Sosyal Medya

FÖŞ yazdı: Türkiye’de salgın bitti mi yani şimdi?

28 Nisan 2020

 

İstanbul Ekonomi Araştırmalar halka soruyor “Korona’dan ne kadar endişelisiniz?”. Cevaplar aşağıdadır:

 

 

Bu güzel milletin %29’u sinsi virüsten endişe ifade etmemekte, bir %14 ise henüz bu konuda karar verememiş bulunmaktadır.

Çok sevdiğim ve istendiği anda hayatımı adayacağım biricik partim AKP’nin 20 yıldır temel düsturları olan bilmi inkar ve halkı cahil tutma düsturlarının ne kadar fevkalade bir tezahürüdür bu anket. Resmi kayıtlara göre 100 binden fazla vaka, 3 bine yakın ölüm var, adam “Beni kasmaz” diyor. Bunu söyleyenin “adam” olduğuna da eminim, çünkü kadın hayatı boyunca tabiatla haşır-neşir olduğu için böylesine kara cehaletin getirdiği deli cesarete kapılmaz.

Benim bu endişesiz vatandaşlar için bir önerim var. Hepsini yeni ilaç ve aşı testlerinde zorunlu-gönüllü olarak kullanalım. Zorunlu-gönüllü ne demek?  OtoBES gibi, önce ilacı alacak, ya da aşıyı olacak, 2 ay sonra isterse vazgeçebilir.

Şimdi böyle bir ülkede, şehirlerarası seyahat yasağını kaldırır kaldırmaz tüm beyaz, sarı, pembe, kara ve yeşil Türkler’in buldukları ilk vasıtayla, ya da eşek sırtında, köylerine ve Ege-Akdeniz sahiline göçerek virüsü bulaştıracağını bile bile Ramazan Bayramı’nda yasakları kaldırma müjdesi vermeye hazırlanıyoruz. Hayır, tabii ki, salgın artık dip yapıyorsa yasaklar kalksın. Ama, her işi yapmanın bir ilmi ve fenni yolu var, bir de AKP usulü.

Dün canımdan çok sevdiğim Başkanım Erdoğan’ın nezdinde deruhte ettiği kabine toplantısını Hacı yolu bekler gibi gözledim.  Türkiye’nin normale dönmesi için bir yol haritası açıklanır diye. Ne safım ben ya?  Halka ne olup biteceğini anlatmak, danışmak, fikir almak ne zaman AKP’nin politikası oldu ki?  Somut bir yol haritası yerine bol miktarda muhalefete kafir-küfür ve Biz Bizi Enfekte Ederiz kampanyasına bağış çağrısı çıktı Kabine’den.  Bu arada AKP’ye yalakalık edip ihale kapmak ya da sopadan kurtulmak isteyen büyük şirketler sıraya dizilip “haraçlarını” ödedikten sonra, kampanyaya halktan katılım sıfır. Her kanalda sabah-akşam IBAN nr’sı geçiyor, ama  halk senden yardım bekliyor, Paşam, ne bağışı ya,  komik olma.

Böyle salgın da bitmez, “normalleşme” de olmaz. Ne olur?  Salgında ikinci dalgayı yaşarız. Ekonomiyi tam normale döndürürken, bir kez daha toptan kapısına kepenk vurur, özel sektörü du-çar ederiz. Nedenlerini anlatayım size.

Önce, Sağlık Bakanı Fahrettin Koca ve tüm sağlık çalışanlarına derin minnetlerimi sunayım.  Onların kahramanlıkları olmasaydı, şimdi burası “Zombieland” olurdu. Ama, onlar da memur sonuçta, gerçekleri söylerken biraz dilin kemiği tutuyor.

Salgının dip yaptığına dair görüşler doğru ya da yanlış olabilir, hiç bir fikrimiz yok. Niye yok, çünkü Sağlık Bakanlığı detaylı veri paylaşmıyor. Türkiye’de genel  sağlık taraması yapılmıyor ki, nerde kaç kişide virüs var bileyim. New York, Los Angeles, Güney Kore, Almanya hepsi rastlantısal genel sağlık taraması yaparak normalleşmeye başlıyor.

Bizde rapor edilenden kat ve kat daha misliyle vaka olduğuna dair derin şüpheler taşıyorum. Doktor değilim, ama biraz istatistikten çakarım. Birincisi, bizde pasif test ve filiasyon yapılıyor. Yani, hastaneye gidersen, ya da biri “hasta” diye ihbar ederse. Büyük kentlerin dışında sağlık tesislerine gitmeyen, ya da hasta olup da semptom taşımayan dev bir kitle olabilir, bilmiyoruz. Ama Anadolu’un dört köşesinde virüsün fink attığını biliyoruz.

26 Nisan tarihli Sağlık Bakanlığı açıklamasından biliyoruz:  “Corona virüsü tedbirleri kapsamında yerleşim yerlerine ilişkin karantina uygulamalarının devam ettiği belirtilen açıklamada, “Bu kapsamda 51 ilimizdeki, 2 ilçenin tamamında, 1 ilçenin merkezinde, 4 beldede, 76 mahallede, 71 köyde ve 8 mezra olmak üzere toplam 162 yerleşim yerinde karantina tedbirleri uygulanmaktadır”.

 

Nereler buralar? Van ve Batman’dan Nevşehir ve İsparta’ya kadar uzanan geniş bir coğrafyada karantinalar var. Üstelik, karantinalar başladığından bu yana dinamik bir harita yapın, beldeler, illeri ve coğrafi bölgeleri sürekli değişiyor. Yani, virüs hareketli. Size bir kaç  da soru sorayım:

  • Gayet makul bir teori olan kaçak insan trafiği vasıtasıyla İran- Irak ve Suriye’den virüs taşıyanlarla temasın yüksek olabileceği Güney Doğu, Doğu ve Güney illerinde genel sağlık taraması yapılıp nüfus içinde virs taşıyanların oranı tespit edildi mi?
  • Kapalı tutukevlerinde tarama yapıldı mı?
  • Şu 4 milyon Suriyeli mülteci ne oldu ya? Onların kaç tanesi virüslü?  Kaç tanesi taşıyıcı  olabilir?

Cevabı bilmiyor musunuz? Alıncaya kadar siz sosyal mesafe tedbirlerini gevşetmeyin.

Ekonomiyi normale mi döndüreceksiniz?  Eyvallah, ama fabrikalardan başlamayın, küçük işletmelerden başlayın. Herkes öyle yapıyor çünkü. Turizm işletmeleri ve AVM’leri açmak virüsün yayılması için adeta fırsat yaratmaktır. Sosyal mesafe filan dinlemez millet. Hayal kurmayın.

Size “erken açılan” İran ve Hindistan’ı anlatayım. Bu iki devlet de bizim gibi propagandaya çok meraklı. İran’da bir resmi rakamlar, bir de aşağıda gördüğünüz kitle mezarları var. Muhalefete göre ölü sayısı 6 bin değil en az 40 bin. Resmi otoriteler bile nüfus yoğun kentlerde küçük işletmeleri dahi açmanın ikinci dalgayı tetikleyeceğinden kaygı ifade etti.

 

Hindistan’da vaka sayısı 28 bin ve hala hızlanma aşamasında. Ama Modi de ekonomiyi açıp, seçmene şirin gözükecek. Fitch yemedi bu salaklığı ve bir kaç saat önce 2020 büyüme öngörüsünü %0.8’e aşağı revize etti.

Sizi Dünya Sağlık Örgütü’nün en yeni durum değerlendirmesi ile başbaşa bırakıyorum:

“Reuters’in haberine göre, Dünya Sağlık Örgütü, bazı zengin ülkelerde vaka ve ölüm sayılarında sabitlenme ya da düşüş gözlemlese de, Afrika, Doğu Avrupa, Latin Amerika ve bazı Asya ülkelerindeki vaka ve ölüm artışlarından endişeleniyor.

Dünya Sağlık Örgütü Genel Direktörü Tedros Adhanom Ghebreyesus, Cenevre’de gerçekleştirdiği sanal basın toplantısında, doğru eylemlerle ikinci bir enfeksiyon dalgasının önlenebileceğini belirterek “Önümüzde uzun bir yolumuz ve yapacak çok işimiz var” dedi”.

 

Geçireceğimiz en zor Ramazan

 

Salgın Bayram’da biter mi? Ekonomi yazın normale döner mi?

 

YORUM:  İstanbul Tabip Odası’ndan can yakan açıklamalar

 

Çetin Ünsalan Yazdı: AVM’yi açmakla iş biter mi?

 

 

https://twitter.com/AtillaYesilada1

Yorumlar

Diğer Yazarlar

Yazarın Diğer Yazıları