Sosyal Medya

Dünya Ekonomisi

NATIXIS: COVID Aşısından Önce Ve Sonra- İki Farklı Analiz Gerek

Bir aşı mevcut olduğunda, geri dönmeyecek olanları, normale dönen sağlık durumuna rağmen neyin farklı kaldığını düşünmemiz gerekecek.  Bunlar da davranış değişiklikleri, enerji geçişinin hızlanması ve kurumsal bilanço yapısındaki bozulma olarak karşımızda duruyor.

NATIXIS: COVID Aşısından Önce Ve Sonra- İki Farklı Analiz Gerek

COVID-19’a karşı ne bir aşı ne de etkili bir tedavi olmadığı sürece, OECD ülkelerindeki ekonomik aktivite pandeminin evrimine bağlı. Vaka sayısındaki artışın, faaliyetin – dolayısıyla hisse senedi piyasalarının – 2020’nin dördüncü çeyreğinde ve 2021’in ilk çeyreğinde tekrar düşmesine neden olacağı açık bir risk görülüyor.

Bir aşı ve etkili tedavi olduğunda ise, yapılacak analiz çok farklı hale gelir: kendimize neyin geri döndürülemez, neyin kalıcı olarak farklı olacağını sormamız gerekecek. Özetle:

  • Davranışta kalıcı değişiklikler (tüketim, üretim, seyahat);
  • Enerji geçişinin hızlanması;
  • Kurumsal bilançolarda bozulma.

Bu geri dönüşü olmayan değişimler, COVID öncesi ekonomik duruma dönüşü önleyecek kadar güçlü görünüyor.

COVID aşısından önce

COVID’e karşı ne bir aşı ne de etkili bir tedavi olmadığı sürece, sağlık durumu ekonomi ve finans piyasaları için öncü bir rol oynamaya devam edecek.

Amerika, Hindistan ve Avrupa’da sağlık durumunun tekrar kötüleştiği göz önüne alındığında (Grafik 1), 2020’nin sonunda ve 2021’in başında faaliyette daha fazla düşüş riski bulunuyor (Grafik 2A ve B ve 3A ve B) Çünkü:

– Hükümetler tarafından alınan kısıtlayıcı önlemler;

– Çok sayıda vaka varsa şirketlerde aksama;

– Hanehalkı güveninde düşüş.

Ancak aşı devreye girdiğinde mantık tamamen değişir

Bir aşı ve COVID’e karşı etkili bir tedavi mevcut olduğunda, kriz öncesiyle aynı ekonomik duruma dönmek mümkün mü? Cevap hayır, çünkü ekonominin bazı yönleri kalıcı olarak farklılaşırken, geri dönüşü olmayan değişiklikler kalıcı hale gelecek.

Geri dönüşü olmayan değişimler içinde üç tanesi ön planda:

1- Davranışta kalıcı değişiklikler: Örneğin uzaktan çalışma (COVID’den önce uzaktan çalışanların yüzdesi Fransa’da %8 ve Avrupa’da %18 idi; COVID’den sonra bu oran çok daha yüksek olacak ve % 20-30 olarak tahmin ediliyor) , çevrimiçi tüketim, iş seyahatlerinde düşüş, ofis gayrimenkulleri, geleneksel perakende ve hava taşımacılığı için kalıcı zayıflığa yol açıyor (Grafik 4).

2- Enerji geçişinin hızlanması: COVID krizi, pek çok bilimsel neden olmaksızın, enerji geçişini hızlandırma arzusunu ve dolayısıyla elektrikli arabalara hızlı bir geçişi, yenilenebilir enerjilerin ve yeni teknolojilerin (hidrojen, karbon yakalama vb.) daha hızlı gelişmesini; binaları ve konutları yalıtmak için bu yönde bir çabayı tetikledi. Enerji dönüşümünün hızlanması bazı sektörel gelişmeleri de hızlandıracaktır (petrol üretimindeki düşüş, Grafik 5A; elektrik pilinin katma değerdeki ağırlığı göz önüne alındığında OECD ülkelerinde otomobil üretiminde düşüş Grafik 5B; yenilenebilir enerjilerin gelişimi, Grafik 5C, vb.).

3- Kurumsal bilançoların bozulması: Şirket bilançoları 2020 yılında düşen kazançlar (Grafik 6A) ve buna bağlı olarak özkaynak kaybı ve artan borç nedeniyle kötüleşiyor (Grafik 6B). Aşı mevcut olduğunda normal gelirlerine dönecek bir şirket bile bilanço yapısındaki bozulmadan zarar görecek, bu da yatırımın (Grafik 7A) ve istihdamın (Grafik 7B) zayıflamasına neden olacaktır.

Sonuç: Aşı öncesi ve sonrası tamamen farklı iki analiz

COVID’e karşı bir aşı bulunmadan önce, ekonomi ve finans piyasalarının tetikleyicisi hala sağlık durumu.

Bir aşı mevcut olduğunda, geri dönmeyecek olanları, normale dönen sağlık durumuna rağmen neyin farklı kaldığını düşünmemiz gerekecek.  Bunlar da davranış değişiklikleri, enerji geçişinin hızlanması ve kurumsal bilanço yapısındaki bozulma olarak karşımızda duruyor.

Yorumlar

BAKMADAN GEÇME

Benzer Haberler