Sosyal Medya

Dünya Ekonomisi

Koronavirüs Avrupa ve İran’da yayılıyor ve önemli ekonomik etkiler yaratıyor…

Ekonomik büyümenin hasar görmesi, turizm sektörünün derin bir krizle karşı karşıya gelişi, artacak işsizlik, ihracat gelirlerinin düşmesi, ithalat sorunları ve tabi kamu harcamalarının koronovirüs kriziyle hem sağlıksal hem de ekonomik olarak mücadelede nasıl kullanılabileceği hemen akla gelen ilk sorunlu konular olarak karşımızda duruyor.

Koronavirüs Avrupa ve İran’da yayılıyor ve önemli ekonomik etkiler yaratıyor…

Türkiye ekonomisi açısından turizm sektörünün önemi büyük. Rakamlarla, GSMH içindeki payı yaklaşık %4. Turizm hizmet sektörü olarak yaklaşık 1 milyon kişi istihdam ediyor. Sedece geçen yıl Türkiye’yi çeşitli nedenlerle ziyaret eden yabancılar 45 milyon kişiye yakın. Ödemeler dengesi içinde Türkiye gibi büyümede ithalata bağımlı ve yüksek enerji ithalatçısı bir ekonomide cari açığın büyümemesi açısından da turizmden yaratılan 35 milyar dolar gelir kritik önemde. Gelen 45 milyon yabancı turistin 2 milyonunun İran’dan, ve 18 milyonun kabaca Avrupa ülkelerinden ülkemize geldiği düşünülürse, koronavirüs nedeniyle sadece turizm sektörünün 2020 sezonunda krizle yüzyüze geldiğini söylemek gerek. Türkiye’nin toplam ihracatında %51,5 ile en büyük payın Avrupa olduğunu da ekleyince işin ciddiyeti daha da netleşiyor.

Koronavirüs’ün tedarik zincirleri üzerinden Çin’den seken üretimi Türkiye’ye kısmen olsa kayacak olması marjinal bir avantaj olarak kalırken, bir de zaten mevcut küresel büyüme sancılarına bindirdiği yük önemli ölçeklere varmak üzere. Bunu da en somut Fed’in daha bu hafta yaptığı 50 baz puanlık acil faiz indiriminden anlıyoruz.

Hastalığın Türkiye’yi ekonomik olarak, hem turizm sektörü üzerinden hem düşen dış talep üzerinden etkileyeceği ve virüsün hızlıca yayılmakta olduğu İran ve Avrupa’da seyri nasıl?

Komşu Avrupa’da çok hızla yayılıyor, hayatı felç ediyor

Avrupa özelinde hastalığın merkezi dün itibarıyla tüm okulların tatil edildiği, İtalya. Son iki hafta içinde kuzey İtalya’dan tüm Avrupa’ya, İspanya’dan Belarus’a kadar her yerde virüsün izi bulundu. Çarşamba günü itibarıyla Almanya’da vaka sayısı 240’a yükselirken, virüs tanısı ülkenin tüm bölgelerinden geliyor. Fransa, Polonya, İsviçre’de de ilk virüs tanıları yapılmış durumda.

İtalya’da izlenen 2,500 vakadan 79’u ölümle sonuçlanmış durumda ki bu rakam bilinen sayılara göre İran’dan fazla. Yetkililer sadece okulları tatil etmekle kalmayıp, bazı bölgeleri de karantina altına almış durumdalar.

Bloomberg’ün belirttiğine göre, Alman Sağlık Bakanı Jens Spahn, Berlin’deki milletvekillerine şüpheli vakaları test etmenin çok uzun sürdüğünü söyleyerek “Gelecek günler ve haftalar bizim için zor olacak. Mevcut durumda sağduyuyu göstermemiz daha da önemli olacak” dedi.

Avrupa’da bir Alman otomobil parçaları tedarikçisinde ve bir Fransız kayak merkezinde de dahil olmak üzere daha mütevazı virüs kümelerine sahipti. Yetkililer bu iki merkezde de hastalığı ilk etapta kontrol altında tutmayı başarmışlardı. Ancak İtalya’daki salgın, 18 Şubat’ta Milano yakınlarındaki bir hastanede tedavi gören 38 yaşındaki bir erkeğin başlatmasıyla turistlerce popüler olan bu şehirden neredeyse tüm Avrupa’ya yayılmakta.

Avrupa’da 3 binden fazla kişi virüsü kapmış durumda. Zaten kırılgan olan Avrupa ekonomisi için ise alarm zilleri çalmaya başladı. Salgını kontrol altına almak için kullanılması gereken araç gerecin ne kadar süre yeterli olabileceği de bir yeni tartışma konusu. Almanya Çarşamba günü, uluslararası yardım çabaları gibi özel durumlar dışında maskeler, eldivenler ve giysiler gibi koruyucu ürünlerin ihracatını yasakladı.

Roma’nın Tor Vergata Üniversitesi’nde bulaşıcı hastalıklar profesörü Massimo Andreoni, “Çin’de gördüklerimiz şu anda Avrupa’da oluyor” dedi. “İtalya en çok vakaya sahip çünkü diğer Avrupa ülkelerinden daha fazla test gerçekleştirdi.”

Virüs küresel iş davalarının sayısını artırdı

Avrupa makamları, Berlin’in ITB turizm ticaret fuarı ve Cenevre Otomobil Fuarı dahil olmak üzere kıtanın en büyük ticari etkinliklerinden bazılarını iptal ettiler ve yayılımı sınırlamak için sınır kontrollerini sıkılaştırdılar. Küresel olarak, 93.000’den fazla insan enfekte oldu. Dünya Sağlık Örgütü’nün uyarısına göre virüsün yayılmasını engellemek için mevcut olan fırsat penceresi kapanmak üzere.

Virüs, bölge şirketlerini teslimat gecikmelerine zorlarken ihracat siparişlerini düşürüyor ve iş büyümesini yavaşlatıyor. Bu durum da elbette uzun zamandır beklenen üretim canlanmasını geciktirdiği gibi, hizmet sektörünün esnekliğini azaltıyor.

Alman üretim derneği Gesamtmetall, Angela Merkel hükümetini, fabrikalar geçici olarak durdurulursa, bazı çalışan maliyetlerini ödeyerek şirketlerin salgının etkilerini aşmasına yardımcı olmaya çağırdı.

Ülkenin sanayi sektörü zaten bir durgunluğun ortasındayken, üyeleri 2,3 milyon kişiyi istihdam eden grup, koronavirüsün talep ve arzı kesintiye uğratma hali nedeniyle Alman ekonomisine “ağır hasar” riski konusunda uyardı.

IHS Markit ekonomistlerinden Chris Williamson Çarşamba günü yaptığı açıklamada, “Mart ayında olumsuzluklar, riskler iyice net hale geldi ve Mart ayında ekonomi zayıflıyor” dedi. “Artan sayıda şirket, özellikle oteller, seyahat, ulaşım ve turizm gibi sektörlerde ve hatta finansal hizmetler gibi alanlarda virüsün yayılması nedeniyle iş kaybettiğini bildiriyor.”

Avrupa Merkez Bankası seyahat yasağı

Alman mali düzenleyici BaFin, olası müdahaleler ve acil durum planları konusunda bankalarla yakın temas halinde olduğunu söyledi. Uzun vadeli kredi programının ekonomiyi desteklemeye nasıl yardımcı olabileceğini düşünen Avrupa Merkez Bankası, zorunlu olmayan tüm seyahatleri en az 20 Nisan’a kadar kısıtlayacağını söyledi.

İsveç’te, teyit edilen vaka sayısı iki katına çıkarak 30’a ulaştı. Vakaların çoğu, 1 Mart’ta sona eren kış tatili sırasında İtalya’da seyahat ediyordu.

İtalyan yetkililer nefeslerini tutuyor, önümüzdeki birkaç gün içinde bulaşıcılık rakamlarının, ilk doğrulanmış enfeksiyondan iki hafta sonra düşüş eğilimi göstereceğini umuyorlar.

İran’da ise durum zaten zorlanan ekonomi nedeniyle daha da vahim

İran’da koronavirüsün yayılmasını çevreleyen mevcut kriz, ekonominin nasıl sürdürüleceğinden, hükümetin süreci ele alma konusundaki kamuoyu kavramına kadar değişen siyasi, sosyal, sağlık, çevresel ve ekonomik sonuçları olan karmaşık ve çok katmanlı bir konu. Ancak İran, yaptırımlar, kötü yönetim ve yolsuzluk nedeniyle halihazırda büyük ekonomik sorunlarla karşı karşıya iken, bu halk sağlığı felaketi ekonominin daha da kötüleşmesine yol açmakta.

Ölümlerin ve enfeksiyonların sayısı konusunda çelişkili istatistikler olsa da, virüsün ülke ekonomisini bozduğu ortada. Resmi rakamlara göre, 1.500 doğrulanmış vaka ve 66 ölüm oldu, ancak sayıların çok daha yüksek olduğundan şüpheleniliyor. Yetkililer okulları, üniversiteleri, devlet dairelerini kapattılar ve hastalığın yayılmasını önlemek için birçok sosyal etkinliği ve ülke çapında ulaştırmayı kısıtladılar. Din adamlarının protestolarına rağmen, hükümet yetkilileri geçen hafta Tahran ve diğer 20 şehirde Cuma namazını iptal ederek nadir bir adım attı.

Koronavirüsün İran’da yarattığı ekonomik zararı ölçmek için, ülkenin gayri safi yurtiçi hasılasının yaklaşık yarısının hizmet sektörü tarafından üretildiğini bilmek gerek. Bu nedenle, hizmetlerin ve taşımacılık gibi alt sektörlerin akışındaki herhangi bir aksama ekonomiye ağır bir darbe indiriyor. Ülkenin ticaret odası başkan yardımcısına göre, ana işletmelerin kapanmasının her günü ekonomiye tahmini 164 milyon dolar mal oluyor. Durumun devam etmesi, ekonominin daha da daralmasına yol açacak. Şimdilik, toplumdaki dayanışma, aile ve toplum temelli yardım kuruluşlarının yaygınlığı, krizden zarar görenlere yardım etmek için sosyal yardım kolunu kullanabilen bir devlet sisteminin yokluğunda küçük işletmelere yardımcı oluyor.

Koronavirüs salgını İran’da henüz gelişen bir kriz ve genel olumsuz etkiyi ölçmek için henüz çok erken. Bununla birlikte, İran’ın tarihi, doğal afetler, siyasi ayaklanmalar, dış baskılar ve aynı zamanda ülkeyi ekonomik olarak bozabilecek halk sağlığı krizleri de dahil olmak üzere krizlerle şekillenmiş hep. Fakat, koronavirüsün sadece İran’ı değil, neredeyse bütün dünyayı tehdit etmekte olan bir sorun oluşu, durumun farkını gösteriyor.

Türkiye’ye gelince…

Ülkede henüz bir vaka tespiti yapılmamış oluşu, ne yazık ki olmayacağı anlamına gelmiyor. İşin sağlık politikaları, kriz yönetimi kısmı bir yana; ekonomiye etkileri açısından artık elle tutulur şekle bürünen baskılarla nasıl mücadele edilebileceği konusunda henüz ortada bir plan da görülmüyor. Ekonomik büyümenin hasar görmesi, turizm sektörünün derin bir krizle karşı karşıya gelişi, artacak işsizlik, ihracat gelirlerinin düşmesi, ithalat sorunları ve tabi kamu harcamalarının koronovirüs kriziyle hem sağlıksal hem de ekonomik olarak mücadelede nasıl kullanılabileceği hemen akla gelen ilk sorunlu konular olarak karşımızda duruyor.

Yorumlar

BAKMADAN GEÇME

Benzer Haberler