Sosyal Medya

borç krizi

IMF: Euro Bölgesi’nde COVID-19 sonrası iyileşme ve büyüme üzerine beş grafik

COVID-19 salgını, Avrupa’da ciddi sosyal ve ekonomik zorluklar yaratıyor. Olağanüstü politika önlemleri ve kilitlenmeler, pandeminin ilk dalgasının etkisini azaltırken, büyük…

IMF: Euro Bölgesi’nde COVID-19 sonrası iyileşme ve büyüme üzerine beş grafik

COVID-19 salgını, Avrupa’da ciddi sosyal ve ekonomik zorluklar yaratıyor. Olağanüstü politika önlemleri ve kilitlenmeler, pandeminin ilk dalgasının etkisini azaltırken, büyük bir ikinci dalga ve yeni kilitlenmeler toparlanmayı tehdit ediyor.

IMF’nin euro bölgesine ilişkin en son ekonomik değerlendirmesine göre, temel politika zorluğu salgına karşı koymaya devam ederken, güçlü ve kapsamlı bir iyileşmeyi kolaylaştırmak.

Aşağıdaki beş grafik, COVID-19’un euro bölgesi üzerindeki etkisini ve daha kalıcı bir toparlanma yaratmak için ihtiyaç duyulacak politikaları göstermekte.

1- Euro bölgesindeki ekonomik faaliyetin, 2021’de toparlanmaya başlamadan önce 2020’de keskin bir şekilde daralacağı tahmin ediliyor. Öngörülen toparlanmaya rağmen, euro bölgesinin kriz nedeniyle “kalıcı üretim kayıpları” yaşaması ve 2025’te bile üretimin hala öncesinin oldukça altında olması bekleniyor. Temas yoğun sektörler (örneğin, turizm ve ulaşım), mağazalar ve restoranlar gibi kilitlenmeler sırasında kapanması gereken sektörler, yakın vadede en çok zarar görecek. Gençler, yoksullar ve kadınlar orantısız bir şekilde olumsuz etkilendi.

2- Tüm cephelerde eşi görülmemiş politika tepkileri, pandeminin etkisini hafifletti. Avrupa Merkez Bankası’nın cesur para politikaları (yeni ve genişletilmiş varlık satın alma programları gibi) piyasaları sakinleştirdi, finansman koşullarını kolaylaştırdı, hanehalklarına ve işletmelere borç vermeyi desteklemeye yardımcı oldu. Birçok ülke aynı zamanda mevcut kısa süreli çalışma programlarını genişletmiş veya yeni programlar sunarak, firmaların işleri yerine çalışma saatlerini azaltmalarına yardımcı olarak işsizliğin ani bir artışını önledi. Diğer önlemlerle, ücret sübvansiyonları, borç ödemelerinin askıya alınması veya vergi ertelemeleri gibi işletmelerin maliyetlerini düşürdü; hibeler veya öz sermaye enjeksiyonları yoluyla likidite sağladı veya kredi garantileriyle sürekli banka kredileri sağladı.

3- Euro bölgesi toparlanmaya giden uzun bir yola girerken, politikalar geniş destekten daha hedefli önlemlere geçmeli. İyileşme hızlandıkça ve faaliyetler üzerindeki kısıtlamalar kaldırıldıkça, politikalar yeni bir pandemi sonrası dünyaya geçişi desteklemeli. Salgın nedeniyle operasyonları kesintiye uğrayan işletmeler, krizi atlatmak için ödeme gücü desteğine ihtiyaç duyabilir. Sınırlama önlemleri kolaylaştırıldıkça, kısa vadeli çalışma programları aşamalı olarak kaldırılmalı ve işçilerin genişleyen şirketlere ve sektörlere taşınmasına yardımcı olmak için daha fazla kaynak ayrılmalı. Ayrıca, özellikle üretken kamu yatırımlarını artırarak, krizin uzun vadeli olumsuz etkilerini azaltacak toplam talebi desteklemeye ihtiyaç var.

4- Politikaların, pandeminin büyüttüğü önceden var olan eşitsizlikleri acilen ele alması gerekir. Belirli alanları hedefleyen politikalarla altyapı ve bağlantıya yatırım, çoğu temas yoğun sektörlere bağlı olma eğiliminde olan ve krizin etkilerine daha açık olma eğiliminde olan daha yoksul bölgeleri desteklemek için gerekli olacak. Eşitsizliğin artmasını önlemek için, daha çok etkilenen sektörlerde çalışma olasılığı daha yüksek olan gençlere ve dezavantajlı gruplara da özel önem verilmeli. Bu, sosyal güvenlik ağlarını güçlendirmenin yanı sıra etkili iş eğitimi programları geliştirmeyi gerektirir.

5- AB kurtarma fonları, yeşil ve dijital geçişlerin hızlandırılmasında ve potansiyel büyümenin artırılmasında kritik bir rol oynayabilir. 390 milyar Euro’luk kısmı hibe olan 750 milyar Euro’luk “Yeni Nesil AB Kurtarma Fonları”, dijitalleşme yoluyla karbon emisyonlarını azaltmak ve verimliliği artırmak için yatırımları hızlandırmak için kullanılmalı. Hibelerin AB ülkelerinin reel GSYİH düzeyini 2023 yılına kadar yüzde ¾ oranında artırması bekleniyor ve eğer bu kaynak doğru harcanırsa etki iki katına çıkabilir. Ülkeler kurtarma planlarında kilit yapısal reformları uygulama konusunda istekli olurlarsa, paketin daha da büyük bir etkisi olabilir.

Yorumlar

BAKMADAN GEÇME

Benzer Haberler