Sosyal Medya

Dünya Ekonomisi

Gelişen Ülkelerin ikilemi:  Erken normalleşmenin bedeli

University of Birmingham halk sağlığı profesörü KK Cheng “Sefaletin en az virüs kadar öldürücü olduğu düşük ve orta gelirli ülkelerde dev bir ikilem yaşanıyor” diyor.  Hindistan, Meksika ve Endonezya, ABD, Avrupa ve Çin’e girdi sağlayan ülkeler. Gelişmiş Ülkeler’in artan talebini karşılamak milyonlarca fakir işçinin karnını doyuracak. Ama ya o karınlar Covid-19 kaparsa?

Gelişen Ülkelerin ikilemi:  Erken normalleşmenin bedeli

Dünyanın en kalabalık ve fakir Gelişmekte Olan Ülkeleri (GOÜ) de Gelişmiş Ülke Ablaları’nı taklit ederek, Covid-19 kısıtlamalarından “normale” dönüyor. Brezilya, Hindistan ve Endonezya orta gelirli ve yüksek nüfuslu ülkeler arasında normalleşme yolunda olanlar. Yakında onlara değişik yöntemlerle Rusya, Meksika ve Güney Afrika Cumhuriyeti (GAC)  de eşlik edecek.  Bu ülkelerin dünya ticaretinde oynadığı çok önemli roller var. Rusya petrol ve mineral ticaretinin olmazsa-olmazı. Hindistan gibi bazıları da bir an önce normale dönüp yeni pazarlarda köşe kapmak istiyor.

Financial Times’da yer alan bu ülkelerde salgının seyri ile ilgili haber (Emerging countries lift lockdowns despite Covid-19 cases surge) hükümetimize danışmanlık yapanlar tarafında dikkatle okunmaı. Çünkü ekonomide her tercihin bir fırsat maliyeti var. Bu kez de normalleşmenin maliyeti salgının yeniden patlak vermesi. Hani derler ya “vicdanla cüzdan arasına sıkışmak” diye. Yukarda saydığımız GOÜ’i bekleyen  acılı tercih de “can ve ekmek arasında sıkışmak”.

 

University of Birmingham halk sağlığı profesörü KK Cheng “Sefaletin en az virüs kadar öldürücü olduğu düşük ve orta gelirli ülkelerde dev bir ikilem yaşanıyor” diyor.  Hindistan, Meksika ve Endonezya, ABD, Avrupa ve Çin’e girdi sağlayan ülkeler. Gelişmiş Ülkeler’in artan talebini karşılamak milyonlarca fakir işçinin karnını doyuracak. Ama ya o karınlar Covid-19 kaparsa?

KK Cheng kamunun vereceği kararın ne denli zor olduğunu vurguluyor:  “Erken normalleşme bir süre ekonomik aktiviteyi canlandırabilir, fakat vaka sayısı artışa geçerse, yorulan sağlık sistemi çökebilir. Uzun vadede yanlış bir kararın hem halk sağlığı, hem de ekonomiye zararı olabilir”.

Hindistan dünyada en fazla fakir nüfus barındıran ülke. Başbakan Narendra Modi salgına önce çok katı bir sokağa çıkma yasağı kararnamesi ile tepki verdi. 8 hafta sonra 140 milyon fakir ve sigortasız işçi açtı. Modi yasakları yavaş yavaş kaldırırken, yeniden üretmeye başlayan ekonomide yepyeni endüstriler yaratmayı ve dünya pazarlarında yerini de tahkim etmeyi hedefledi.

Modi’nin icraatı hem halk, hem de STÖ’i tarafından destek buluyor. Velakin, dün itibarıyla yeni vaka sayısı 5 bini, aktif hasta sayısı da 60 bini aştı. Mumbai’de hastaneler ağzına kadar dolu ve sosyal medyada dolaşan sokakta çürüyen ceset videoları Modi’nin belki de can-ekmek tercihini yanlış yönde kullanmış olabileceğini gösteriyor.

Endonezya’da hükümet normalleşmeyi Temmuz-Ağustos’ta tamamlamak istyor, çünkü Maliye Bakanı Sri Mulyani Indrawati’ye göre yasaklar 2 milyonu işsiz bırakırken, sefalete karşı verilen mücadeleyi de onyıl geriye taşıdı. Öte yanda, Capital Economics Asya ekonomistlerine göre normalleşme binlerce adadan oluşan ülkede virüsün kontrolünü zorlaştırarak vaka ve can kaybını hızlandırabilir.

Meksika Devlet Başkanı Manuel Lopez Obrador Covid-19’un ciddi bir tehlike olduğuna hiç inanmadı. Nazlanarak aldığı sosyal mesafe ve karantina önlemlerini kaldırmak için can atıyor. ABD otomotif endüstrisi de Meksika’dan yedek parça bekliyor. Bu yüzden 300 belde “Umut Kentleri” ilan edildi ve otomotif, madencilik ve inşaata stratejik sektörler olarak kısıtlamalardan istisnalar tanındı. Ancak, Umut Kentleri’nde vakaların patlak vermesi üzerine, kararname geri çekildi. Ülkede kimse hangi fabrikaların açılabileceğini bilmiyor. Bu arada ülke dün 2.700 yeni vakayla kendi rekorunu kırarken, toplam hasta sayısı da 60 bini aştı.

 

Brezilya tam bir fecaat. Başkan Jair  Bolsanaro virüs korkusunu “nörotik bir hadise” ilan ederek sokağa çıkma yasağı ve karantina uygulayan yerel idarecilerle dalaşmaya girişti. Hergün maskesiz geniş katılımlı toplantılarda el sıkışarak virüse meydan okuyor. Ülkede tam anlamıyla bir yetki kargaşası var. Ölü sayısı 17.500 bin, vaka sayısı ise 260 bini aştı. Tıp otoriteleri gerçek vaka sayısının resmi raporların 10 katına kadar yükselebileceğini iddia ediyor. Ancak, Bolsanaro’nun haklı olduğu noktalar da var, ekonomi batma noktasına geliyor. Brezilya reali bu sene dolara karşı en çok değer kaybeden para birimlerinden biri.

GAC’de Başkan Ramapoza, önce salgının kontrol altında olduğunu ilan ederek kısıtlamaları kaldırma aşamasına geçti. Ancak, bir süre sonra vakalar yeniden artışa geçti. Dün, 767 yeni vaka daha rapor edildi. Ramapoza’nın yeni stratejisi ihracat yapan kentleri virüsten arındırıp üretime açık tutmak, ülkenin kalanında karantinalara devam etmek. Ekonomi o denli kötü durumda ki, yakında kredi notu “junk”a düşürülebilir.

 

Yukarda saydığımız ülkeler arasında belki de en zor durumda olan Rusya. Dün 8.500 vaka daha rapor edilen ülkede, hasta sayısı da 300 bini aştı. Ancak, resmi rakamların gerçeğin çok gerisinde kaldığını otoriteler de kabul ediyor. Hastalığın Moskova’dan çıkıp Kafkaslar ve Urallar’ın ötesine yayılması Putin açısından çok ciddi lojistik problemler yaratıyor. Ücra bölgelerde karantinayı denetlemek ve yeterli sağlık hizmeti götürmek gerçekten çok güç. Ekonomi salgın yanında bir de çeşitli Amerikan yaptırımları ve düşük petrol fiyatlarından etkileniyor. Putin yıllar sonrasını düşündüğü için yardım paketlerini de hafif tuttu. Bunun karşılığında da onaylanma oranı gözle görülür ölçüde gerilemeye başladı. Ekonomi bu yıl %6 daralacak. Yeni bir ankete göre,  hanelerin %50’nin bir ay gelirsiz kalmaya tahammül edecek birikimi yok.  Rusya’yı zor bir yıl bekliyor.

 

FÖŞ- Ramazan Özel: Müslüman Ülkelerde Salgın ve Ekonomi

 

Dünya Ekonomisi entübe durumda

 

 

Yorumlar

BAKMADAN GEÇME

Benzer Haberler