Sosyal Medya

Çetin Ünsalan Yazdı: Dolarla mı maaş alıyorsun?

14 Ağustos 2020

Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak, sonunda konuştu. Gerçi konuştu mu; yoksa doğru düzgün soru sormayacak ortamda söylemde mi bulundu demek lazım bilemiyorum. Çünkü uzmanlık alanı ekonomi olmayan birinin, üstelik genel yayın yönetmenliği kaynaklı prangaları varken, ekonomi hakkında hissiyatlarını konu ederek yaptığı röportaj ne kadar sağlıklı olur; onu takdirlerinize bırakıyorum.

Albayrak, belli ki öncesindeki eleştirilere göz atmış ya da attırmış; üretim ekonomisinden, ithalatı azaltmaya, istihdam yaratmaktan yeni ekonomiye uyuma kadar birçok başlığı söylem haline çevirmiş.

Sorun şu ki söylenenlerle yapılanların tutmadığını karşısındaki göremeyecek kadar konuyu takipten uzak. Mesela üretimden bahseden bir iktidar, çiftçiyi, tarım sektörünü Bakanlık düzeyinde ithalat yaparak terbiye etmekten bahseder mi? Bu tip bir yöntemin aslında bir sonraki sene üretimsizleşmeyi getireceğini akıl etmez mi?

Veya yerli tedarik oranından, ara malı üretiminden bahsederken, bir gecede imalat ile altyapı kurmadan, Türkiye’de üretimi olmayan ama üretimden kullanılan ithal ürünlere bir gecede ek gümrük vergisi getirip, üreticiyi rekabet edemez hale getirir mi? Yani söylemler güzel, eylemler boş.

Fakat konunun en çarpıcı açılımı doların yükselişi karşısında telaşlandığını söyleyip, ‘endişelenmeli miyiz’ diye soran Ahmet Hakan’a, Bakan Albayrak’ın verdiği yanıt oldu. Bakan Albayrak dedi ki: “Dolarla mı maaş alıyorsunuz?”

Kimin dolarla ya da ona eşdeğer maaşlar alıp, işinin hakkını vermediğini bir kenara bırakırsak, bu sorunun yanıtını bu seviyeye indirgemek çok ciddiyetsiz bir yaklaşımdır. Zaten sorun da bu.

Dolarla maaş almıyoruz ama tüm giderlerimiz dolar bazında artıyor. Kullandığımız tükenmez kalemin petrol türevi ürününden tutun, üretimdeki ara malların tedarik noktasına kadar her 1 kuruşluk dolar artışı, bütçeye 4 milyar TL’nin üzerinde hasar veriyor ve o hasarı karşılamak da 83 milyona düşüyor.

Biz dolarla maaş almıyoruz ama kullanmadığımız köprülere, otoyollara, şehir hastanelerine dolar kuru üzerinden hesaplanmış TL ile para ödüyoruz. Dolarla maaş almıyoruz ama gıdamızı şehrimize getiren nakliye araçlarının kullandığı yakıtı dolarla satın alıyoruz.

Dolarla maaş almıyoruz ama Türk reel sektörü dolar bazında döndürülemez bir borçla karşı karşıya. Madem bu kadar önemsiz bir konu bu; o zaman herkese ödeme dönemi geldiğinde, örneğin 3TL’den dolar satın.

Dolar karşısında TL’nin değer kaybetmesi ihracat için geçici bir avantaj sunar; ama durum seyrederseniz, 6 ay içinde olay tersine döner. Bu kadar kapalı bir piyasa ortamında, üretimin vergi ve giderlerle cezalandırıldığı, çalışanın geçinemediği ve dolar bazında alım gücünün eridiği bir ekonomik modeli siz yarattınız.

Daha önce yapılan hataları tersine çevirmek yerine de, üzerine çiçek kondurdunuz. İhracat atfına binaen şunu söyleyeyim. Sizin kaç dolarlık ya da adetlik ihracat yaptığınız önemi yok ki… Bir birim ihracattan kaç dolar kazandığınızın önemi var.

Son açıklanan dış ticaret verileri gösteriyor ki, daha çok mal satıp yine daha az para kazanmaya devam ediyoruz. Yani para kazanamadığımız gibi,  üretip satalım derken sermaye olarak da eriyoruz.

Albayrak, bir özgüven göstergesi içinde muhtemelen daha önce belirlenmiş soruları yanıtladı. Ama vücut dili bile özgüven problemini net bir biçimde ortaya koydu. Velhasıl kelam güven duygusu kişisel bir durum değildir.

Doğru şeyleri söylemeniz, söylediklerinizi yapmanız ve sonuç almanız gerekir. Doğruyu söyleyip, yanlışı yapıyorsanız kimse size güvenmez. Sorun kendinize pandemi sürecinden sıyrılarak. Türkiye Ocak ayından daha mı iyi durumda? Ya da geçen sene ağustos ile bu yıl ağustos arasında ne değişti?

Değişen bir şey yok. Halen dolarla maaş almıyoruz. Ama dolara göre giderlerimiz artıyor. Hatta rakamlara esir olmuş, gerçeği unutmuş ekonomi yönetimi yüzünden, sahte bir enflasyon nedeniyle gelirlerimiz gerçek bir enflasyon oranında, yani TL bazında bile artmıyor. Sizce bu önemli değil mi? Bu da mı dış güçlerin oyunu?

cetinunsalan@yahoo.com

 


İLGİLİ HABERÇetin Ünsalan Yazdı: 'Büyük ekonomi olmak'Çetin Ünsalan Yazdı: ‘Büyük ekonomi olmak’

İLGİLİ HABERÇetin Ünsalan Yazdı: Çetin Ünsalan Yazdı: “Dövize şaşırana şaşarım”

İLGİLİ HABERÇetin Ünsalan Yazdı: 'DİE ekonomisi ve körlük'Çetin Ünsalan Yazdı: ‘DİE ekonomisi ve körlük’

@cetinunsalantv

Yorumlar

Diğer Yazarlar

Yazarın Diğer Yazıları