Sosyal Medya

Ekonomi

ANALİZ: Ekonomik Güven Endeksi

TÜİK’in aylık olarak yayımladığı, mevsim etkilerinden arındırılmış Ekonomik Güven Endeksi (EGE) Ağustos ayında bir önceki aya göre %4,4 artarken önceki yılın aynı ayına göre %1,4 azalış göstererek 85,9 oldu.

ANALİZ: Ekonomik Güven Endeksi

Ekonomik Güven Endeksi Temmuz Ayında %4 Artarak 85,9 Oldu

TÜİK’in aylık olarak yayımladığı, mevsim etkilerinden arındırılmış Ekonomik Güven Endeksi (EGE) Ağustos ayında bir önceki aya göre %4,4 artarken önceki yılın aynı ayına göre %1,4 azalış göstererek 85,9 oldu.

Ekonomik güven endeksindeki artış, reel kesim (imalat sanayi), hizmet ve perakende ticaret sektörü güven endekslerindeki artışlardan kaynaklandı. Covid-19 salgınının ekonomiye ilişkin belirsizlikleri arttırmasıyla alt endeksler arasında en düşük değeri Tüketici Güven Endeksi aldı.

Virüsün etkileri Mart ve Nisan aylarında güven endekslerinde net bir şekilde hissedilmişti. Alt endeksler arasında Reel Kesim Güven Endeksi’nden (%40) sonra en fazla ağırlığı alan Hizmet Sektörü Güven Endeksi (%30), virüs nedeniyle durma noktasına gelen turizm ve ulaşım sektörleri nedeniyle sert düşüşler yaşayarak, nisan ayında tarihi dip seviyelere indi. Haziran ayının başından itibaren salgın tedbirlerinin kademeli olarak gevşetilmesi akabinde ekonominin açılmasıyla güven endekslerinde yukarı yönlü hareket yaşandı. Ancak son zamanlardaki vaka sayılarındaki ciddi artışlar nedeniyle ekonomik beklentilere dair endişeler belirgin hale geldi.

Tüketici Güven Endeksi Temmuz Ayında %2 Azalarak 59,6 Oldu

Mevsim etkilerinden arındırılmış Tüketici Güven Endeksi Ağustos ayında bir önceki aya kıyasla %2,2 azalırken geçtiğimiz yılın aynı ayına göre %2,3 artış göstererek 59,6 oldu.

Tüketici Güven Endeksi hesaplanırken kullanılan endeksler kapsamında en iyimser gösterge 79,5 ile gelecek 12 aylık dönemde genel ekonomik durum beklentisi endeksi olsa da 100’ün altında
kalmıştır. En zayıf gösterge ise 21,7 ile gelecek 12 aya ilişkin tasarruf etme ihtimali endeksi olmuştur.

Alt endeksler arasında oransal olarak en fazla yükselişi %8,8 ile gelecek 12 aylık dönemde tasarruf etme ihtimali alt endeksi yapmıştır.

Yıllık değişimlere bakılacak olursa yıl içinde sert düşüşler yaşayan endeks, 2018 yılı başından itibaren en yüksek seviyesini 2018 Temmuz ayında gerçekleştirirken en düşük seviyesini 2020 Nisan
ayında gerçekleştirdi.

Sektörel Güven Endeksleri

Mevsim etkilerinden arındırılmış Hizmet Sektörü Güven Endeksi, Ağustos ayında bir önceki aya kıyasla %5,7 artış, bir önceki yılın aynı ayına göre %21,0 düşüşle 70,5 oldu. Yeni düzende, hizmet sektöründe faaliyet gösteren bazı işletmelerin (Restoran, bar, kafe ve otel vb.) tam kapasiteyle çalışamayacak olması nedeniyle cirolarında ciddi düşüşler yaşanabilir.

Mevsim etkilerinden arındırılmış Perakende Ticaret Sektörü Güven Endeksi, Ağustos ayında bir önceki aya kıyasla %0,2 artarken, bir önceki yılın aynı ayına göre %0,2 düşüşle 94,9 oldu. Covid19 salgını yüzünden olağanüstü durum yaşanması nedeniyle gıda ve perakende sektörlerinde yaşanan yukarı yönlü talep şokları akabinde endeksin, diğer endekslere kıyasla daha defansif bir görünüm sergilemesine sebep olmuştur.

Mevsim etkilerinden arındırılmış İnşaat Sektörü Güven Endeksi, Ağustos ayında bir önceki aya kıyasla %2,3 düşerken bir önceki yılın aynı ayına göre %53,1 artışla 85,0 oldu. İnşaat Sektörü Güven Endeksi, Temmuz 2018’den sonra bir kırılım yaşamış olup 70’in üzerine 2020 Ocak ayında çıkabilmiştir. Konut kredilerindeki faiz indirimleri nedeniyle sektörde bir canlanma yaşanmıştır. İnşaat SGE, tarihinde ilk defa hizmet sektörünün üzerinde bir değer almıştır. Bu süreçte tüketicilerin müstakil, bahçeli evler veya nüfus yoğunluğunun göreceli olarak daha az olduğu yerleşim yerlerine olan talepleri nedeniyle emlak ve inşaat sektöründe hareketler beklenmektedir. Geçtiğimiz ay, kamu bankaları öncülüğünde kredi faizlerinde düzenlemeye gidilmesiyle konut sektöründe yaşanan hareketlilik nedeniyle inşaat sektörü güven endeksinde sıçrama yaşanmıştır. Ancak son zamanlardaki vaka sayısındaki artışların devam etmesi akabinde endekslerde yatay veya aşağı yönlü hareketler izlenebilir.

Reel Kesim Güven Endeksi Haziran Ayında %6 Artarak 105,2 Oldu

TCMB’nin her ay yayımladığı, İktisadi Yönelim Anketi’nin sonuçlarından hesaplanan mevsimsellikten arındırılmış Reel Kesim Güven Endeksi4 (İmalat Sektörü) Ağustos ayında, bir önceki aya göre %5,8, bir önceki yılın aynı ayına göre %3,0 artarak 105,2 seviyesinde gerçekleşmiştir.

2020 yılında Covid-19 virüsü nedeniyle Mart ayında, eşik değer olan 100’ün altını gören endeks Nisan ayında 62,3 ile son 3 yılın en düşük seviyesine gerilerken Ağustos ayında 100’ün üzerine çıkarak iyimser bölgede yer almıştır. Haziran ayının başından itibaren ekonominin açılmasıyla geçtiğimiz 3 aya kıyasla, talep seviyesindeki artışlarla sektörel hareketlilikler yaşanmaya başladı.

Üretim hacmi ve toplam sipariş miktarları aylık bazda artışlar yaşanmıştır. İktisadi yönelim anketi sonuçlarına göre gelecek aylar için ise bu beklenti korunmakta olup satış fiyatları ve birim
maliyetler için de artış beklenmektedir.

Ekonomik Güven Endeksi 2018 Ocak ayından itibaren düşüş trendine girmiş, Nisan ayından sonra üretici ve tüketicilerin genel ekonomik duruma duydukları güvenin ortalamanın altına düşmesiyle eşik değer olan 100 puanın altına gerilemiştir. 2018 Ekim ayında endeks dip yapmıştır. 2018 yılında alınan erken seçim kararı, Afrin Operasyonu, Cemal Kaşıkçı’nın öldürülmesi ve Rahip Brunson krizi gibi başlıca olaylar nedeniyle oluşan politik ve siyasi dalgalanmaların ekonomiye olan etkisiyle ekonomik veriler volatil seyir izlemiştir. Ayrıca artan ekonomik riskler ve kurlardaki volatiliteyle beraber Türkiye’nin CDS primi rekor seviyelere ulaşmıştır. 2018 Ekim ayında dip yaptıktan sonra toparlanma aşamasına geçen endeks hala eşik değer olan 100 puan sınırının üzerine geçememiştir. Covid-19 nedeniyle ekonomik güven endeksi ve alt endekslerinin tümü 2012 yılından bu yana en düşük seviyelerde gerçekleşerek dip seviyeleri görmüştür.

Endeksler arasında genel olarak en yüksek değeri alan Reel Kesim Güven Endeksi (RKGE) olmuştur. Piyasanın yapı taşlarından biri olan tüketici kanadı, üretici kanadındaki kadar iyimser beklentiye sahip olamamaktadır. Tüketici Güven Endeksi’ndeki bozulmaya neden olan ana faktörün beklenti kanalındaki bozulma olduğu söylenebilir.

Geçerli durum için birçok faktör arasından diğer bir yorumumuz ise isteğin talebe dönüşmesi aşamasında iktisadi karar birimleri ile hane halkını etkileyen durumların farklılık göstermesidir. Üreticileri ve tüketicileri pozitif etkileyen piyasa koşullarının kimi durumlarda çatışması bu farkın bir bölümünü makul kılmaktadır. Örnek verecek olursak TL’nin değer kaybetmesi ihracat yapan bir üretici için pozitif karşılanırken hane halkı tarafından olumsuz algılanmaktadır.

Sonuç olarak her iki endeksin farklı trendler çizmesinin nedenini; arz ve talep taraflarının beklentilerinin farklı olmasında ve anket ölçüm ve eşgüdüm yöntemindeki farklılık gibi endekslere yansımayan diğer dışsal parametrelerde aramak gerekir.

Korelasyon Analiz

Ekonomik Güven Endeksi ile çeşitli ekonomik verilerin yüzdesel değişimleri arasında korelasyon analizi yaparak oluşturduğumuz dağılım grafikleri aşağıdaki gibidir.

Ekonomik Güven Endeksi (EGE) ile Kredi Temerrüt Takas (Credit Default Swap-CDS) primi arasındaki korelasyon katsayısı negatif yönlü 0,54 olarak hesaplanmış olup negatif ve orta düzey bir doğrusal ilişki vardır. İncelediğimiz parametreler arasında EGE ile en yüksek doğrusal ilişki CDS ile gerçekleşmektedir.

EGE ile Dolar kuru arasındaki korelasyon katsayısı negatif yönlü 0,45 olarak hesaplanmış olup negatif ve orta düzey bir doğrusal ilişki vardır. Dolar kurundaki artışlarla ekonomiye olan güven ters yönlü hareket etmektedir.

EGE ile 2 yıllık Tahvil faizi arasındaki korelasyon katsayısı negatif yönlü 0,30 olarak hesaplanmış olup negatif ve zayıf bir doğrusal ilişki vardır.

EGE ile TÜFE arasındaki korelasyon katsayısı negatif yönlü 0,15 olarak hesaplanmış olup negatif ve zayıf bir doğrusal ilişki vardır.

Dolar kuru ile CDS arasındaki korelasyon katsayısı pozitif yönlü 0,72 olarak hesaplanmış olup pozitif ve güçlü bir doğrusal ilişki vardır.

Dolar kuru ile TÜFE arasındaki korelasyon katsayısı pozitif yönlü 0,40 olarak hesaplanmış olup pozitif ve orta düzey bir doğrusal ilişki vardır.

Tahvil faizi ile CDS arasındaki korelasyon katsayısı pozitif yönlü 0,47 olarak hesaplanmış olup pozitif ve orta düzey bir doğrusal ilişki vardır.

Reel Kesim Güven Endeksi ile Kapasite Kullanım Oranı arasındaki korelasyon katsayısı pozitif yönlü 0,68 olarak hesaplanmış olup pozitif ve güçlü bir doğrusal ilişki vardır.

En yüksek korelasyon değeri 0,72 ile Dolar/TL kuru ve CDS primi arasında gerçekleşmiştir. 0,52 olan R2 değeri CDS primindeki değişimlerin %52’lik kısmının Dolar/TL’deki değişimlerle açıklanabileceği şeklinde yorumlanmaktadır.

Dolar kuru ile yıllık enflasyon arasında pozitif ve orta düzey bir ilişki vardır. 2014 yılından günümüze kadar bu iki değişken genel olarak eş anlı ve aynı yönlü hareketlerde bulunmuştur.

E.G.E ve diğer değişkenler arasındaki ilişki nominal değerleri üzerinden hesaplanarak grafiğe dökülmüştür. Bahsi geçen değişkenlere ilişkin grafikler aşağıdaki gibidir.

 

BMD

 

Yorumlar

BAKMADAN GEÇME

Benzer Haberler