Sosyal Medya

FÖŞ yazdı: Merkez Bankaları’yla nereye kadar?

19 Haziran 2020

İkinci vatanım Fiji Adaları’nda çok kullanılan bir atasözü vardır:  “Kokteyl kasesi mutfağa gidince, ne halt edeceğiz? (What the frig are we gonna do when someone takes away the punchbowl?)  Maalesef doğrudan tercümesi pek anlamlı değil, çünkü bizim toplumumuz lümpen içki alemlerinde bir çok alkollu içeceği dev bir kaseye karıştırıp, misafirlerin de kepçeyle plastik bardaklara döktüğü bir kültüre sahip değil. Ama Fiji’de çok yaygın olan bu parti adeti, parti esnasında çakır-keyif birbirine kur ve jest yapanların ayılınca başına gelecekleri anlatır.

Halihazırda, kokteyl kasesini dolduran Merkez Bankaları. Geçen hafta piyasalar 2 gün tökezledi, Fed hemen devreye girip “Şşşt, gençler, unutmayın ha, ben kurumsal tahvilleri satın alıyorum artık” diyerek kaseye 2 litre daha Yukon Jack (60 derece alkol, gerisi de…ilk bardağı içince gerisi nedir diye sormuyorsunuz, merak etmeyin). Bank of England da eski sömürgesi, ne oldum budalası Amerikalılar’dan geri kalır mı?  Majestelerinin yüksek himayesinde 100 milyar Sterlin halis  yıllanmış skoç viski boca etti kaseye.  Tabii, aşırı milliyetçi bir vatansever olan ve sık sık Jan Dark kılığına girerek bu tür partilerde boy gösteren Kiristin Logar da bu meydan okumalara sessiz kalamazdı. Dün Avrupa Merkez Bankası bankalara EKSİ  YÜZDE BİR faizden 3 yıl vadeli 1.3 trilyon, EVET TRILYON, Euro kredi dağıttı. Hani bizde de bir laf vardır:  “Add from its sauce, too (Suyundan da koy).

Tabii borsalar ralli yapar, ülkesi coronadan Zombiland’a dönen, Rus, Brazilya, Hindistan para birimleri ve tahvillerine alım gelir. Bir fon yöneticisi, adını hatırlamıyorum, daha doğrusu unutmaya çalışıyorum “30 yıllık kariyerimde Gelişmekte Olan Piyasalar’da böyle fırsat görmedim, koşun, alın” diye hömkürüyor  Financial Times’da.

Ehh, papaz ayuverda yapar da, cemaat yogadan geri kalır mı?  Aralarında Sevgili TCMB’nin de bulunduğu 14 Gelişmekte Olan Ülke Merkez Bankası da “Ya öyle mi, bizim neyimiz eksik?” diye darphaneyi hafta sonu da nöbette tuttular.  Yahu, benim 6 yılı üniversite hoacalığı olmak üzere 36 yıllık kariyerim var,  piyasaların böylesine ahlaksızlık ve açgözlülüğe teşvik edildiği bir ortam görmedim. Adeta kiliseye günah çıkartmaya gitmişsiniz, eşinizi aldattığınız için. Rahip “Yavrum, bir kerecikten bir şeycikler olmaz. Sen bir kaç düzine daha zina işle de, sonra gel” diyor.

Bakın, rezerv para merkez bankalarını da suçlamıyorum. Hükümetlerin görevini ihmal edip halk ve şirketleri beslemediği, Dünya sağlık Örgütü denen hödükler sirkinin her gün Covid-19 hakkında zıt fetvalar verdiği bir dünyada yaşıyoruz. Yine, üçüncü vatanım olan Barbados’ta çok sık kullanılan bir deyim vardır:  “It is a dirty job, but somebody gotta do it”. Yani, “evet pis bir iş bu, ama birileri yapmak zorunda”.

Bugün kafayı ünlülerin anektodları ve atasözlerine taktım, bir tane de rahmetli hocamız Rudiger Dornbusch’tan patlatayım:  “Mali krizler umulandan çok geç başlar, ama başladı mı da, tutamazsınız”.

Gelişmiş ve Gelişmekte Olan Ülkeler kokteyl kasesi kalkınca değişik sorunlar yaşayacak. Gelişmiş Ülkeler’de halen hafiften başlayan deflasyonun 2ci Dünya Savaşı’ndan bu yana en yüksek enflasyona dönüştüğünü göreceğiz.  Borsaların bir gece panik atağına kapılıp, yatırım bankalarından, fonlara, borçlu şirketlere kadar önüne çıkan herşeyi süpürüp götüren bir sel gibi akıp güvenli limanlara kaçtığını göreceksiniz. Altın, İsviçre Frangı, Jyen’i ve belki de ABD doları aniden kıymete binecek.

Gelişmekten Olan Ülkeler’de de enflasyon patlayacak, ama daha öncesi çok keskin devaluasyonlar göreceğiz. “30 yılın en büyük fırsatından” yararlanarak sağlık sistemlerine yatırım ve ekonomik-siyasi reform yapmak yerine bedavadan borç alıp,  kovayla gelen sıcak paranın tatlı efsununda yaşarken, bir gecede kuraklık başlayacak. Ardından, ödemeler dengesi krizi.

Kokteyl kasesinin kalkmasını Fed, AMB ve BoE’nin para basmaktan vazgeçmesi olarak görmeyin. Ben hayatımda kullanmadım, ama keyif verici narkotikler kullananlar bilir. Bir kez müptela oldun mu, her seferinde aynı kafayı yakalamak için daha fazla çekmen lazım burnuna o beyaz tozu. Piyasalar için de aynı durum geçerli. Bir kaç aya kalmaz, Fed bilançosunu iki misline çıkartsa da, fayda etmediğini göreceksiniz.

Bu süre zarfında Covid-19 sonra erer, ya da aşı bulunur, dünya ekonomisi dördüncü vitese takarsa, zarar fazla olmaz. Ama, bunlar hayal. DSÖ denen çaresizler sürüsü “Sene sonuna kadar aşı buluruz” demiş. Kardeşim, sen doktor musun, üfürükçü mü? Yok öyle bir şey. Tıp uzmanlarına danışın, hastalığa karşı bağışıklık sağlayan bir aşının onaylanıp piyasaya sürülmesi EN AZ BİR YIL. O aşı da en fazla her sene yaptırdığımız grip aşıları kadar işe yarar. Yani, kimini infleunzadan kurtarır, kiminde fayda etmez. Zaten, yarın aşı eczanelere verilse ne çare?  Salgının kol gezdiği yerler Rusya, İran, Hindistan, Latin Amerika. KİMİN parasıyla milyarca insana aşı yapacan, Babam?

Dünya ekonomisine gelince, 24 Haziran’da IMF’nin yarı-yıl Global Ekonomik Görönüm Raporu’nu okumayın, abdest bozar, uçuk ve şişik yapar. Yahu, sevgili fon yöneticisi, Fed, AMB gibi hükümetlerine meydan okuyan, kafasına makinalı tüfek dayasan anayasal misyonunun dışına çıkmayan asude kurumlar NİYE bu kadar para basar diye sordun mu?  Senin 10 milyon dolara aldığın lüks villayı subvanse etmek için mi para basıyor?  Möt korkusundan basıyor, möt.  Basmazsa, hem ekonomi hem de piyasalar Kara Deliğe düşecek, onları Büyük Hedron Tokuşturucusu bile kurtaramayacak.

Burada Thor’un Kutsal Çekici üstüne yemin ediyorum, bir daha hükümeti, TCMB’yi eleştirirsem beni Fenrir öpsün.

FÖŞ

 

Ekonomide Yaz Başlamadan Bitti

 

Ekonomilerin Kayıp Yılları: 2020-2021

 

FÖŞ yazdı:  Kredi furyası borç krizine gider

 

FÖŞ yazdı:  Tek çiçekle bahar gelmez

 

 

https://twitter.com/AtillaYesilada1

Yorumlar

Diğer Yazarlar

Yazarın Diğer Yazıları