde baskı kurmaya devam edeceği yönünde yorumlanabilir. Kurun gerilemesi için ekonominin soğuması gerekiyor.

TCMB’nin faizleri 200 baz puan artırdığı son Para Politikası Kurulu (PPK) toplantısına ilişkin detaylı notlar yayımladı. Kelime öbeklerine baktığımızda, enflasyon riskinin ön plana çıktığı, enflasyonist riskler azalmaz ve hedeflenen patika ile uyumlu hale gelmezse ilave sıkılaştırma yapılacağına işaret edilmiş. Bu bağlamda, kur cephesinde anlamlı bir toparlanma olmazsa, TCMB’nin Ekim toplantısında da faiz artışına gideceğini bekliyoruz. TCMB’nin duruşunun şahinleştiğini görüyoruz.

Dün gün boyunca değer kaybeden ABD doları, yükselen kıymetli madenler ve hisse senetleri, iyimser havasını yılın son çeyreğinin ikinci gününe taşıyamadı.

ABD Başkanı Trump’ın yardımcısı Hope Hick’in coronavirus testinin pozitif çıkması, ve Başkanın karantinaya girdiğinin açıklanması, beraberinde mali teşvik paketine Cumhuriyetçilerin de destek vermemesi, ABD borsalarının vadeli işlemlerinin günü ekside karşılamasına neden olmuş.

Altının ons fiyatı, yukarıda değindiğimiz üzere önümüzdeki 2 haftalık zaman aşağıda 1,850 yukarda ise 1,920 arasında sıkışmasını tamamlayarak yönünü 2,000 dolar seviyesine doğru yönelteceğini düşünüyoruz. Bu oyun planımızın zarar kes seviyesi 1,830 seviyesinde bulunuyor.

ABD seçimlerine artık geri sayımdayız. 4 Kasım yaklaştıkça, piyasa stresi de artmaya başlayacaktır.

Bugün gözler her ayın ilk Cuması olduğu üzere, ABD’de TSİ15:30’da açıklanacak resmi istihdam raporunda olacak. Bu veri, ABD ekonomisinin gidişatına ışık tutan en kıymetli verilerden biri olarak takip ediliyor. Tarım dışı istihdamın 850 bin kişi artması, işsizlik oranının ise %8,2’ye inmesi bekleniyor. Verinin alt kalemlerinde, ortalama saatlik gelirlerin yıllık %4,8 artması öngörülüyor. Beklentinin üzerinde bir saatlik gelir artışı, enflasyonist baskı var mı bakış açısıyla takip edilecektir.

Kendimizi tekrar etmemek adına, grafik analizi bugün yapmamayı tercih ettik. Herkese, çok güzel bir haftasonu dilerim…

Emre Değirmencioğlu (@emredegirmenci5)
Grup Müdürü – Group Manager
Hazine Bölümü – Treasury Department

 

YASAL UYARI

Burada yer alan yatırım bilgi, yorum ve tavsiyeleri yatırım danışmanlığı kapsamında değildir. Yatırım danışmanlığı hizmeti, aracı kurumlar, portföy yönetim şirketleri, mevduat kabul etmeyen bankalar ile müşteri arasında imzalanacak yatırım danışmanlığı sözleşmesi çerçevesinde sunulmaktadır. Burada yer alan yorum ve tavsiyeler, yorum ve tavsiyede bulunanların kişisel görüşlerine dayanmaktadır. Bu görüşler, mali durumunuz ile risk ve getiri tercihlerinize uygun olmayabilir. Bu nedenle, sadece burada yer alan bilgilere dayanılarak yatırım kararı verilmesi, beklentilerinize uygun sonuçlar doğurmayabilir.

 

Kıbrıs İktisat Bankası

Yorumlar

BAKMADAN GEÇME

Benzer Haberler