Sosyal Medya

Çetin Ünsalan Yazdı: ‘Üç gerekçe üç roman’

14 Eylül 2020

Moody’s, Türkiye’nin kredi notunu düşürdü. Şimdi bu gelişme karşısında durumu reddetme şansımız var. Muhtemelen de yine dış güçler söylemleri üzerinden, kötü niyetli yaklaşım sohbeti yapılacak.

Elbette bu da bir tavırdır. Kredi derecelendirme kuruluşlarının son 20 yıldır söylemlerinde ve yaklaşımlarında gerek siyasi, gerekse de yatırımcılarının çıkarlarını kollayan yaklaşımlar var mı; evet var.

Fakat tüm yargılardan arınarak birkaç noktanın üzerinde durmak ve doğru soruları kendimize sormak gerekiyor. Mesela, not düşürümüne neden olan üç temel gerekçeye baktığınızda, ‘böyle problemlerimiz yok’ diyebiliyor muyuz?

Hemen o üç gerekçeyi hatırlatalım. Birincisi jeopolitik riskler ve ödemeler dengesi… Bu konuda sadece Doğu Akdeniz’deki gelişmeler değil, dünya ölçeğinde de bizden bağımsız ya da Libya’dan ABD ile ilişkilere, Rusya – ABD kıskacında kalmamızdan, mülteci konusundaki gelişmelere kadar sayılamayacak kadar jeopolitik risk mevcut.

Ödemeler dengesi ile ilgili sıkıntımızı zaten dünya âlem biliyor. Taze para gelmediği gibi, mevcutların kaçtığını, yerli yatırımcının ve tasarruf sahiplerinin de TL dışındaki enstrümanlara döndüğünü, swap işlemleriyle dahi para bulunamadığını, bulunanların da değerlemeleri nedeniyle başka bir alarm olduğunu herkes biliyor.

Sonbahar ile birlikte ödeme takviminin yaklaşması ve yaklaşık bir yıl içerisinde 170 milyar dolar taze para bulma ihtiyacımızın yanında, ihracat ve turizm gelirlerinin, geçmiş yıllara göre düşüş eğiliminde olduğunu da sağır sultan dahi biliyor.

İkinci gerekçe mali tamponlar… Tüm bu fotoğraf içerisinde bütçe açığından kaynak oluşturmadaki sıkıntılara, eldeki fonların kullanılmasından Varlık Fonu üzerinden dahi yeterli paranın elde edilmesi bir yana, geliri satacak modellerin konuşulmasına kadar hepsi ekonominin üzerinde risk yaratıyor.

Ve üçüncü gerekse kredi profiline yönelik riskler. Zaten mevcut haliyle problemli olan tüketici kredilerine, reel sektör ödeme sorunlarını ve pandemi sürecinde yardım diye dağıtılan kredi önerisinin 6 ay ödemesiz süresinin dolmasını eklerseniz, buradaki başlık zaten en kritik ve telafisi güç noktalardan birini oluşturuyor.

Velhasıl kelam Moody’s’i ister sevin ister sevmeyin, ister objektif isterseniz de kötü niyetli bulun; ortaya koyduğu üç gerekçe de üç roman yazılacak kadar önemli ve hayati açmazlardan oluşuyor.

Buna karşılık Bakan Albayrak’ın da, ekonomiyi temsil eden kurumların da, Cumhurbaşkanı’nın da ne söylediğinin önemi yok. Çünkü bizim durumumuzu ağırlığı yabancıların oluşturduğu bankalardan Borsa İstanbul’a, yatırım fonlarından kredi kuruluşlarına kadar herkes bizden iyi biliyor.

Neticede parasını yatıran, parasını tahsil edip edemeyeceğinin derdine düşmüş. Yeni riskler de oluşturmak istemiyorlar. Düz mantıkla baktığınızda da, hoşumuza gitmese de bundan daha doğal bir durum yok.

Ayrıca bu not reddetseniz bile, Türkiye’ye değil, Türkiye’ye yatırım yapmayı düşünen yabancılara bir veri olarak sunuyor. Yani kızsak da kızmasak da, parayı veren yabancının bakacağı bir şey var: Kredi derecelendirme kuruluşları ne diyor?

Bakın buradan bile dördüncü roman çıkar. Çünkü işin garip tarafı işler bozulunca buna kızanlar, düne kadar onları şahit göstererek el parasıyla, geleciğimizi satıyordu.

cetinunsalan@yahoo.com

 


İLGİLİ HABERÇetin Ünsalan Yazdı: 'BES'lenmeÇetin Ünsalan Yazdı: ‘BES’lenme

İLGİLİ HABERÇetin Ünsalan Yazdı: Yumurta kapıya gelince...Çetin Ünsalan Yazdı: Yumurta kapıya gelince…

İLGİLİ HABERÇetin Ünsalan Yazdı: 'Ertelenen tüketime bakış'Çetin Ünsalan Yazdı: ‘Ertelenen tüketime bakış’

@cetinunsalantv

Yorumlar

Diğer Yazarlar

Yazarın Diğer Yazıları