Sosyal Medya

Dünya Ekonomisi

Finansal krizler nasıl öngörülür: Hızlı kredi büyümesi ve varlık fiyat balonları arayın

İlk bulgu, bir varlık fiyat patlaması ile büyük bir kredi genişlemesi varsa, finansal krizlerin aslında oldukça öngörülebilir olduğu yönünde. Finansal olmayan ticari kredi büyümesi yüksek olduğunda ve borsa değerlemeleri keskin bir şekilde arttığında veya hane halkı kredi büyümesi yüksek olduğunda ve konut fiyatları keskin bir şekilde arttığında, bir sonraki krizin olasılığı önemli ölçüde yükselir.

Finansal krizler nasıl öngörülür: Hızlı kredi büyümesi ve varlık fiyat balonları arayın

Finansal krizlerin tahmin edilip edilemeyeceği konusunda uzun süredir devam eden bir tartışma var. Bu yazı, 1950-2016 yılları arasında 42 ülkeden oluşan bir panel için geçmiş mali krizlerin, kredi ve varlık fiyatlarına ilişkin verilerin kronolojisine dayanıyor.  Bir varlık fiyat patlamasıyla büyük bir kredi genişlemesi varsa, finansal krizlerin oldukça öngörülebilir olduğuna hüküm getiriyor. Bu sonuçlar, potansiyel kredi piyasası aşırı ısınma dönemlerini tanımlayan basit bir göstergeyi motive etmek için kullanılabilir.  Gösterge, geçmiş krizleri önceden tahmin etmesi bakımından politika yapıcıların harekete geçip profilaktik politika müdahaleleri için zamana sahip olduğunu düşündürmekte.

Finansal krizler ne kadar öngörülebilir? Önemli bir düşünce dizisi, büyük ölçüde öngörülemez olduklarını varsayar. 2008 mali krizi sırasında ABD’nin başlıca üç politika yapıcısının her biri bu düşünceyi farklı zamanlarda savundular. Eski ABD Hazine Bakanı Tim Geithner “Finansal krizlerin güvenilir bir şekilde tahmin edilemeyeceği veya önlenemeyeceğini” söyledi. Eski ABD Hazine Bakanı Hank Paulson’a göre, “Güçlü inancım, bu krizlerin neden, zamanlama veya zarar gücü açısından öngörülemez olduğu.” Federal Rezerv Başkanı Ben Bernanke’ye göre, “Bu kriz, kurumların 21. yüzyıl elektronik paniklerini içeriyordu. Yeni kıyafetlerle eski moda bir koşuydu. ” Bu düşünce çizgisi, çoğu krizden önce zayıf ekonomik temeller gelse bile, özellikle öngörülebilir olmadıklarını gösteren erken deneysel çalışmalarla daha da desteklenmekte. Fakat bu görüşler doğruysa, politika yapıcılar çabalarını “yangınla mücadele” veya bir krizden sonra temizlik üzerine yoğunlaştırmalı ve zaten krizlerden önce piyasa koşulları hakkında polislik yapmak boşunaydı.

Alternatif bir görüş ise, finansal krizleri politika yapıcıların bunları önlenmesi için yeterince öngörülebilir olarak görmekte. Bu görüş finansal krizleri, varlık fiyat patlamaları eşliğinde hızlı kredi genişlemeleri ile karakterize edilen aşırı ısınmış kredi piyasalarının sonuçları olarak görmekte (Minsky 1977 ve Kindleberger 1978). Borio ve Lowe (2002) 1970 ve 1999 yılları arasında 34 ülkede hızlı kredi büyümesi ve varlık fiyatı büyümesinin bankacılık krizlerini tetiklediğini ve bu çalışmanın “erken uyarı göstergeleri” üzerinde sayısız akademik politika çalışmasını teşvik ettiğini göstermekte. Daha yakın zamanlarda, Schularick ve Taylor (2012) ve diğerleri kredi açılımlarının ve dar kredi marjlarının finansal kırılganlığı artırdığını gösterdiler.

Tüm bu kanıtlarla bile, kredi ve varlık fiyat patlamaları sonrası finansal kriz olasılığına ilişkin kesin tahminler mevcut değil. Greenwood ve ark. (2020), geçmiş kredi ve varlık fiyat artışının bir fonksiyonu olarak finansal krizlerin olasılığını tahmin etmek için yeni kriz kronolojilerinden ve verilerinden yararlanıyor.

Analiz, Baron ve ark. tarafından geliştirilen finansal krizlerin kronolojisini dayanak alıyor. Banka hisse senetleri getirileri ile ilgili olarak toplanan geçmiş verileri, bugüne kadar temel olarak anlatıma dayanan mevcut kriz kronolojilerini geliştirmek için kullanıyorlar. Mevcut çalışma da finansal krizler listesini, 1950-2016 döneminde finansal olmayan işletmelere ve hane halklarına yönelen kredilerin artışı, özkaynakların ve konut fiyatlarının büyümesine ilişkin veriler ile 42 ülke arasındaki bir panelde gelecekteki finansal kriz olasılığını tahmin etmek için birleştiriyor.

İlk bulgu, bir varlık fiyat patlaması ile büyük bir kredi genişlemesi varsa, finansal krizlerin aslında oldukça öngörülebilir olduğu yönünde. Finansal olmayan ticari kredi büyümesi yüksek olduğunda ve borsa değerlemeleri keskin bir şekilde arttığında veya hane halkı kredi büyümesi yüksek olduğunda ve konut fiyatları keskin bir şekilde arttığında, bir sonraki krizin olasılığı önemli ölçüde yükselir. Bu, geçmiş kredi ve varlık fiyatı büyümesinin bir fonksiyonu olarak üç yıllık dönemlerde meydana gelen bir finansal kriz olasılığını listelendiği Tablo 1’de gösterilmekte. Hisse senedi fiyatı büyümesi tarihsel dağılımının en tepesinde yer alırken ve ticari kredi büyümesi tarihsel dağılımının en üst çeyreğinde olduğunda, izleyen üç yıl içinde başlayacak kriz olasılığı %45 oluyor. Konut fiyatlarındaki büyüme ve hane halkı kredi büyümesi en üst düzeydeyse, üç yıl içinde başlayacak kriz olasılığı da %37 olarak bulunmakta.

Tablo 1: Geçmiş kredi ve varlık fiyatı büyümesinin bir fonksiyonu olarak finansal kriz olasılığı

Bu sonuçlar, potansiyel kredi piyasasının aşırı ısınma dönemlerini tanımlayan Kırmızı bölge veya “R bölgesi” adı verilen basit bir gösterge değişkenini motive etmek için kullanılıyor. Son üç yılda finansal olmayan ticari kredi büyümesi tarihsel dağılımın en üst çeyreğinde yer alıyor ve borsa getirileri en üst düzeydeyse, ülke “R Bölgesinde” kabul ediliyor. Benzer şekilde, son üç yılda hane halkı kredi artışı tarihsel dağılımın en üst çeyreğinde yer alıyorsa ve borsa getirileri en üst düzeyde ise ülke “Hanehalkı R-Bölgesinde” sayılıyor. Bu R-bölgesi belirleyicilerini kullanarak, krizlerin öngörülebilir ancak yavaş geliştiğini gösterilmekte.  Bu da politika yapıcıların erken uyarı işaretlerine dayanarak harekete geçecek zamanları olduğunu gösteriyor. Örneğin, ABD 2002-2006’da hanehalkı R bölgesindeydi ve aslında 2007’de başlayan krizin açık bir habercisiydi.

Kredi piyasasının aşırı ısınması genellikle farklı ülkelerde aynı anda ortaya çıkar. Birçok ülke R bölgesinde olduğunda, önümüzdeki yıllarda tüm ülkelerin kriz yaşama olasılığının daha yüksek olduğunu anlaşılır. Örneğin, Almanya 2007’de R bölgesinin hiçbir yerinde olmasa da, ülkelerin% 33’ü o dönemde R bölgesinde ve %36’sı hanehalkı R bölgesinde idi. Sonuç olarak, 2007 yılında Almanya için 3 yıl içinde bir kriz yaşama olasılığı %37 idi ve aslında 2008’de bir kriz yaşadı.

Kriz olasılığının bazen %40’ın üzerine çıktığı bulguları, krizlerin öngörülebilir olduğu sonucuna varıyor mu? %40 bir risk oranı para politikasını sıkılaştırmak gibi önleyici eylemi tetiklemek için yeterli mi? Bir şüpheci hayır diyebilir. Sonuçta, tüm ülke yıllarının %10’undan daha azında meydana gelen bir R bölgesinde başlarken bile, bir krizin olacağı kesin değil. Şekil 1’de görüldüğü gibi, R bölgesi, büyük bir yüzdeyi işaretlese bile tüm krizleri yakalayamıyor.  Bu bağlamda, iki nokta önemli. Birincisi, krizlerin ekonomik maliyetinin muazzam oluşu: tipik kriz gerçek GSYİH’da kalıcı düşüşlere yol açar. İkincisi, sonuçlara sadece ülke düzeyinde iki değişken olan geçmiş kredi büyümesi ve varlık fiyatı büyümesi ile ulaşılmış. Sadece R-bölge göstergesini global versiyonunun eklenmesi öngörülebilirliği daha da artıracaktır.

Sonuç olarak, finansal krizlerin, kredi piyasasının aşırı ısınmasına tepki olarak erken eylem için yeterince öngörülebilir olduğu sonucuna varılmakta. Kanıtlar, ekonomik sistemin, kredi genişlemesi ve varlık fiyatı büyümesi nedeniyle öngörülebilir patlama-çökme döngülerine karşı savunmasız olduğu görüşünü desteklemekte. Bu görüş, politika yapıcıların rüzgara karşı profilaktik politika müdahalelerini devreye sokmaları gerektiğini düşündürmekte.

Gerçekten de, küresel kriz sonrası mali dönem, Basel III kapsamında zamana göre değişen banka sermaye gereksinimlerinin getirilmesi ve zamana bağlı azami kullanım oranının artması dahil olmak üzere, kredi genişlemesine karşı koymak için son zamanlarda kullanılan çeşitli makro ihtiyati araçların ortaya çıkmasına tanık oldu. Bu nedenle, biraz daha fazla polislik ve biraz daha az yangınla mücadele finansal istikrarın artmasına yardımcı olabilir.

R-Bölgesi içinde ve dışında finansal krizler

Vox EU

Yorumlar

BAKMADAN GEÇME

Benzer Haberler