Sosyal Medya

FÖŞ yazdı: “W” şeklinde çöküşe hazır mısınız?

2 Temmuz 2020

Yüce Odin, böyle bir günde bana bu moral bozucu, distopik, intihara teşvik edici makaleyi yazmak şerefi bahşettin ya, başka bir şey istemem artık.  Dünya ekonomisinde işler kötüye gidip, piyasalar panik atağından tir-tir-titrerken  kötümser kehanetlerde bulunmak kolay. Böyle yapan meslektaşlarıma da hep içerledim ben. Herhalde hiç biri zindana düşüp işkence görmemiş. Herhalde Psikolojik Savaş Yöntemleri hususunda bir referans eser sayılan CIA’in “Düşmanı İçerden Çökertmek” Raporu’nu okumamışlar.  Düşman tam bir meydan muharebesi kazanmışken, “Sosyal medyayı kapatacaklar, ülke diktatörlüğe gidiyor” diye bir yalan haber salarsınız trollere, gerisini insan beyni denen fobiler ve paranoya dehlizi kendi halleder.

Dün de öyle coşkulu bir gündü işte. Dünyanın her tarafından iyimser veriler geliyor, aşı, ilaç keşfeden keşfedene. Hani, farma endüstrisi öyle bir hale geldi ki, yakında yolda insanları çevirip, “Yalvarırım, n’olur benim aşımdan ol, valla hem daha ucuz hem de dudak uçuklarına ve basura da iyi geliyor” diye pazarlama yapmaya başlayacaklar.

Dün JP Morgan global imalat sanayi PMI anketi açıklandı. Aydan-aya 5.4 puan artarak, 47.8’e erişmiş bile. Bir ay daha gayret, 50’yi de aşarız, Covid krizini atlatırız. ABD’den gelen ve PMI mütekabili imalat sanayi ISM daha da iyi, aylık 9.2 puan yükselip, 52.6’ya erişmiş.   Conference Board tüketici güveni endeksinin hızına kimse yetişemiyor.

Öyleyse “V” for “Victory”? Bir kaç ay içinde normale döneriz ya, ne olacak. Heh heh heh, lütfen buna inanmaya devam edin ki, psikolojik şok sizi kahretsin, ürtiker dökün.  İşin aslını size ben anlatayım. Temmuz’da “V”   değil “W” başlayacak, kışın da “UB”. Yani  “Uy Babo, n’oldu bize?” şeklinde topar-lan-ma-ma.

Sebepleri basit, daha aşı maşı yok. Bugünkü balon Pfizer’ın laboratuar testlerinde deneysel bir ilacın antikorları nötralize etmesi. Pfizer “Sene sonunda 100 milyon, seneye de 1.2 milyar doz aşı üretiriz, Evvel Odin” diyor.  Vay Babam be, yiğitteki toplar maşallah greyfurt gibi.

Size bu aşıların nasıl onaylandığı ve insanlarda kullanılma lisansı verildiğini kısaca özetleyeyim. Laboratuarda antikor nötralize etmeyle insan koluna şırınganın girmesi arasındaki zamana “Ölme eşşeğim ölme, bahar gele de sana yonca biçem”  vadesi diyoruz biz.

Valla, abartmak istemiyorum kötümserliği, çünkü varolan materyalle kitap yazarım. Şimdi de Çin’de insana kolaylıkla alışıp onu yavruları için sıcak bir yuvaya çevirecek yeni bir domuz gribi türü teşhis edildi. Fahrettin Koca Abim’den sonra en çok sevdiğim ve saydığım tıp uzmanı olan Dr Antoni Fauçi:  “Yandık” diyor, “bir de bu salgına çevirirse, çifte kavrulmuş lokum!”.  Çin’de zaten bir domuz vebası var, bu genç yeteneği uzun zamandır takip ediyorum, milli olabilir. Çin’de domuz neslini kırdığı gibi, tüm Asya’ya yayılma teşebbüsü içinde. Eğer Covid-19 olmasaydı, şimdi dünyada gıda zincirindeki arızaları konuşacaktık.

Bu arada ABD’de günlük vaka sayısı yedi günlük hareketli ortalamada 45 bine, günlük 50 bine yükseldi.   Yukarda size takdim ettiğim Canım Abim Fauçi Kongre’de ifadesinde “100 bini buluruz yakında” diyor.

Latin Amerika, Güney Doğu Asya, Afrika…Rusya, artık sayamıyorum bile. Millet sapır sapır dökülüyor. Hatta Avusturya’da bile dün 127 vaka rapor etti, 6 Balkan ülkesine giriş-çıkış yasaklandı.   IMF başkanı Kristalinovayaka’ya göre (öff birgün bu değerli kadının ismini öğrenmem lazım ya) Afrika 1970’lerden bu yana en derin krizini yaşıyor. Dünya Bankası Başkanı David Malpass da altında kalmadı tabii..  O da Latin Amerika ve Karayiplerin bu yıl %7 daralacağını, böylesine şiddetli bir depresyonun 1901 yılından bu yana görülmediğini ifade etti.

ABD’de yerel karantinalar yeniden başladı. McDonalds içerde hizmet vermekten vazgeçti. Apple bir çok eyalette mağazalarını yeniden kapatıyor.  Daha acısı ne biliyor musunuz?  Fed’in küçük işletmeler için ayırdığı $160 milyar ucuz krediye talip çıkmadı. Yani, bu işletmelerin paraya ihtiyacı yok değil, havlu atmışlar.

“ILO Gözlem Beşinci Baskı: COVID-19 ve Çalışma Yaşamı” Raporu’na göre, 2020’nin ikinci çeyreğinde dünya genelinde çalışma süreleri %14 azaldı; bu rakam, (haftada 48 saatlik çalışma süresi varsayımıyla) 400 milyon tam süreli işe eşdeğerdir. 27 Mayıs’ta yayınlanan önceki Gözlem’in %10,7 düzeyinde (305 milyon iş) olan tahminlerine göre keskin bir artış var.

Şöyle diyor ILO: “Halihazır tahminlere uygun olarak ekonomik faaliyetin yeniden canlanacağı, işyeri kısıtlamalarının kaldırılacağı, tüketim ve yatırımın düzeleceğini varsayan Temel Senaryo, 2019’un 4ncü çeyreğine kıyasla, çalışma sürelerinde %4,9 düşüş (140 milyon tam süreli işe eşdeğer) olacağı tahmin ediliyor” (Haber bizim ParaAnlaiz’de bu arada, bir göz atın). Ya kötümser senaryo?  Duymak istemezsiniz.

Global istihdam kayıpları geleceği öngörmekte çok faydalı, çünkü düşen istihdam, düşen hane halkı tüketimi, akabinde de hizmetler sektörünün iflası anlamına gelir. Biraz da insan psikolojisi ekleyelim bu çorbaya:  Temmuz-Ağustos döneminde ABD, Latin Amerika ve Afrika’da hastalığa yakalanma korkusu iyice azarak, “gönüllü eve kapanma sendromu” başlatacak. Hanehalkı tüketimi yeniden düşecek.

Sonbaharda ise özellikle Gelişmekte Olan Ülkeler’in umulanın çok altında bir ekonomik performans gösterdiği ayan-beyan ortaya çıkınca, fonlar ”yahu bunlar deve yüküyle borçlandı, hangi vergi geliriyle geri ödeyecekler?” diye kapıya yönelecek. GOÜ’de finansal koşullar sıkılaşacak ve Merkez Bankaları artık daha fazla para basarak ekonomiye teşvik veremeyecekler. İllevelakin, işsizlik sürdüğü için, hükümetler bütçe harcamaları ile işsizlik sigortası türü ödemeleri sürdürmek zorunda kalacak. Vergi geliri mafiş, harcama müthiş! Ne olacak?  Gidip piyasadan borçlanacaklar ve yerel para cinsi DİBS faizleri yükselerek ekonomilere ikinci dalga darbeyi vuracak.

Durun, durun. Daha Xi Jinping’in Hong Kong’un özerkliğini bitiren yasasının ABD-Çin ilişkilerini nasıl kötü etkileyeceğini yazmadım. Bütün anketlerde Biden fersah fersah Trump’ın önünde. İşdünyası ve fonların Tanrısı paradır. Biden geçen gün seçim kampanyası amacıyla düzenlenen bir kokteylinde Wall Street ve Main Street (Ana cadde, reel ekonomi) kaptanlarını uyardı:   “Zenginlere salacağım vergiyi, benim başkanlığım hiç hoşunuza gitmeyecek”.

Yarın hiç hoşunuza gitmeyecek, Kardeşlerim. Çünkü biz bugünü mangal yaparak, parklara-bahçelere üşüşüp sosyal mesafe ve korunma önlemlerini hiçe sayarak israf ettik.

İstanbulAnalytics Temmuz öngörüleri:  Dönüm noktaları

 

FÖŞ anlattı: Temmuz: Ekonomilerde Umutların Tükendiği Ay

 

Merkez Bankası eski Başkanı Durmuş Yılmaz  ve Ekonomist Saadet Büyük söyleşisi

VOX: COVID-19 sonrası dönemde bankacılık değişiyor

https://twitter.com/AtillaYesilada1

Yorumlar

Diğer Yazarlar

Yazarın Diğer Yazıları