Sosyal Medya
**8*

FÖŞ yazdı: Piyasalar ve dünya ekonomisi zıt yönlere gidiyor

27 Mayıs 2020

Biz Bayram tatilinde her sabah yeni vergilere ve darbe iddialarına uyanırken, dünya borsaları da davul zurnayla… kutluyordu.  Ama neyi kutluyordu?  Tevatür muhtelif. ABD’den gelen beklentiyi aşan veriler?  Aşı bulunmuş, aşı.  Fed ve AMB ölümüne kadar arkamızda, haydin yallah mala hücum?  Dünya ekonomisi “V”’nin sol bacağından indi, şimdi  hızla sağ bacağından çıkıyor?

Yok valla. Dünya ekonomisi perişan durumda. Bu sabah yine google’de mutad Türkiye’yi batıracak kötü haber aramamı yapıyorum, şöyle bir global büyüme raporlarına da göz attım.   Fitch ve Oxford Economics 2020 global büyüme tahminlerini aşağı çekmişler. Aşağıda da OECD öncü göstergeleri var. Bunlar OECD üyelerinde ekonominin gidişatını 6-9 ay önceden kestiriyor. OECD’nin yorumu:  Göçük var, göçük.

 

 

 

Artık ekonomistler arasında dünya ekonomisinin 2022’den önce kriz öncesine döneceğini düşünen pek kalmadı. Ayrıca, iki önemli sorunla daha karşı karşıyayız. Birincisi, ABD-Çin gerginliği. İkincisi, salgın bitmedi ki, ekonomik toparlanmadan bahsedelim.

Dünya ekonomisi niye kolay eski haline dönmez? İlkin, hanehalkının tüketim örgüleri değişti. Sosyal kısıtlamalar hala devam ediyor ve Dünya Sağlık Örgütü “ikinci dalga her an başlayabilir!” diye ihtar ediyor. Herkesi kasmaz bunlar tabii, ama dünya toplumunun belki yarısı artık daha fazla tasarruf edecek ve daha az ev dışında zaman geçirecek. Eğlence, yemek-konaklama, havacılık,  mağaza perakendeciliği, spor faaliyetleri, turizm uzun süre ağır yaralı “entübe”  kalacak.

Fed guvernörü James Bullard’ı okuyorum, “ABD’de sene sonunda işsizlik oranı %10’un altına iner” diyor. Yahu, sene başında %4’tü be!   Bullard’ın bir teşhisi Türkiye için de kritik:  “90-120 gün kapalı kalan işletmeler kapatır dükkanı” diyor. Düşünün, bizde iş yapamayan kaç küçük büfe, esnaf lokantası, mağaza, otel batacak?

Neyse, salgın bitti diyelim. Dünya Sağlık Örgütü yanılıyor diyelim.  Hemen arkasından ABD-Çin Soğuk Savaşı başlıyor. Evet, bu artık Ticaret Savaşı değil, resmen Soğuk Savaş. ABD ve belki de tüm “Batı Medeniyeti” Çin’in yanlız ekonomilerine değil yaşam tarzlarına da bir tehdit teşkil ettiğini çaktı. Bu olayın siyasi boyutu. Ama, ekonomik alanda, yeni karşılıklı yaptırımlar, Çin’den başlayan ya da geçen her tedarik zincirinin yeniden konfigüre edilmesi? Dünya Çin’e bağımlılığı azaltırken de çıktı kaybedecek.

ABD-Çin kapışması Trump başkanlık seçimini kaybetse de bitmez, Biden de artık Çin’e dur deme taraftarı. Batı’nın argumanı Çin’in her fırsattan yararlanarak hem kültürel hem de ekonomik emperyalizm uyguladığı. Beijing’in argumanı ise Batı’nın kendi kopyası, uysal ve ehil bir Çin istediği.

 

En önemli neden. Salgın bitmedi!

 

 

 

 

 

Ülke/bölge Toplam vaka sayısı En son gün vaka sayısı
Dünya 5.6 milyon 94.565
ABD 1.681 milyon 18.611
Hindistan 151.667 6.387
Rusya 362.342 8.915
Brezilya 391.222 16.324
Meksika 74.560 3.455
Afrika 115.345 3.998

 

Bu ülkeleri seçtim, çünkü ABD dışında her birinde günlük vaka sayısı henüz yataya geçmedi. ABD’de ise düşüyor, fakat bir çok eyalet kısıtlamaları daha yeni kaldırdı, bir ay içinde ikinci dalga bekliyorum.

Fon yöneticilerinin anlamadığı bir şey var.  Dünyada büyümenin yarısı artık Gelişmekte Olan Ülkeler’den geliyor. Bu ülkeler normalleşmedikçe, dünya ekonomisi toparlanamaz. Nitekim Fitch Mayıs raporunda GOÜ için 2020 büyüme tahminini 2.6 puan eksiye çekti!

Peki o zaman piyaslar niye davul-zurna bayram ediyor?   Nobel ödüllü finans uzmanı  (ekonomist değil aslında) Robert J Shiller’in yeni kitabı “Narrative Economics : How Stories Go Viral and Drive Major Economic Events” (Hikayeler Ekonomisi: Nasıl bazı hikayeler hızla yayılıp major ekonomik süreçleri etkiliyor?) kitabını öneririm.  Ben okumadım, ama Bloomberg’te Shiller’le bir söyleşi dinledim. Özetini de okudum.   Örnekle anlatmak çok kolay: “Aşı yakında insanlığın hizmetine sunulacak” diye bir haber çıktı Avustralya’da bir gazetede (gerçek hikayedir), dünya medyası bu karanlık günlerde güzel haber arıyor, anında tercüme ve manşet. Ardından sosyal medya kullancıları da Facebook’ta, yok Twitter’de paylaşmaya başlıyor. Bir süre sonra, hikaye fon yöneticilerinin de kulağına geliyor. Bu şahısların işi risk almak . Ve şu anda getiri kuraklığından dilleri borazan gibi şişmiş. Anında risk alıyolar. Farma hisseleri uçup gidiyor.

Bu analiz tamamlamak için fon yöneticilerinin davranış biçimini de modellemek lazım. Artık uzun vadeli düşünen ve yatırım yapan müşteri pek kalmadı. Herkes 1-2 çeyrek içinde  katılım sertifikasını aldığı fonun endeks ortalamasının üstünde prim yapmasını istiyor. Yapmazsa, sertifikalarını itfa edip, başka kapıya gidiyor. Ya da endeksleri taklit eden pasif fonlara geçiyor. Bu yüzden fon yöneticilerinin üstünde korkunç bir performans baskısı var. Rasyonel olarak şu hesabı yapıyorlar:  ABD 10 yıllık DİBS’de pozisyon alsam, yıllık getiri 70 baz puan, müşteri tükürükle boğar beni. Ya GOÜ’e gidip yüksek getirili tahvil alacağım ya da belki prim yapar diye ucuz kalmış ne hisse senedi varsa.  Eğer risk almazsam, kesin kovulacağım. Risk alırsam belki işimi muhafaza edebilirim.

 

Bu bir çaresizlik rallisi yani. Tabii bunları yazmak teşhisten ibaret.  Ralliler biter mi?  Yoksa 2022’de dünya ekonomisi normale dönünceye kadar böyle idare eder miyiz?  Biter. GOÜ’de temerrütler, ABD veya Avrupa’da ikinci dalga, aşı deneylerinin başarısız çıkması ya da ABD’nin Çin’e yeni yaptırımlar uygulaması en hayalperest fon yöneticisinin bile ayaklarının yere değmesini sağlar. Bu risklerin bir ya da belki hepsi Haziran ayı içinde gerçekleşecek. Bakalım Fed parçalara ayrılan yap-bozu yeniden birleştirebilecek mi?

 

Dünya resesyonla mali kriz arasında titriyor

 

Fitch’den yeni GDP tahminleri:  2022 ortasına kadar eskiye dönmeyeceğiz

 

Biz tatildeyken, global piyasalar coştu

 

YKB Yatırım:  Makro Düşünceler

 

 

https://twitter.com/AtillaYesilada1

Yorumlar

Diğer Yazarlar

Yazarın Diğer Yazıları