Sosyal Medya
**8*

FÖŞ yazdı: Ali Babacan ekonomiyi kurtarabilir mi?

17 Şubat 2020

Mentoru Abdullah Gül gibi sessiz ve derinden giden Ali Babacan yeni partisini Mart ayında resmen açıklayacakmış.  Şansı bol olsun. Prof Davutoğlu’nun Gelecek Partisi ile birlikte, merkez sağda çok uzun süredir eksikliği hissedilen AKP’ye alternatif sorunu böylece çözülmüş oluyor. Bu alternatifler AKP’den oy çalabilir mi?  Geleceğiz, sabredin.  Prof Davutoğlu daha çok samimi İslamcı-muhafazakarların gönlünü çalmak, AKP’nin orijinal fabrika ayarlarındaki haline benzer bir parti kurmakla ilgili görünüyor. Ama Ali Babacan daha büyük hedeflere gözünü dikmiş, o Rahmetli Özal gibi Dört Akım’dan da oy alan, pragmatik, her anlamda “merkezci” bir parti peşinde. Böyle bir parti TBMM’ne girebilir mi?  Babacan’a bir kez daha ekonomi yönetiminde rol düşebilir mi? Bu soruları teker teker cevaplayalım hadi.

Öncelikle, son günlerde açıklanan istihdam, sanayi üretimi, ciro endeksleri gibi verilere bakarsanız, ekonomi en parlak günlerine geri döndü ve kurtarılmaya değil alkışa ihtiyacı var. O verileri de yazacağım, ama nedense parlak veriler halkın cebini ısıtmıyor.

Aşağıda politikaya bulaşmayan Ipsos’un 30 Ocak tarihli “2019’da Memnuniyet, Beklenti ve Ülkenin En Önemli Sorunu” anketinden bir grafik var:

Aralık 2019‘da ekonomiden  memnuniyet %24’e gerilerken, “gelecek yıl işler daha iyiye gidecek” diye düşünenler de %17’yle dip yapmış.  Sen yine tweet at bana ekonominin nasıl şahlandığı, Berrak.

Artık anketlerde de “Davutoğlu ve Babacan’a oy verir misiniz?” soruları soruluyor. Elimizdeki veri seti kısıtlı, ama yine de size Aralık’tan bu yana toplayabildiğim anketlerin hem ham sonuçları hem de  kararsızlar –  “cevap yok” diyenler dağıtılmış durumunu takdim edeyim.

 

Kararsızlar dağıtıldıktan sonra Davutoğlu %1.2, Babacan’ın Adsız Partisi ise %0.7 oy alıyor.  Çok parlak bir başlangıç değil.

 

 

 

İllevelakin, kararsızlar niye kararsız acep?  Anket şirketleri diğer metodlar sübjektif olacağı için kararsızlar ve cevap vermeyenleri partilerin ham verideki payına göre paylaştırır. Ama bu kez bendeniz Cennet Kuşu kararsızların AKP ve CHP veya HDP ve MHP arasında kararsız kaldığını sanmıyorum.  Kararsızların büyük çoğunluğunun 20 yıldır Başkanım Erdoğan ve AKP’ye gönül veren ama artık baskı rejimi ve  fakirleştirici ekonomik politikalardan yaka silken muhafazakar seçmen olduğunu düşünüyorum. Ek olarak, AKP’den kaçıp bir süreliğine MHP’ye sığınan bir Islamcı-muhafazakar kitle de yeni bir yuva arayışında olabilir.

Eğer bu varsayımlar doğruysa, ortada kararsızlar kadar, yani %15 oranında sahipsiz oy var ki, işte Davutoğlu ve Babacan’ın ilk av alanı burası olacak.  Her ikisi için de “karizması yok, AKP’nin günahlarını paylaşıyorlar, FETÖ’cü” diye binbir itham veya teşhis yapıldı, ama bunlar palavra ya. Türkiye’de şöyle ya da böyle günah taşımayan siyasetçi var mı?  Karizma büyük avantaj, ama şart değil.   Davutoğlu ve Babacan’ın “saha performansının” partilerinin kazanacağı ya da kaybedeceği oylarda önemini yadsımıyorum, ama  onların oyunu asıl Erdoğan-Albayrak ikilisi belirleyecek. İdlib’i çözmek, ABD yaptırımlarından yırtmak ve  halkın cebinde hissedeceği bir refah ortamını sağlamak zorundalar. Çok da vakitleri yok. Seçmen en fazla 1-3  ay daha bekler. Sonra toplar bavulunu, ya Davutoğlu ya da Babacan’ın kapısını çalar.  Bu senaryoda, 2020’de erken seçim ihtimali de ufukta şekillenir, ama onu başka bir makalede anlatayım.

 

İlerde bir seçimde muhalefetin kazanıp, Ali Babacan’ın da geniş kapsamlı bir koalisyonda yeniden kabineye gireceği bir senaryoyu gerçekçi buldum ki, bu makaleyi yazıyorum. Unutmayın, böyle bir kabine Durmuş Yılmaz, Faik Öztrak, Selin Sayek Böke, Aykut Erdoğdu gibi çok kıymetli ve merkezci ekonomi-kamu muhasebesi uzmanlarını içerebilir ve şu andaki ekonomi yönetimine tek eli arkaya bağlı bin basar.

Biz Babacan’a odaklanalım. Ekonomiyi kurtarabilir mi?  Evet, bir çok muhalif ki bunlar CHP saflarından geliyor Babacan’ın döneminde de büyük hatalar yapıldığını öne sürüyor. Haklıdırlar da, ama  patron hep Erdoğan’dı. Bakanlar yaptıkları ile değil patrona ne ölçüde direnebildikleri ile tartılmalı. Mesela, Mehmet Şimşek ve Naci Ağbal Erdoğan’a hemen hiç hayır diyemedi. Berat Bey zaten  öyle bir feslefeye sahip değil.

 

Babacan döneminde BDDK bankaları denetleyen, ama işlerine karışmayan bir kurumdu. Hazine’de çok kaliteli bir uzman kadro vardı. TCMB az-çok bağımsızdı. IMF gibi kurumlar ve yabancı yatırmcılarla dürüst ilişkiler kurulmuştu. Hile ve desiseyle ekonomi yönetmek temel prensip haline gelmemişti.

Özetle, Babacan yeniden görev alsa, ekonomi hızla kendini toparlar. Hele yukarda saydığım ekibin çeşitli ekonomide karar alıcı pozisyonlarda olduğu, TCMB ve BDDK, Hazine gibi kurumların sırf vatandaş menfatini gözeterek iş yaptığı bir gelecek düşünürseniz, Türkiye’nin nasıl çabuk hasta yatağından kalkacağının hayalini kurabilirsiniz.

Nihayetinde, bunları Erdoğan da yapabilir. Bence Rusya’nın stratejik, onun da oy hakkı olmayan ortak olduğu çakmak Sevgili Başkanımızı fena vurdu. Belki bundan sonra değişir.   Mesela, bir alternatif, Davutoğlu ve Babacan’a kucak açıp, güçlendirilmiş bir parlamenter sisteme geri dönmek ve bu iki şahsı layık oldukları makamlara getirmek.

 

Ekonomi toparlanmıyorsa hapse atalım

 

Ali Babacan’ın partisinin kuruluş tarihi belli oldu

 

Kulis: Erdoğan koltuğu damat Albayrak’a bırakabilir

 

Themis Araştırma’nın son seçim anketinden çarpıcı sonuçlar

 

https://twitter.com/AtillaYesilada1

Yorumlar

Diğer Yazarlar

Yazarın Diğer Yazıları