Sosyal Medya

Ekonomi

Putin Erdoğan’la dost olmanın acılarını keşfediyor

Kremlin’in sakinleri Washington’dan gelen boğuk bir kıkırdama duyduklarını düşündükleri için hoşgörülü olmalılar. Çünkü Trump yönetimindeki yetkililer,  Pentagon ve Foggy Bottom (ABD Dışişleri Bakanlığı) tarafından çok iyi bilinen bir sorunla Moskova'daki meslektaşlarının güreşmekte olduklarını biliyorlar: Recep Tayyip Erdoğan gibi bir sorunu nasıl çözüyorsunuz?

Putin Erdoğan’la dost olmanın acılarını keşfediyor

Suriye’den Libya’ya Türkiye’nin politikadaki aşırılıkları Rusya’yı tuhaf bir yere koyuyor.

Kremlin’in sakinleri Washington’dan gelen boğuk bir kıkırdama duyduklarını düşündükleri için hoşgörülü olmalılar. Çünkü Trump yönetimindeki yetkililer,  Pentagon ve Foggy Bottom (ABD Dışişleri Bakanlığı) tarafından çok iyi bilinen bir sorunla Moskova’daki meslektaşlarının güreşmekte olduklarını biliyorlar: Recep Tayyip Erdoğan gibi bir sorunu nasıl çözüyorsunuz?

Daha felsefi olarak düşünen Rus yetkililer, misilleme politikasının adil bir oyun olduğu sonucuna varabilirler: Son birkaç yıldır, Türkiye cumhurbaşkanı, ülkesinin ABD ile ilişkilerini zorlayarak Suriye’deki Kürtlerden, İsrail, Yunanistan, Mısır ve Birleşik Arap Emirlikleri’ne kadar Amerikan müttefiklerine karşı savaşçı söylemler ve kışkırtıcı davranışlar uygularken, uzaktan seyredip gülümseyen taraf hep Ruslardı.

Ruslar, Erdoğan’ın ABD Cumhurbaşkanı ile olan itişmelerinden tatminden daha fazlasını elde etti.   Vladimir Putin, askeri donanım satışından gaz boru hatlarına kadar Türkiye ile kazançlı iş anlaşmaları üzerinden Kuzey Atlantik Antlaşması Örgütü’nü (NATO) zayıflatmaya uğraştı.

Erdoğan’ın yeni en iyi arkadaşı olma statüsünü korumak için Putin, Türk liderin bölgesel ve uluslararası isteklerine destek olarak şımarttı. İki Amerikan cumhurbaşkanı Barack Obama ve Donald Trump örneğinin ardından Putin, Erdoğan’ın Suriyeli diktatör Beşar Esad ve Libya’daki Khalifa Haftar gibi Rus müttefiklerine karşı savaş söylemlerinde kulağının üzerine yattı.

Rus lider, Erdoğan’ın eylemleri kendi isteklerini engellediğinde veya en azından büyük ölçüde karmaşıklaştığında sırıttı ve yoluna devam etti. Kuzeybatı Suriye’deki Türk askeri varlığı, Moskova’da Esad’ın ülke üzerinde kontrolü yeniden kurabileceği yönündeki umudu azaltırken bile. Türk birlikleri ve paralı askerler artık Halife’nin Trablusgarp’ı ele geçirmesinin önünde engel olarak duruyor.

Ve Erdoğan’ın Washington’da , Tahran’daki rejim ya da Hamas’ın ve Müslüman Kardeşler’in liderliği gibi “Amerika’ya Ölüm” terennüm edenleri kucaklayarak burnunu sürttüğü gibi, Erdoğan son Kiev ziyaretinin ardından “Ukrayna’ya Zafer” diyenlerle kucaklaştığından beri artık Moskova ile de sorunlar yaşıyor.  Söz konusu “Slavai Ukraine” sözleri Putin’in 2014 Kırım ilhakından bu yana Rus hegemonyasına karşı bir direniş sloganı halinde; Moskova ve yandaşları da bunun bir Nazi söylemi olduğunu iddia etmekteler.

Ruslar, Amerikalılar ve Avrupalıların daha önce keşfettiği gibi Erdoğan’ın ittifakları sona erdirme tehditleri ile birlikte meselelerin her zaman zorlaştığını keşfediyorlar.

Putin şimdi Erdoğan’ın tehditlerini dinleyen taraf. Kısa süre önce yapılan bir telefon görüşmesinde Erdoğan, Suriye’deki Türk birlikleri Esad güçlerinden daha fazla saldırıya uğrarsa Türkiye’nin “en sert şekilde” tepki göstereceği konusunda uyardı. Ve elbette Rus-Türk ilişkisinin Suriye üzerinde bölünebileceği konusunda uyardı.

Şimdi her iki tarafa da kan akıyor. Esad’ın kuvvetleri İdlib’deki Türk mevzilerine saldırı düzenleyerek birkaç Türk askerini öldürdü. Rusya, bazı askerlerinin Türk mevzilerinden saldırılarda öldürüldüğünü söyledi. Yüzlerce Suriyeli, asker ve siviller, artan çatışmalarda öldürüldü ve on binlerce kişi yeni bir mülteci krizi yaratarak bölgeden kaçmak zorunda kaldı.

Putin’in Erdoğan’la olan seçenekleri sınırlı. Türkiye potansiyel olarak Rusya için önemli bir ekonomik ortak – iki lider şu anda 30 milyar dolar olan iki ülke arasındaki ticaretin 100 milyar dolara yükselmesini istiyor. Türkiye’nin üyeliği Rusya’nın Kafkasya ve Orta Asya’daki çok taraflı örgütleri yaşatma umutları açısından çok önemli. Ve elbette Putin NATO’nun Türkiye’nin üyeliği ile ilgili endişeleri körüklemek istiyor.

Erdoğan bütün bunları biliyor. Eğer Erdoğan’ın ABD ve Avrupa ile olan ilişkileri bir yol gösterici ise, Türkiye Cumhurbaşkanı Rusya’yı Suriye ve Libya’da imtiyazlar için zorlamaya devam edecek – ve başka neler isteyecek kim bilir.

Washington, Türkiye’nin ABD ile bağları koptuğunda Rusya’nın yaptığı gibi durumdan faydalanabilir mi? Belki de bu Putin’in Erdoğan’a karşı geri çekilmesini ve Türk liderin Batı kıtasına dönmeye biraz ilgi göstermesini gerektirecektir. Henüz orada değiliz. Bu noktaya gelirsek ABD, Erdoğan’ı dışlanmışlıktan kurtarmak için – son yıllarda gösterilenden daha yüksek – diplomatik bir zanaat sergilemek zorunda kalacak.

Dolayısıyla şimdilik, Amerikalı yetkililer Putin Erdoğan’la arkadaşı olmanın ne anlama geldiğini keşfederken, bir süre daha sessizce eğlenebilirler.

Bobby Ghosh-Bloomberg Opinion

 

 

Yorumlar

BAKMADAN GEÇME

Benzer Haberler