Sosyal Medya

FÖŞ yazdı: Ey Homo Sapiens, sana Covid’den korkmayı öğreteceğim

3 Ağustos 2020

Dün gece rüyama giren Aksaçlı bir Nine beni yakamdan tutup, bu sözlerle uyardı. Esneyip “Anacığım, yanlış adrese gelmişin, ben zaten korkudan altbeziyle dolaşıyorum, sen Wall Street’e gidecektin” deyip, yeniden tatlı bir uykuya daldım. Benim Covid’den korkmam için hiç bir neden yok, çünkü 5 aydır evden çıkmadığım gibi, sadece bahçemden topladığım meyve, sebze ve tarla fareleriyle besleniyorum. İtiraf ediyorum, komşular tatile gittiklerinde, bahçeleri talan ediliyor.  Ama, güvenlik kameralarının tellerini önceden kestiğim için kanıt yok.

 

Çok sevgili abim, Fahrettin Koca bugün uyarıyor:   “Birinci dalga sahillere indi, tatilde dikkatli olalım”.  Canım Abim, tavukları sansar yedikten sonra kümesin kapısını kapatmak biraz geç olmuyor mu?  Bir yanda Rus’u getirdin ülkeye, Hollanda da kısıtlamaları kaldırdı. Tam ecnebi sahile dolacak, sen bu uyarıyı yapıyorsun. Anladık, AKP hükümeti gözünde TC vatandaşının tarla faresi kadar değeri yok, ama ecnebi de ana evladı değil mi?  Yarın adama sormazlar mı, “Yahu, sahillerde virüs dolaştığını biliyordun da, niye bizi çağırdın?” diye. Bakın, Vietnam’da  turizm bölgesi, Da Nang’da (Valla kentin adını ben uydurmadım, harbi Da Nang)   bir vaka teşhis edildi, 800 bin turisti anında Deportivo Sportivo olayı.

Virüsü bitirdik diye zafer fotoğrafı çektiren ülke ve yörelerde kafir geri geliyor. Hatanın bir kısmı hükümetlerde. Tıp uzmanları yapılacakları biliyor, kesin ve istisnasız karantina. Ekonomistler de oluşacak ekonomik çöküntüye çareyi biliyor:  Merkez Bankası para bassın, devlet tahvil ihraç etsin, aldığı parayı işini kaybedenlere, KOBİ’lere harcasın. Kamu borcunu virüsü hallettikten sonra düşünürsünüz. Ama, siyasetin mentalitesi, rasyonalitesi ve realitesi öyle çalışmıyor işte. ABD örneğini alalım. Demokratlar’la Cumhuriyetçi’ler sidik yarışına girdiler, ek işsizlik ödenekleri bitti. En az 5-6 hafta daha 30 milyon fakir Amerikalı %70 gelir kaybına tahammül edecek. ABD Eylül’de resesyona girecek. Ama, siyasetçi bunu göremiyor. Onun derdi Kasım’da yapılacak başkanlık ve Kongre seçimlerinde kazanmak.

 

Ama hatanın büyüğü biz, Homo Sapiens’te. En güzel örneğini de çok sevdiğim Abdurrahman Dilipak’ın paylaştığı dilekçe veriyor: “Dilekçede çocukların koronavirüs tedbirlerinden tamamen mahrum bırakılması istendi. Dilekçe örneğinde yer alan, “Aşı, sosyal mesafe, maske takma gibi zorunlulukların uygulanmasını istemiyorum” gibi talepler tepki çekti”.

Niye tepki çeksin ya?  Bence herkesin ötonazi hakkı olmalı. Darwin’e kulak verelim, maskesiz, aşısız gezmek isteyenlere “Buyrun” diyelim. Sadece tedbirliler ve akıllıların soyu üresin.

Salgın 1.5G dalgasını yaparken, ABD ekonomisi 2Ç2020’de %32 filan (yıllıklandırılmış olarak, küsuratını yazmaya üşendim)  daraldı. Cuma günü açıklanan rakamlara göre, Euro-bölgesi birinci çeyrekte %3.6, 2Ç2020 de %12.1 daraldı. Bunlar çeyrekten-çeyreğe daralma.  Üyesi olduğum GlobalSource Partners ekonomi danışmanları grubunun Çin ekibi Asya devinde bu sene %1.8 büyüme bekliyor.

Meksika dün 450 bin aşan vakayla corona liginde 3cü sıraya yükseldi. Güney Afrika Cumhuriyeti’nde vakalar 500 bini aştı. Brezilya’da artık vakaları sayacak doktor kalmadı, Başkan Bolsanaro’nun ciğerinde mantar teşhis edildi.

Aşı ve ilaç elbet bir gün bulunacak. Ama Wall Street’te başkasının parasıyla risk alan hıyar tohumlarının umduğu gibi bu sene değil. Belki seneye yazın, ya da sonbaharda.  Bunları FÖŞ mü uyduruyor, kardeşim?  Bu herif insanlık düşmanı mı ya? Bakın, dün Dünya Sağlık Örgütü ne dedi?

“Dünyanın dört bir yanından artan Covid-19 vaka ve ölüm haberleri gelmeye devam ediyor. DSÖ verilerine göre dün yeni koronavirüs vakalarında rekor bir artış yaşandı. Bu korkutucu gelişme yetmezmiş gibi koronavirüs konusunda en yetkili kurum olan Dünya Sağlık Örgütü koronavirüsün etkilerinin on yıllarca sürebileceğini açıkladı…”

Onyıllarca sürebilir!  Sürer, nedenini anlamak için Euler-Hermes’in geçen hafta yayınladığı global ekonomik görünüm raporuna bakalım:

“Küresel ekonominin krizden önceki durumuna geri dönmesi ise en erken 2021 yılının sonuna doğru olacaktır. Ancak, ikinci bir dalgaya yönelik risklerin yönetim şekli, şokun büyüklüğünü belirleyecek. Salgında yeni dalgaların ortaya çıkması ve ekonominin motorunun yeniden çalıştırılmasına yönelik risklere en çok maruz kalabilecek ülkeler arasında; Brezilya, Meksika, ABD, Hindistan, Endonezya, İngiltere ve Güney Afrika yer alıyor”.

Ehh, zaten geriye bir tek Çin kaldı, o da ihracat yapmadan büyüyemez. Ama raporun daha da korkutucu bir yönü var:

“Akıllardaki kilit soru işaretlerini, sene sonuna kadar bu krizden en çok etkilenen sektörlere verilecek destekler ve daha da genel olarak verilecek toparlanma destekleri oluşturuyor. 2020 yılının ikinci yarısı ve 2021 yılında daha da artacak iflas riskleri nedeniyle 2020-21 döneminde küresel iflaslarda %35’lik bir artış bekliyoruz”.

Ya, işte bu yüzden Covid-19’a aşı bulunsa da, etkisi onyıllarca sürecek. İflas eden şirketler bir daha açılmaz! Çünkü halkın bir bölümü devlet karantina uygulamasa da korkudan yine evine kapandı, Darwin’e rahmet dilerim. Financial Times yazarı Rana Faroohar’a göre, global gelirin ya da çıktının %10’nu teşkil eden turizm ve ona bağlı endüstriler tamamen kaput. Turizmciler seyahat alışkanlığının yıllarca eski haline dönmeyeceğini öne sürüyor. Covid-19 oradan dalga dalga, dev otomotif ve uçak üretimi işkollarına, hatta emlağa kadar yayılıyor (AirBNB’yi hatırlayın, emlağı bekleyen çöküntüyü de anlarsınız).

Ama, Covid-19’un en büyük zararı ne biliyor musunuz?  Artık değil gelecek seneyi, yarını dahi öngöremeyen şirketler sabit sermaye yatırımı yapmıyor.

Üretim iki girdiyle yapılır; emek ve sermaye. Emek, iş bulamayacak. Turizmde işini kaybedeni hızlı gelişme gösterecek ne bileyim, mesela Zoom gibi uzaktan erişim yazılımları üreten sektörlere, kaydıramazsınız. “Beceri uyuşmazlığı” var.  Sermaye de yeni fabrika kurmayacak. Yeni fabrika kurmayınca Yapay Zeka, Nesnelerin Interneti, Sanayi 4.0 da fabrikanın kapısından giremeyecek. Dün çektiğim bir videoda buna “kas kaybı” adını verdim.  Fitch’in geçen hafta yayınlanan raporuna göre, 2025 yılında bile dünyanın öngörülen  geliri Covid-19 öncesi projeksiyonlara göre %3-4 daha az olacak. The Economist de onaylıyor. Daha önce SARS, MERS, Zika, Ebola salgını gibi felaketlere uğrayan ekonomilerin epidemi sonrası performansına bakmışlar, ortalamada işgücü verimliliği %4 düşüyor.

Ey Homo Sapiens, Covid’den korkmayı öğreneceksin, tabiatı çöplük ve pissuar gibi kullanmamayı öğreneceksin. Evine kapanıp Netflix seyretmeyi, ya da Türkiyede’ysen sosyal medya tamamen kapatılacağı için TRT’de Eski Yeşilçam Filmleri Kuşağını izlemeyi öğreneceksin. Ya da Tahtalı Köy’e bilet bol.

Reuters’in ekonomistler anketine göre Türkiye ekonomisi bu yıl %4.7 daralacak, ama seneye %4.8 büyüyecek. Bu seneki tahmin OK, zaten IMF’den büyük yatırım bankalarına kadar her kurum aşağı-yukarı aynı tahmini yapıyor.

Ama seneye nasıl büyüyeceğiz?  Özel sektör bırak sabit sermaye yatırımı yapmayı, ”Paramı AKP’den nasıl kurtarırım?” diye kara kara düşünmekle meşgul. Halkın yarısı göç etmek, kalanı ise evinde virüs korkusundan titremekle meşgul. Nisan 2019’dan Nisan 2020’ye  2.6 milyon düşmüş istihdam.

Bilmiyorum, belki de bir hastaneye gidip entübe bir hastayı şapur-şupur öpüp, bir an önce Tahtalı Köye biletimi alsam daha iyi. Alem buysa, ben almayayım.

 

FÖŞ

 

Websitemi ziyaret etmenizini rica ederim. Tüm dünya basınına verdiğim en az 5 TC Ceza Kanunu Maddesi’in ihlal eden demeçler var:  Linki nah burada.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

https://twitter.com/AtillaYesilada1

Yorumlar

Diğer Yazarlar

Yazarın Diğer Yazıları