Sosyal Medya
**8*

ANALİZ: Cari açık artarken fonlama sıkıntılı- TL tehdit altında

14 Şubat 2020

Açıklanan son ödemeler dengesi detaylarından ilk bakışta görünen, ekonomik büyümenin iç talepteki kuvvetli daralma ile sıfıra yakın ortalama rakama ulaştığı 2019 yılında cari dengede de sürpriz olmayan şekilde 1,9 milyar dolarlık bir fazla oluştuğu. Bu da 2001 yılından bu yana bir ilk. Zaten 2001 de hafızalarda Türkiye ekonomisinin kriz dönemlerinden birine denk geliyor.

Aralık ayına ait veri ise dengenin yeniden aylık 2,798 milyon dolarla açığa döndüğünü gösteriyor.

Söz konusu açıkta, ödemeler dengesi tablosundaki dış ticaret açığının 2 milyar 89 milyon dolar artarak 3 milyar 402 milyon dolara ve birincil gelir dengesi açığının 93 milyon dolar artarak 1 milyar 87 milyon dolara yükselmesi etkili oldu.  Demek ki, Türkiye ekonomisi eski yapısal sorunlarıyla yola devam ediyor: büyüme başladığı anda tasarruf eksiliği temel neden olmak üzere cari denge eksiye dönüyor.

Hizmetler dengesi altında seyahat kaleminden kaynaklanan net gelirler, 2018 yılının aralık ayına göre 214 milyon dolar artarak 1 milyar 112 milyon dolara yükseldi.

Birincil gelir dengesi kalemi altında yatırım geliri kaleminden kaynaklanan net çıkışlar, 2018’in aralık ayına göre 75 milyon dolar artarak 955 milyon dolar oldu.

İkincil gelir dengesi kalemi kaynaklı girişler ise 165 milyon dolar artarak 291 milyon dolara yükseldi.

Aralık ayına ait veriler Ekonomistler açısından şaşırtıcı değil.  Genel beklenti, Aralık 2019’da cari işlemler dengesinin 3 milyar dolar açık, 2019 yılında ise 1,2 milyar dolar fazla vermesi idi.

Fakat sorunlardan önemli bir kısım da, cari açığa dönerken sermaye girişlerinin azalmakta oluşu.

Aralık ayında net doğrudan yatırımlarda sadece 281 milyon dolarlık giriş var. Doğrudan yatırımlar yılın tamamında ise önceki yıla göre yüzde 41,3 azalarak 5,5 milyar dolara düşmüş durumda. Üstelik bu yatırımların kalitesi de son derece kötü; yarıya yakını (yüzde 57,3) gayrimenkul yatırımları odaklı.  Gelen para işe dönüşmüyor; işsizliğe çare olacak türde yatırımlara yanaşmıyor.

Portföy yatırımları da 2019 genelinde düşüş eğiliminde. Aralık ayında 871 milyon dolarlık net sermaye çıkışı yaşanırken, yılın tamamındaki çıkışın tutarı da 1,1 milyar dolar oldu.

Ortaya çıkan görüntüde, Türkiye ekonomisi iç kaynakları zorlayarak; hazine harcamaları, vergi indirimleri faiz indirimlşeri ile büyütülmeye çalışılıyor.  Bu tür bir sağlıksız büyüme aşırı ısınma boyutuna yanaşmasa da, sermaye girişi ile desteklenmediğinden hem sürdürülebilir olmayacak hem de cari açık arttıkça TL üzerinde baskı yaratma süresi/alanı çok daha kısa sürecek.

Hem İdlib’de yaşananlar, Türk askerinin bölgede kalıcı tutulması ve çatışma potansiyelinin artması, büyümenin hormonlu yapısı ve sürdürülemezliği, dış kaynak girişi ile desteklenmeyişi Türk lirasının beklenenden erken aşırı ısınmanın o bildik belirtilerine maruz kalma riskinin artmakta oluşunu göstermekte.  2020 sonunda beklenen 20-25 milyar dolarlık cari açık ise GSMH’ye oranla düşük görünse de, mevcut şartlar altında yaratacağı risk kendi boyutundan çok daha yüksek olcak gibi.  Bizden söylemesi.

GA.

 

 

Yorumlar

Diğer Yazarlar

Yazarın Diğer Yazıları