Sosyal Medya

Ekonomi

S400, Maraş, rezervler şimdilik ‘out’. Normalleşme, yabancı ilgisi ‘in’

Rus menşeli hava savunma sistemlerinin ABD-Türkiye ilişkilerini germesi sonrası mütemadiyen dost olmayan ülkelere uygulanan CAATSA yaptırım endişesi ile uzun bir süredir yatıp kalkıyoruz. 

S400, Maraş, rezervler şimdilik ‘out’. Normalleşme, yabancı ilgisi ‘in’

Rus menşeli hava savunma sistemlerinin ABD-Türkiye ilişkilerini germesi sonrası mütemadiyen dost olmayan ülkelere uygulanan CAATSA yaptırım endişesi ile uzun bir süredir yatıp kalkıyoruz. 

Bu konu geçen hafta, ABD’de 2 senatörün, Dışişleri Bakanı Pompeo’ya, Türkiye’nin füzelerin radar sistemlerini aktive ederek, Kıbrıs tatbikatından dönen ABD menşeli F16 uçaklarını tespit ettiği iddiası ile alevlendi.

Lakin, Trump seçimlere konsantre olmuşken, bu konunun başka bir bahara kaldığını düşünüyoruz. Kuvvetle muhtemel, ipi göğüsleyecek Biden bu mevzuyu 2021 yılında ele alacak. Her ne kadar ABD ile ilişkiler Trump dönemindeki kadar yumuşak olmayacağını beklesek de, ABD dış politikasının da bir günde kişiden kişiye değişmeyeceği unutulmamalı.

Devamında, KKTC’de hayalet şehir olan Maraş konusunu bültenimize taşıdık. KKTC Cumhurbaşkanlığı seçimlerinden hemen önce, geçen hafta açıldı denen 46 yıllık kapalı hayalet şehir Maraş, AB ile ilişkileri zorlayacak olsa da, “açılan” sadece KKTC halkı için ziyaret amaçlı sahil şeridi!

Akabinde, dün TCMB, Ağustos ayı ödemeler dengesi rakamlarını açıkladı. Buna göre, cari işlemler dengesi beklentilere paralel 4,6 milyar dolar açık verdi (geçen yılın aynı dönemi 3,3 milyar dolar fazla vermişti). Bu sonuçlarla birlikte, 12 ay aylık birikimli cari işlemler dengesi 23,3 milyar dolar açık verdi. 1 yıl içinde fazladan açığa geçmenin arkasında, turizm gelirlerinde pandemi nedeniyle keskin düşüş ve altın ithalatı yatıyor.

Turizm gelirden yoksun senende, yabancı ilgilsinin de uzun bir süredir olmaması, TCMB rezervlerinin adeta erimesine neden oldu. Kur üzerinde son aylarda yaşanan baskının da sebebi anlaşıldı! Buraya kadar da hemfikiriz. Lakin, TCMB’nin faiz artırması, ardından BDDK ve ekonomi yönetiminden gelen pek çok normalleşme yönünde adımlara paralel, son 2 haftadır yabancı yatırımcının unuttuğu TL varlıkları yeniden hatırladığını gösteren menkul kıymet raporunu okurlarımız ile geçen hafta paylaştık.

Bu minvalde, normalleşme adımlarının devam ettiğine dün de şahit olduk. Bankaların, TCMB’de yasal bir zorunluk olarak  tuttuğu TL cinsi zorunlu karşılıklara uygulanan faiz oranını %5’ten %7’e artırırken, döviz cinsi zorunlu karşılıklardan kesilen komisyon oranı ise azaltıldı. Bu adımlar majör bir etki doğurmasa da, normalleşme adımlarının devam ettiğini gösteriyor.

Bu görüşlerimizin ışığında, TL ve TL cinsi varlıklarda, ciddi anlamda toparlanma için potansiyel oluştuğunu geçen ay TCMB toplantısı ardından dile getirmiştik. Tümünü alt alta üst üste koyduğumuzda, borsamızda ağırlık artırmanın zamanının gelip de geçtiğine bile inanmaya başladık!

Biraz da rakamların dili ile konuşalım. TL cinsi varlıklarda potansiyel var diye dikkat çektiğimiz TCMB toplantısından bu yana Borsa İstanbul (son 2 haftada) %9 değer kazandı. Lakin, Azerbaycan-Ermenistan gerginliğine eşlik eden S400 mevzusu, Maraş ve jeopolitik riskler derken, TL aynı zaman diliminde dolar karşısında kabaca %4-5 değer kaybetti. Kanaatimiz, kısa vadede kurda da bir miktar düşüşün mümkün olacağı yönünde.

Neden mi? Cari işlemler açığında en kötü ayın da geride kaldığına yönelik inancımız, döviz talebinin de yavaşlayacağı anlamına geliyor. Yabancı ilgisinin de artmaya başlaması ile gelecek sıcak para, zaman kazandıracaktır.

TCMB’nin 9 gün sonra düzenlenecek olağan Ekim ayı PPK toplantısında da faiz artırımına gitmesini bekliyoruz. Gelinen noktada, ağırlıklı ortalama fonlama faizi, yani bankaların TL borçlanma için ödediği faiz, Temmuz ayında %7,34 seviyesinden dün itibariyle %11,93 seviyesine yükseldi. Önümüzdeki günlerde %12 seviyesinin de üzerine yükselecektir.

TCMB’nin likidite adımları ve direk faiz artışı ile TL getiriyi enflasyonun üzerine yükseltip, reel bir getiri sunması durumunda, yurtiçi yerleşiklerin döviz tevdiat hesaplarından TL’ye dönme yönünde motive olacaklarını, böyle bir durumda, kademeli olarak kurun da yönünü aşağıya çevireceğini düşünüyoruz.

Biraz daha yurtdışına bakalım. Küresel mali piyasalar haftanın ilk gününü temkinli iyimser bir seyirle tamamladı. Piyasaların motivasyon kaynağı, büyüklüğü kabaca 2 trilyon dolar olan ABD mali teşvik paketinin yakın bir zamanda çıkacağı üzerine inşaa edilmiş durumda.

Haliyle, risk iştahı da yüksek seyredince, hisse senetleri ve kıymetli madenler revaçta oluyor. Dün, güne iyimser bir başlangıç yapan altın, gümüş, ve EUR/USD paritesi, iyimser  havasını koruyamadı. Biden’in seçileceği beklentisi ile Çin Yuan’ı (ve Meksika Pezosu) değer kazanınca, Çin’in Yuan’daki değerlenmeyi durdurma yönündeki attığı adımlar, doların  küresel anlamda bir miktar değer kazanmasına yardımcı oldu.

Bu kapsamda (dolar değer kazanınca) EUR/USD paritesi 1,18 seviyesinin hemen altına gerilerken, altının ons fiyatı 1,930, gümüşün ise 25,25 dolar seviyesini aşamayarak hafif de olsa geri çekildi. Hisse senetleri küresel anlamda yükseliş eğilimini korurken, içeride de BIST100 endeksi günü %1 yükselişle tamamladı. CDS primi ve USDTRY kuru ise göreceli olarak yatay bir seyir izledi.

ABD borsaları ise geceyi yükselişle tamamladı. Nasdaq son 6 haftanın zirvesine çıkıp tüm zamanların zirvesinin bir tık uzağında duruyor. Yeni gün başlangıcında ise, Asya borsaları ve ABD vadelilerinin günü küçük de olsa kayıplar ile karşıladığını not edelim. Gün içinde hava yeniden ılımlıya dönebilir.

İçeride de BIST100 endeksinin 2,5 ayın zirvesinden olduğu bir ortamda, gözümüzü hisse senetlerine daha da fazla çeviriyoruz. USDTRY kurunda, kısa bir süre içerisinde, bir miktar da olsa gevşeme görebileceğimizi göz ardı etmiyoruz.

Kıymetli metaller cephesinde yükseliş isteği korunsa da, teknik seviyelerde uyalanmayı pek de dert etmiyoruz. ABD seçimleri öncesinde, riskleri dağıtmak adına portföylerde yer verilebilir. Özellikle gümüşün, yenilenebilir enerji tarafında (mali teşvik paketine paralel) talep görmesini bekliyoruz. 1,920 – 1,930 bandından çıkacak altın, 2,000 dolara; gümüş ise 27,50 doları hedefleyeceğini düşünüyoruz.

Emre Değirmencioğlu (@emredegirmenci5)
Grup Müdürü – Group Manager
Hazine Bölümü – Treasury Department

 

YASAL UYARI

Burada yer alan yatırım bilgi, yorum ve tavsiyeleri yatırım danışmanlığı kapsamında değildir. Yatırım danışmanlığı hizmeti, aracı kurumlar, portföy yönetim şirketleri, mevduat kabul etmeyen bankalar ile müşteri arasında imzalanacak yatırım danışmanlığı sözleşmesi çerçevesinde sunulmaktadır. Burada yer alan yorum ve tavsiyeler, yorum ve tavsiyede bulunanların kişisel görüşlerine dayanmaktadır. Bu görüşler, mali durumunuz ile risk ve getiri tercihlerinize uygun olmayabilir. Bu nedenle, sadece burada yer alan bilgilere dayanılarak yatırım kararı verilmesi, beklentilerinize uygun sonuçlar doğurmayabilir.

 

Kıbrıs İktisat Bankası

Yorumlar

BAKMADAN GEÇME

Benzer Haberler