Sosyal Medya

FÖŞ yazdı: Covid-19 Çin laboratuarından mı kaçtı?

18 Nisan 2020

Uzaylılar tarafında kaçırılıp uzun süre köle olarak kullanılmış, arenada cengaverliğini ispatlayıp yeşil dilberlerle çılgın aşk yaşamış bir birey olarak kesinlikle komplo teorilerine inanmam. Herşey ve herkes bilim tersini ispat edinceye kadar masumdur. Ama bilim ispat etmez, sadece yalanlar. Yani, masumiyet karinesi ebediyen baki olup, suçlamalar her zaman yalanlanmaya açık olduğu için Alaattin Çakıcı şimdi hür bir birey olarak aramızda dolaşmaktadır.

Bazı komplo teorileri var ki, gerçekliği ispatlanamasa dahi, uluslararası ilişkilerde kriz yaratma ihtimali yüksek olduğu için benim gibi namı Güneş Sistemi’ni aşmış ve Samanyolu’nun dışına taşmış, Macellan Bulutları’na ulaşmış bir yazar tarafından değerlendirmeye alınmaya hak kazanmıştır. ABD istihbarat ajansları Covid-19 virüsünün Çin’de bir viroloji araştırma laboratuarından yanlışlık eseri kaçtığına dair “kesin bulgular” elde etmişler. Bu veteran ekip daha önce de Saddam’ın kimyasal silahlarını keşfeden ekip olduğu için güvenilirlikleri şüphe götürmez. Kurgu şöyle. Çin biyolojik silah geliştirme niyetinde değil. Hayvandan insana taşınabilecek virüsleri önceden tespit edip, aşı geliştirmeye, böylece tıpta  da ABD ve AB ile sidik yarışına girebileceği dünya-aleme ispatlamaya çalışıyor. Velakin, gönlünü aşk bürümüş bir stajyer laborant kızımız vürüsle biraz fazla haşır neşir olunca enfekte olup erkek arkadaşına da bulaştırıyor. Ve…. 3 ay sonra 2 milyon kişi hasta, 200 bin kişi de sizlere ömür.

Tabii, Beijing bu iddiayı kesin bir dille yalanlıyor. Ortada şüphe uyandırıcı deliller ABD istihbarat teşkilatlarından gelenler değil. Tamam, ABD maşasıyım ama ben de tüm Amerikalılar gibi istihbarat örgütlerinden nefret ederim. Deliller Çin’in virüsün sıfır noktasını çok çabuk teşhis etmesi ve salgın başladığında çok hazırlıklı davranması. Bu “hazırlığa” salgın hakkında Politbüro tarafından hoş karşılanmayan sosyal medya paylaşımı yapan bahtsız vatandaş-gazetecileri tespit, teşhis ve derdest edecek yazılımlar da dahil.

Çin laboratuarı komplo teorisiyle hiç bir alakası yok, ama Perşembe günü Beijing’in Wuhan’da ölenlerin sayısını ”yukarı revize etmesi” de   ”bu sinsi Asyalı’lar bizden bir şeyler gizliyor” şüphesini pekiştirdi.

Hikayenin bundan sonraki kısmı tam bir Hollywood spy-thriller. Trump FOX NEWS’da yayınlanan bir “özel dosyaya” dayanarak açıkça Çin’i “bilgi gizleyip” ABD’de ölümlerin artmasından sorumlu olmakla suçladı. Kongre’de bir takım aklı evveller de Çin devletini Amerikan vatandaşlarının uğradığı maddi ve manevi zararlardan sorumlu tutacak bir yasa hazırlığı girişiminde. Bu teklifin son durumunu bulamadım, Odin’e dua ediyorum, vazgeçmişlerdir. Yoksa sonuçları Ticaret Savaşı’nın 50 Tonu’nda 150 kez daha gri olur. Mahkeme kararıyla Çin’e ait tüm menkul ve gayrımenkullere el konulabilir tazminat olarak.  Sadede geleyim. Salgın bittiğinde ABD-Çin rekabeti “kavgada yumruk sayılmaz” usulu yeniden başlayacak. Eğer Trump Kasım’da yeniden seçilirse bu rekabetin erişeceği (düşeceği) belden aşağı boyutun finansal piyasalar ve dünya ekonomisinde oluşan zararı ikiye katlayacağından da eminim.

Durun, daha bitmedi. Çin laboratuarından şüphelenen bir tek Trump değil. Macron da ikirciklendi. Avrupa zaten uzun süredir Çin düşmanlığı kervanına katılmak için fırsat kolluyordu, fakat Trump’a karşı canlarını savunmaktan vakit bulamıyorlardı. Şimdi eldivenleri çıkartıp, yumruklarına tükürdüler. Bundan sonra Huawei’nin Avrupa’da 5G satması çok zor. Belki 5N1K satar.  Avrupa artık Çin’li şirketlerin M&A’ları yani şirket ve varlık satınalmalarına da çok yakından müdahale edecek. Trump’ın tam anlamıyla suyunu çıkardığı “stratejik endüstrilerde Çinli parmağı istemiyoruz” kuramı Avrupa’ya da sıçradı.

Zaten, Çin’de karantina nedeniyle uzun süre istop eden üretim Beijing’in tüm tedarik zincirlerinin parçası olma ya da bir kısmını Çin’den geçirme stratejisinin dünyanın geri kalanı için ne denli tehlikeli olduğunu ortaya koymuştu. Şimdi, gerek devletler gerekse çokuluslu şirketler Xi Jinping’i fazla kızdırmadan tedarik zincirlerini Asya dışına çıkartmaya çalışacaklar. Yine sadede geleyim. Salgın bitince, AB de Çin’le çok açık bir rekabet içine girecek. Dünyanın Batı ve Rusya-Çin olarak iki bloğa bölünmesi olasılığı iyice yükseldi.

Türkiye olarak stratejik planlamanın da bu yeni jeopolitik haritaya göre yapılması doğru olur. Rusya’yla sıkı fıkı ilişkiler kuran bir ülkenin Avrupa’nın tedarik zincirine %100 katılabileceği veya AB’nin peşinde olduğu yeni güvenlik mimarisine dahil edileceğine emin değilim. Güvenlik mimarisi derken, bunun yalnız silahtan ibaret olmadığı, istihbarat paylaşımından siber savaşta kullanılan çok yüksek teknolojili yazılımlara kadar geniş bir alanı kapsadığını hatırlatayım. Belki de Türkiye’ye Çin’den daha az yatırım alması ve Huawei’yi dizginlemesi için nazik baskılar da gelecek.

 

Covid-19 sonrası dünya düzeni hakkında sürekli okuyorum, ama daha kafamda somut sonuçlar canlanmıyor. Çünkü, evren büyük ölçüde tesadüfi. Wuhan’da   laboratuardan çıkarken hapşıran bir stajyer, İngiltere Başbakanı Koca Boris’i yatağa düşürebiliyor.

 

FÖŞ

 

 

Dünya resesyonla mali kriz arasında titriyor

 

İran Parlamentosu raporu:  Korona ölümleri doğru sayılmıyor, vaka sayısı 600 binden fazla olabilir

 

Koronadan sonra ticaret kolaylaşacak

 

FÖŞ yazdı: Gelişmekte Olan Ülkelerde salgın daha yeni başlıyor

 

https://twitter.com/AtillaYesilada1

Yorumlar

Diğer Yazarlar

Yazarın Diğer Yazıları