Sosyal Medya

Dünya Ekonomisi

Yapı Kredi Yatırım Strateji Notu: Korkunun Ötesinde Kader mi Bekler?

Bizim beklentimiz ise küresel enflasyonun önümüzdeki senenin en önemli gündem maddelerinden biri olacağı. Neden veya nasıl? Daha önce de ifade ettiğimiz gibi Çin'de gördüğümüz gibi hızlı kredi büyümesi ve para tabanı artışlarının diğer ülkelerde de bir norm haline geleceğini, daha önemlisi çok daha yüksek bütçe açıklarının merkez bankaları tarafından finanse edileceğini düşünüyoruz. Bu nedenle de son durağın stagflasyon olduğunu ifade ediyoruz.....

Yapı Kredi Yatırım Strateji Notu: Korkunun Ötesinde Kader mi Bekler?

Önceki hafta başında ABD borsalarında özellikle de Nasdaq endeksinde sert bir düzeltmeye karşı uyarmış, opsiyon ve bunların hedge etme dinamiği nasıl yükselişte aşırılıklar yarattıysa bu sefer terse işleyebileceğini iddia etmiştik. Nitekim ardından gelen satış baskısı özellikle Nasdaq endeksinde son ayların en keskini oldu.

Yine yorumlarımızda geride kalan varlık sınıflarının bu düzeltmede daha iyi performans gösterebileceğini ifade etmiştik. Gerçekten de geneli itibariyle, BIST endeksleri dahil, küresel çapta geride kalan varlık sınıfları daha iyi bir performans gösterdi.

Son aylarda başlığın içinde ABD seçimleri ve enflasyonun dönüşü ifadeleri geçen rapor ve yorumlar yazmıştık. İddiamız enflasyonun hem Türkiye’de hem de daha sonraki aylarda küresel çapta beklentileri aşmaya başlayabileceğiydi. Ayrıca bu ihtimalin piyasalar tarafından yeterince değerlendirilmediği ve dolayısıyla fiyatlanmadığını da vurgulamıştık. Nitekim ondan sonraki zamanda biz de enflasyonun ilk tahminlerin üstüne çıkacağı ve seneyi yüksek ihtimalle yüzde 10’un üzerinde kapatacağı yavaş yavaş konsensüs görüş haline geldi. Piyasadaki faiz fiyatlamaları bununla birlikte yukarı yönlü değişti.

Küresel çapta ise henüz enflasyonun yükselebileceğine dair fiyatlama pek yok ki bu geçmiş senelerin tecrübesi göz önüne alındığında çok da beklenmedik değil. Öte yandan geçen hafta ABD’de açıklanan TÜFE verisi iki ay üst üste enflasyonun beklentileri aştığını gösterdi. Buna rağmen enflasyon beklentilerinin artmaması hatta enflasyona endeksli bonolara (TIPS) baktığımızda ağustos sonundan bu yana gerilediğini görüyoruz.

Bizim beklentimiz ise küresel enflasyonun önümüzdeki senenin en önemli gündem maddelerinden biri olacağı. Neden veya nasıl? Daha önce de ifade ettiğimiz gibi Çin’de gördüğümüz gibi hızlı kredi büyümesi ve para tabanı artışlarının diğer ülkelerde de bir norm haline geleceğini, daha önemlisi çok daha yüksek bütçe açıklarının merkez bankaları tarafından finanse edileceğini düşünüyoruz. Bu nedenle de son durağın stagflasyon olduğunu ifade ediyoruz.

Öte yandan piyasalar açısından varış noktası kadar güzergâh da önemli. Yılsonuna doğru gösterime girmesi beklenen Frank Herbert’in kitabından uyarlanan Dune filminin kitapta da önemli bir pasajı çağrıştıran fragmanlarında geçen “Korkunun ötesinde kader mi bekler?” sorusu akıllarımıza geliyor. Bu sorunun yanıtını bilemiyoruz ama ABD’de tıkanmış gibi görünen 1-2 trilyonluk harcama paketi için de acaba politika yapıcılarının harcama paketinde anlaşması için piyasalarda mart ayına benzer ama daha düşük yoğunluklu bir korku dalgası mı gerekecek diye düşünmeden de edemiyoruz. Eğer harcamalar konusunda anlaşma sağlanmazsa ve aşı konusunda daha somut iyi haberler gelmezse özellikle de ABD seçimlerine yaklaşırken piyasaların tekrar baskı altına girebileceğini düşünüyoruz. Maliye ve politika tarafında yakın vadede tekrar destek gelmeyecek gibi gözüken Avrupa’nın borsa endekslerinin (örneğin STOXX50) de baskı altına girmesi olası.

ABD seçimleri konusu gittikçe daha fazla dillendirilmeye başlanıyor. Dolayısıyla riskler fiyatlanmış diyebilir miyiz? Buna net bir şekilde cevap vermek güç. Riskler hiç fiyatlanmıyor diyemeyiz. En azından küresel risk barometrelerinden ikisi olarak düşünebileceğimiz USD/JPY volatilite ve VIX endeksinin 2 ay vadelerine baktığımızda diğer vadelere göre oldukça yüksek olduğunu görebiliyoruz. Yapılacak çıkarım ise bizce ABD seçim riskleri kısmen fiyatlanıyor ama sonucun çok yakın olması sonucu konunun eyaletlerde tekrar sayıma ve Anayasa mahkemesine taşınıp haftalar hatta aylar boyu sürebilecek bir hal alması bizce fiyatlanmıyor. Bu arada piyasalar açısından en önemli değişkenlerden biri de bir aşının geniş kesimler için hazır hale gelip gelmeyeceği meselesi. Bu sorunun yanıtının da değişik piyasalarda çok farklı yansıması olacaktır. Mart’tan bu yana gördüğümüz piyasa trendlerin tam tersine dönme ihtimali oldukça yüksek. Ayrıca, merkez bankalarının, özellikle de daha önce değindiğimiz FED’in, yeni stratejileri gereği ekonomilerin tekrar hızlanmasına karşı durmayacağını düşünüyoruz.

 

Baş Stratejist Murat Berk

 

Moody’s sonrası Euro-tahvil ve CDS’lerde satış hakim

 

Finansoloji:  Kripto paraların ileride çok değerli olacağı söyleniyor. Almalı mıyım?

 

Atilla Yesilada-Artunc Kocabalkan:  Orta vadede dolar düşer, borsa yükselir

 

Rahim Ak Yazdı: Yatırımcıyı Mercedes’le tavlıyorlar!

 

 

 

Yorumlar

BAKMADAN GEÇME

Benzer Haberler