Sosyal Medya

Döviz

Timothy Ash*: Quassim Soleimani suikastı çok önemli; hafife alınmamalı

İran, ABD'nin çıkarlarına karşı kesinlikle ve bu yıl içinde bir adım atacak - ancak hemen bir yanıt beklenmiyor. Yanıt, Trump'a çatışma için istediği fırsatı vermeyi sınırlamak için örtülü şekilde gelecek. İran’ın ABD'nin çıkarlarına karşı harekete geçmesini bekliyorum, ancak Irak, Suriye, Lübnan ve muhtemelen Bahreyn, hatta Suudi Arabistan'daki (Doğu eyaletinde ve Bahreyn'de Şii çoğunluğu) İran destekli milisler üzerinden bir tepki saldırısı gelecek.

Timothy Ash*: Quassim Soleimani suikastı çok önemli; hafife alınmamalı

Soleimani suikastı Ortadoğu’da önemi açısından 2003’teki ikinci Körfez savaşı ve 1979’da İran’daki İslam Devrimi ile karşılaştırılabilir. İran rejimi ise bu suikastı Batı’nın desteğiyle yapılan 1953 darbesiyle karşılaştırıyor.

Soleimani, İran’ın ikinci ya da üçüncü önemli ismi olması kadar baskın askeri lider olması açısından çok önemli bir karakter. Öldürülmesi, İran’ın ABD savunma sekreterini öldürmesine eşdeğer. Hata Soleimani’nin, ABD’li muadiline göre çok daha önemli ve deneyimli olması açısından öldürülmesi kanımca daha da kötü keza Soleimani’nin kurumsal hafızası çok büyüktü.

Bu suikastın İran tarafından cevapsız kalmasının bir yolu yok ve gerçekten de Tahran bunu açıkça ortaya koydu. Benim için tek soru nasıl, ne zaman ve nerede olacağı. İranlılar savaş istemediklerinden ve Trump’ın ise bu suikastı açıkça 2020 seçiminde desteğini artırmak için gerçekleştirmesinden İran’ın Trump’a böylesi bir destek vermek istemeyişleri açısından zamanlama çok ilginç.

İranlılar aslında savaştan istemiyorlar çünkü esasen statükodan kazanıyorlar. Suriye, Lübnan ve Irak’ta baskın oyuncular haline geliyorlar. Hatta İran’ın Suudi petrol tesislerine saldırılarındaki artışa  Trump yönetiminin kayıtsız kalışı ile Suudi Arabistan’ın Yemen’de barış arayışını da görüyorlar.

ABD’nin Soleimani ve İran’a yaptığı saldırı, Soleimani’nin gerçekten de Irak’ta sadece Yemen’e yönelik bir Suudi barış teklifini görüşmek üzere ziyareti sırasında gelmesi açısından inanılmaz. Trump’ın saldırısı şimdi bu konuda da bir delik açtı ve müzakere edilmiş bir çözümü neredeyse imkansız hale getirdi.

Trump ne düşünüyordu?

Trump’ın Soleimani’yi öldürtme kararını mantığa oturtmak, birkaç ay önce İran’ın petrol altyapısına yönelik saldırılarına ve aynı zamanda bir ABD drone’unun düşürülmesine yanıt olarak ABD’nin çok fazla şey yapmadığı göz önüne alındığında zor.

Doğrusu, ABD devleti ve özellikle Cumhuriyetçi Parti’nin içinde her zaman İran’la savaşa girmek için can atak bir çekirdek kadro var. ABD Büyükelçiliği rehin destanının intikamı için değil, aynı zamanda 1983 ABD Beyrut’taki Büyükelçilik / Barack bombalamalarında İran’ın payının oluşu ve yüzlerce ABD (ve Fransız) ölümü nedeniyle. Tahran’ın İsrail’e ve ABD’ye olan sert düşmanlığını, İsrail ve Evanjelik lobileri her zaman İran üzerinde maksimum baskı / eylem için zorluyor.

Ancak Trump, yukarıda belirtildiği gibi bu baskıları şimdiye kadar geride tutmuş gibiydi. Artık tutmuyor.

Ne değişti?

Görünüşe göre İran, Bağdat’taki ABD Büyükelçiliği dışındaki gösterileri destekleyerek yanlış hesap yaptı. Çünkü bu gösterilere İran desteğinin gelmesi ABD psikolojisinde hem Tahran ABD büyükelçiliği rehin destanının hem de Beghazi büyükelçiliği çöküşünün anılarını çağrıştırıyor.

Görünüşe göre Trump’a ABD ordusu tarafından bir dizi tepki seçeneği sunuldu ve en üstte Soleimani’nin öldürülmesi seçeneği bulunuyordu. Fakat tabi kimse bu seçeneği kullanmasını beklemiyordu.

Şüphesiz ABD’nin Soleimani’yi daha önce öldürmek için elinde birçok şansı olmuştu, ancak o zaman yankıların çok ciddi olduğu düşünüldüğünden bu tercih kullanılmamıştı.

Bu sefer ne değişti?

Görünüşe göre Trump, İran’la bir savaşı kazanılabilir olarak görüyor – ya da en azından iki senaryo varsayımı var: a) Savaş istemedikleri için İran’ın geri çekileceğini; b) savaş varsa ABD’nin kazanacağını.  Her iki senaryoda da Trump güçlü / şahin görünüyor ve bu ABD seçmenlerinden destek almak için iyi görünüyor. Trump ayrıca azil ile başlayan süreçte, mevcut suçlama sorunlarından uzaklaşmak istiyor. Belki de böylece tereddütte olan Cumhuriyetçi Parti senatörleri de kendi etrafında topladığını düşünüyor.

Burada ikinci Körfez savaşının George W için, en azından başlangıçta, 2004’te ikinci dönem yeniden seçilmesini sağlayarak iyi oynadığına dikkat edin. Daha sonra savaşın bir felaket olduğunun ortaya çıkması ve şimdi hata olarak kanıtlanmış olması ayrı bir konu.

Böylece Trump savaş istiyor – İran savaş istemese de tepki vermek zorunda hissediyor.

Bundan sonra ne beklemeliyiz?

İran, ABD’nin çıkarlarına karşı kesinlikle ve bu yıl içinde bir adım atacak – ancak hemen bir yanıt beklenmiyor. Yanıt, Trump’a çatışma için istediği fırsatı vermeyi sınırlamak için örtülü şekilde gelecek.

İran’ın ABD’nin çıkarlarına karşı harekete geçmesini bekliyorum, ancak Irak, Suriye, Lübnan ve muhtemelen Bahreyn, hatta Suudi Arabistan’daki (Doğu eyaletinde ve Bahreyn’de Şii çoğunluğu) İran destekli milisler üzerinden bir tepki saldırısı gelecek.

Muhtemelen bu, Ortadoğu’daki jeopolitik baskıyı tüm yıl boyunca yüksek tutacak – ve petrol fiyatları üzerinde yukarı yönlü baskı olması muhtemel.  Kanımca varil fiyatını 100 dolara yöneltecek şekilde.

En yüksekten en düşüğe bölge ve ülke risklerine bakmak gerek:

Irak – ABD birliklerine ve Büyükelçiliğe saldırı riskleri olduğu açık. Batılı teknik uzmanların geri çekilmesi, Rusların hevesle boşluğa adım atacak olmasına rağmen petrol üretim kapasitesini sürdürmenin zor olacağı anlamına gelebilir. Irak’ta tabi her zaman çok sayıda risk var ve tahviller az sayıda olmaları ancak bol miktarda döviz rezervi olması nedeniyle hep son derece teknik olarak işlem görmekte.  Ancak Irak hükümetinin İran ile yakınlaşarak ABD birliklerini kovduktan sonra ABD’nin yaptırımlarına maruz kalıp kalmayacağını merak ediyorum.

Bahreyn – bölgede Suudi / ABD vekili, ABD askeri varlıkları İran’a en yakın ve kolay ateşleme mesafesinde. Aynı zamanda Şii çoğunluk nüfusu karşısında popüler olmayan Sünni, Suudi destekli bir monarşiye sahip. İranlılar için saldırı düzenlemek, ortalığı karıştırmak kolay.

Suudi petrol ve diğer altyapı varlıkları geçen yıl kanıtlandığı gibi kolay hedefler. Bununla birlikte, Suudi petrol varlıklarının peşinde koşmak, şu ana kadar böyle olmayan Batı ülkelerini ABD’nin arkasında toplar.

Lübnan – zaten zor olan bir durumu daha da zorlaştırıyor. Ülkedeki ve İsrail sınırındaki ABD varlıklarına Hizbullah saldırıları bekliyoruz. Hizbullah destekli yeni bir hükümete Batı’nın desteğini görmek zor. Bu ekonomik durumu daha da zorlaştıracaktır.

Dubai – liderliği son zamanlarda İran’la iletişim halinde, bu yüzden İran için öncelikli bir hedef olması pek olası değil. Ancak turizm / emlak piyasasına saldırılılara da açık.

AD – liderliği İran konusunda daha şahin olduğu için Dubai’den daha savunmasız, bu nedenle Suudi risk grubuna daha fazla uyuyor.

Umman – hem ABD hem de İran ve son zamanlarda İsrail ile iyi ilişkiler olarak daha düşük risk. Yüksek petrol fiyatlarından bir kazanan ve Hürmüz Boğaz’ındaki konumu onu ekstra stratejik hale getiriyor ve boğazlar kapalı olsa bile petrol ve gaz ihraç edebiliyor. Kazananlar arasında.

Katar – Umman gibi İran ve ABD ile iyi ilişkileri var. Büyük ABD CENTCOM askeri üssüne sahip, ancak İran’ın Doha’da arkadaşlarını kaybetme korkusuyla Katar’ı vurmaya isteksiz olacağını düşünüyorum. Muhtemelen daha yüksek petrol fiyatlarından Umman’da olduğu gibi bir “kazanan”.

Kuveyt – göreceli tarafsızlığı nedeniyle İran’ın hedefi olmayacak

Büyük resimde petrol fiyatları varil başına 100 dolara yükselecek

Kazananlar – Rusya / BDT ve Ortadoğu dışı petrol üreticileri Nijerya, Angola, Gana (?), Meksika. Oraya Umman ve Katar’ı ekleyebiliriz (zayıflıkta satın alın veya bölgeden tümden uzak durun).

Kaybedenler – Suudi Arabistan, Lübnan, Bahreyn, Irak ve petrol ithalatçıları (Türkiye, Hindistan, genel olarak Asya ve gelişmekte olan Avrupa ve Tunus).

Timothy Ash- BlueBay Asset Management Bilgi Notu

Yorumlar

BAKMADAN GEÇME

Benzer Haberler