Sosyal Medya

FÖŞ yazdı: Bir Jeo-Patolojik risk olarak Trump

8 Temmuz 2020

Dün ABD Dünya Sağlık Örgütü’nden çekilme sürecini başlattığını açıkladı. Böylece anti-Mesih Trump’ın yalnız kendi ülkesine değil, dünyada ahenk ve düzene yaptığı düşmanlıklara bir yenisi eklendi. Zatıalileri ayrıca koronavirüs ve iklim değişikliğine de inanmıyor. Putin’i Avrupa Birliği’ne tercih eden çok kıymetli bir zattan bahsediyoruz, Dostlar. Ama Trump’ın fanilere yaptığı eziyetler daha yeni başlıyor.

Trump’ın umursamazlığı yüzünden Covid-19 ABD ekonomisini boğacak.  Seçim kazanmak için her türlü kolpoya başvuracak Trump, önce piyasalarda sonra da dünya ekonomisinde dev sarsıntılara yol açacak.

Çok tehlikeli bir dünyada yaşıyoruz. Kara Kuğular artık tek tek değil, geniş sürüler halinde üstümüzde uçarak, leş kargaları gibi gözlerini gagalayacak kurbanlar arıyor. Türkiye de bu kurbanlar arasında yer alabilir, çok dikkat. Ama ben Trump’a odaklanmak istiyorum. Yoksa, Çin’in bir eyaleti olan İç Moğolistan’da kara veba vakaları ve ABD’de tavşan neslini kırıp geçiren “tavşan ebolasından” da bahsebilirdim. Tavşan ebolası ve Çin’de domuz çiftliklerini kırıp geçiren ateşli veba her an insana sıçrayabilir.

Ama, hey, bizi kasmaz değil mi?  Yakarız bir mangal, iki tavuk kanadı, bir de ayran ya da iki duble rakı ve bol karpuz, atlatır gideriz.

Dün Covid’e inanmayan Brezilya’nın maço lideri Bolsonara da elim hastalığa yakalandı. Kendisine geçmiş olsun dilerken, Latin Amerika devinde hasta sayısının 1.6 milyonu geçtiğini de hatırlatırım. ABD’de ise günlük vaka sayısı 50 binin üstüne yerleşti. 4 Temmuz Cumhuriyet Bayramı kutlamalarından 2 hafta sonra 100 bin zirvesi sınanır.

ABD nüfusunun %30’nu temsil eden Teksas, Florida, Arizona ve Kaliforniya’da yeni karantina ve sosyal hareketlilik kısıtlamaları başlıyor. Salgının ilk aşamasında istihdam kayıpları Türkiye’de olduğu gibi dar gelirlileri ve hizmet sektöründe çalışanları vurmuştu. Tam turizm sezonu ortasında bu 4 dev Güney Eyaleti’nde salgının hortlaması hem istihdam kayıplarını artıracak, hem de hanehalkının hastalanma korkusunu azdırarak tüketim harcamalarını yeniden baskılayacak. Bunlar şahsi müşahedelerim değil bu arada. Financial Times yazarı Gavyn Davies ve Fed Atlanta guvernörü Bostiç’den araklıyorum görüşleri.

Mesela, Davies’in incelemesine göre, Mayıs’da yıllık %9 temposunda genişleyen özel tüketimin hızı Haziran’da %0.2’ye düştü.  Dışarda yeme-içme göstergesi olarak da restoran websitesi OpenTable’da rezervasyonların yeniden azalmaya başlamasını örnek olarak gösterebilirim.

Tüm bunlar Trump’ın suçu. Çünkü koronavirüs’ün milli bir tehdit olduğuna inanmıyor. Onu kızdırmaktan korkan Cumhuriyetçi vekiller ve valiler de etkin sosyal korunma önlemlerine yanaşmıyor. ABD’de resesyonu 2 ay kadar geciktirecek yeni bir nakit desteği paketi Senato’da. Temsilciler Meclisi $3.5 trilyon, Cumhuriyetçiler’in kontrolündeki Senato ise sadece $1 trilyon harcamak istiyor.

Ama, $3.5 trilyon da harcansa, halkın psikolojisi bozulduğu zaman, o gelir tüketilmez. Nitekim tasarruf oranlarında tırmanışın kaygı verdiğine dair 3 makale okudum. Halkın moralini bozan sadece Covid-19 vakalarının hızla tırmanması değil. Irkçı beyazlar ve zencilerle  müttefikleri liberal insan hakları savunucuları arasındaki çekişme  savaşa dönüştü. Millet artık punduna getirdi mi, karşı ırktan ya da görüşten birini yakalayıp sokak ortasında vuruyor. Bu şaka değil. Açın yahoo.com’u ilk 3 haberden biri cinayete kurban giden zenciler, ama artık beyazları da vuruyorlar.

Trump bu kavgayı yatıştırmayı denemediği gibi, kendi tabanını sağlam tutmak için sürekli radikal solcuları temizlemekten bahsediyor. Özetle, Kasım seçimleri yaklaşırken, ABD ekonomisinin bir kez daha resesyona girmesi şaşırtıcı olmaz. Biden ve Türkiye’ye geçmeden önce, ABD’nin resesyona girmesinin anlam ve önemini açıklayayım.

Dün AB Komisyonu kıtanın ekonomik daralma tahminini %8.3 olarak yukarı revize etti.  Çin’de ekonomi toparlanamıyor.  En önemli sorunlardan biri de yapısal işsizlik. Corona işgücünün en yüksek ücretli işlere yerleşmesi için şart olan sosyal mobiliteyi kalıcı olarak etkilerken, emek-yoğun ve ihracata yönelik sektörlerde ve hizmetlerde ilki dış talep, ikincisi iç talep eksikliğinden toparlanamıyor. Japonya’da Mayıs özel tüketim yıldan-yıla %16 düştü. Doğru, ekonominin kapalı olması bu gerilemede önemli rol oynadı, ama Japon Macro Advisors’ın senaryolarına göre 2020’de özel tüketim %5-11 arası daralabilir. Ehh, Brezilya ve Hindistan Covid’e teslim, ABD, Japonya ve AB sert fren atmışlar, dünya ekonomisi ve piyasaların geleceğini siz düşünün artık.

ABD seçimleri hakkında tahmin yapmam, çünkü ırk savaşlarının orta sınıfı korkutup oyları Trump’a akıtması anketlerin  yanılması için bir neden. Ama tüm anketlere göre Biden 9 puan kadar önde ve arayı açıyor.

İşte burada Türkiye’nin sorunları başlıyor. Erdoğan Trump’a büyük yatırım yapıp  karşılığını da gani gani aldı. Ankara şimdi kara kara Biden başkanlığı dönemini düşünüyor. Ve korkuyu bastırmak için mezarlıkta ıslık çalıyor. Bu tutumun en güzel örneğini dün SABAH’ta yayınlanan Burhanettin Duran makalesinde bulabilirsiniz:

“Zira bazı dinamik çevrelerin ABD’deki başkanlık seçimlerini beklediği, Trump’ın seçilemeyip Demokratların iktidara gelmesi durumunda Türkiye üzerinde Transatlantik ittifakın baskısının artacağını hesap ettiği biliniyor. Washington’un “yeni bir demokrasi promosyonu” söylemiyle Ankara’yı da sıkıştırmasını umuyorlar. Böylece erken seçim ortamının oluşmasını bekliyorlar. Bu yaklaşımın temel iki hesap hatası var.

İlki, Başkan Erdoğan’ın gücü ve Cumhur İttifakı’nın dayanışması, dış konjonktürün Türkiye’yi hedefleyen politikalarını yönetebilecek bir kıvamda. Suriye, Irak, Doğu Akdeniz ve Libya dosyaları buna örnek.AK Parti, tüm iktidarı boyunca dış-iç politika etkileşimini yönetmede geniş bir tecrübe sahibi.

İkincisi, Trump’ın kazanmak için her şeyi seferber edeceği aşikâr. Koronavirüs salgınını kötü yönetmesi ve artan işsizlik sebebiyle salıncak eyaletlerde ve güneyde desteği düşüyor. “Maske takmak” üzerinden “kültürel bir kutuplaşmaya” yönelmesinin sebebi ise Evanjelik oyları konsolide etmek. Bağımsızlık Günü mitinginde “ABD’nin aşırı solcu faşizm kuşatması altında olduğunu” ve “ırkçılık karşıtı protestocuların siyasi sistemi tehdit ettiğini” savunması Trump’ın kazanmak için bütün hamleleri yapacağını gösteriyor. Trump’ın hamleleri seçimleri almaya yetmez ve Demokratlar kazanırsa hem ABD iç siyasetinin kutuplaşması hem de Çin ile “soğuk savaş” sebebiyle işleri toparlamaları hayli zor olacak. Olası “Trump sonrası dünyanın” Clinton’ın başkan olması durumunda karşılaşacak dünya olmadığı açık. Çin, AB, Hindistan, Rusya, İran, Suudi Arabistan ve Türkiye ile ilişkiler yeni bir güç denklemiyle yüzleşmek anlamına gelecek. Bugünün dünyası Trump öncesine dönüşe imkân vermiyor”.

Veriyor, Burhan Abi, veriyor. Hem de nasıl veriyor, bir bilsen, dudakların uçuklar.  Biden’ın ilk işi ABD’nın açık ve gizli düşmanlarını hizaya getirmek olacak.  Siz bu listelerin hangisinde olacaksınız?  Biden bir tek New York’da görülen Halkbank davasına müdaheleden vazgeçsin, finansal sistem darmadağın olur.

O zaman “Bize dokunmayan Şeytan bin yıl yaşasın” Reel Politik düsturuyla, Trump’ın yeniden seçilmesi için dua edelim.

 

Temmuz: Ekonomilerde Umutların Tükendiği Ay

 

Euro-bölgesi’nden kötü haber:  Resesyon çok derin

 

BM: Dünya ekonomisi yüzde 5,2 daralacak

 

Bloomberg: Asansörle aşağı inen dünya ekonomisi dik merdivenlerden geri çıkıyor

 

https://twitter.com/AtillaYesilada1

Yorumlar

Diğer Yazarlar

Yazarın Diğer Yazıları