Sosyal Medya

Dünya Ekonomisi

COVID-19’dan sonra: Değişik bölgelerde değişik tür toparlanmalar olası

Çin ekonomisinde toparlanmanın “U” şeklinde olması muhtemel ve Çin ile kapsamlı ticareti olan bazı Doğu ve Güneydoğu Asya ekonomilerinde de benzer bir toparlanma olası. Bazı servis yoğun Avrupa ülkelerinde toparlanma “L” riski altında.  ABD de aynı nedenden dolayı “L” riski altında. En büyük soru işareti, virüsün (henüz) çok ciddi bir etkisi olmadığı büyük gelişmekte olan ülkeler üzerinde.

COVID-19’dan sonra: Değişik bölgelerde değişik tür toparlanmalar olası

U, W veya L? Hayır, bunlar bir kelime bulmacanın veya bir çeşit kriptografi biçiminin cevapları değil. Mevcut küresel ekonomik gerilemenin, 2000’lerin sonlarındaki mali krizde olduğundan çok daha kötü daralmasının beklendiğini açıklayan harfler. Her harf, GSYİH’de toparlanmanın bir grafikte nasıl görüneceğini temsil eder.

Dünya ekonomisi zaten GSYİH’da keskin bir düşüş ve işsizlikte hızlı artışlar yaşarken, tahmin yapanlar etkinin ne kadar büyük olacağını ve ne kadar süreceğini çözmek için mücadele ediyor. IMF Baş Ekonomisti Gita Gopinath tarafından bildirilen projeksiyonlar, dünya ekonomisinin sadece üç ay önce yüzde 3,3’lük büyüme tahmini yerine 2020’de yüzde 3 küçüleceğini gösteriyor. Virüs olayında erken bir zirve (ve dengeleyici politikaların başarılı olduğu) varsayıldığında, IMF’ye göre 2021’de küresel ekonomi yüzde 5,8 büyüme sağlayarak güçlü bir şekilde iyileşecek.

Kriz, kasıtlı bir politika eylemi olduğu için istisnai bir durum. Ekonominin önemli bölümlerini hazırda bekletme moduna sokarak amaç COVID-19’un yayılmasını engellemek için ekonomik ve sosyal etkileşimleri azaltmak bilindiği üzere. Sembollerin her birinde bu, büyümede aşağı doğru salınımla başlıyor. Bununla birlikte, hükümetler normallik için mümkün olan en kısa sürede normale geri dönme konusunda ciddi bir baskı altında.

“V” en iyimser senaryo. Daralma yani aşağı doğru aşamasını hızlı bir yükseliş takip ediyor: bir tür trambolin etkisi. “U” şekliyse, ilk düşüşten sonra daha uzun bir durgunluk dönemi anlamına gelir, ancak sonuçta trend büyümesine geri dönüş olur.

“W” ve “L” daha endişe verici. Birincisi, kısa süreli bir iyileşmenin ardından ikinci bir enfeksiyon dalgası meydana geldiğinde olabileceği gibi daha fazla bir gerileme olacağını ima eder. Euro bölgesi borç krizi sırasında, birçok ülke bu tür çift dip (hatta üçlü dip) durgunluklardan etkilenmişti.

“L” en endişe verici olanı; kilitlenmelerin ardından ekonomik kapasiteyi sadece askıya almak yerine bir kısmını kalıcı olarak silerse ortaya çıkabilir. Bu etki işçilerin ve yatırımcıların “yara izi” ile daha da kötüleşebilir. Ekonomiler, ilk darbeyle, aşağı yönlü bir büyüme ve trend büyümesi daha düşük bir tabandan başlayacak anlamına gelir.

Çin deneyimi

Tecrit politikalarına ilk giren ülke olan Çin, başka yerlerde neler bekleyebileceğine dair bazı bilgiler sağlayabilir. Tartışmalı bir şekilde de olsa hastalığın tepe noktasını aşmış ve SARS’ın 2003’teki deneyimine sahip olması iyimserlik yaratarak “V” şeklinde iyileşmesi için zemin sağlıyor. Bununla birlikte, COVID-19, büyük ölçüde Doğu Asya ile sınırlı olmaktan ziyade hızla küresel bir fenomen haline geldi ve küresel ekonominin farklı bölümlerinden gelen olumsuz geri bildirimler Çin için zayıflatıcı olabilir.

Bu yazıyı yazarken, ilk çeyrek GSYİH ve diğer birçok ekonomik gösterge açıklandı. “V” nin (veya diğer sembollerin herhangi birinin) ilk aşamasına kesinlikle şahit olduk: 40 yıldan uzun bir süredir ilk kez Çin ekonomisi, bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 6,8 oranında çeyrek bazda daraldı.

Hubei Eyaleti neredeyse yüzde 40’lık bir daralma yaşadı. Manşet rakamların ötesinde, ihracat ithalattan çok daha fazla düştü. İki önemli büyüme motoru olan sabit ve tüketim yatırımları (tüketici mallarının toplam perakende satışlarıyla ölçüldüğü gibi) ilk iki ayda keskin bir şekilde (yüzde 15’ten fazla) düştü.

Olumlu tarafı, Çin ekonomisi Mart ayında toparlanmaya başladı. Özellikle, insanların, arabaların, gemilerin ve fabrikaların otoparkların hareketlerini gösteren uydu görüntülerine dayananlar da dahil olmak üzere tüm göstergeler, çelik ve otomobiller dahil olmak üzere imalat sektörlerinin hizmet sektörlerinden daha hızlı toparlandığını göstermekte.

Pek çok hizmet faaliyetinin, büyük insan gruplarının üretim ve tüketim eylemlerinde bir araya gelmesini gerektirdiği göz önüne alındığında, bu döngü şaşırtıcı değil. Ayrıca, küçük ve orta ölçekli işletmeler (KOBİ’ler) özellikle sert bir şekilde etkilendi ve tüm endüstrilerdeki büyük firmalardan daha yavaş toparlanıyor. Toplu olarak KOBİ’ler, Çin’in GSYİH’sının yüzde 60’ına ve kentsel istihdamın yüzde 80’ine katkıda bulunuyorlar. Hayatta kalmak ve iyileşmek için hükümetten, finansal kurumlardan, iş ortaklarından ve topluluklardan sürekli olarak yardıma ihtiyaç duyuyorlar.

Diğer ülkeler için görünüm

Çin olumlu eğilimler göstermeye devam etse bile, daha korkutucu bir soru, diğer büyük ülkelerin toparlanmayı taklit edip edemeyeceği. 1930’ların Büyük Buhranı sırasında, ekonomiler ve toplumlara verilen zarar çok akut ve uzundu çünkü hükümetler yurtiçinde ve yurtdışında yanlış politikalar benimsedi.  Yurtiçinde, teşvik yerine kemer sıkma önlemleri vardı ve küresel olarak, ticaret engelleri yıkılmak yerine inşa edildi.

İyi haber bu sefer ki krizde büyük ekonomilerdeki hükümetlerin hızla firmaları ve hane halklarını desteklemek için kapsamlı parasal ve mali tedbirler almış olmaları. Yolda sorunlara ve risklere yol açabilecek bu iç önlemlere ek olarak, (ekonomik) yan etkisi olmayan güçlü bir teşvik de, ithal mal ve hizmetlere uygulanan tarifeleri ortadan kaldırmak olacaktır; kısıtlayıcı ticaret politikalarındaki geçici bir duraklama bile firmalara, özellikle KOBİ’lere ve tüketicilere derhal yardımcı olur.

Bununla birlikte, endişelenecek nedenler var tabi.

Birincisi, çoğu OECD ülkesinde kişisel hizmetlerin imalat sektörüne göre çok daha fazla payı olması. İmalat sanayi, Çin ve Güney Kore’de ekonominin yaklaşık yüzde 30’unu, Almanya’da yüzde 20’sini, İtalya’da yüzde 15’ini, İspanya ve ABD’de yüzde 11’ini ve Fransa ve İngiltere’de yüzde 10’unu oluşturuyor.  Çin ile ilgili olarak belirtildiği gibi, bu sektördeki şirketler hizmetlerden daha kolay devam edebilir.

Çoğu zaman, küçük olan kişisel hizmetler sunan işletmeler, tecrit uygulamaları nedeniyle ticareti askıya almak zorunda kaldı ve ne yazık ki bunların birçoğu hayatta kalamayacak.

İkincisi, turizmin önemi. Hem ulusal hem de bölgesel düzeydeki büyük turizm merkezleri gelirde büyük bir düşüş beklemeli.

Üçüncüsü, krizin başlangıcındaki kamu borçlarının ölçeği (İtalya, endişe verici durumların başında geliyor) sonraki finansal istikrarsızlık risklerini etkileyecek.

Dördüncüsü, kilitlenmenin kapsamı ve bazı bölgelerde daha az yoğun olup olmadığı veya tüm ülkeyi etkileyip etkilemediği.

Beşinci olarak, kilitlenmeleri izleyen davranış değişiklikleri. Havacılık, ofis işleri ve bazı boş zaman etkinlikleri için talep “korona öncesi” seviyelerine dönecek mi? Değilse, toplam talepleri karşılamak için diğer faaliyetler genişleyecek mi?

Nüfusun çok küçük bir kısmı virüsden etkilendiyse, muhtemelen daha fazla karantinaya alınması gereken yeni salgınlar meydana gelebilir.

Diğer bir faktör, küresel üretim ve tedarik zincirlerinin toparlanma hızı olacak. Şirketler, endüstriler ve ekonomiler birbiriyle daha bağlantılı olduklarından, herhangi bir önemli bileşen veya bağlantıdaki bir bozulma tüm zincirin bir dereceye kadar bozulmasına yol açacak. Bazı ülkeler krizden sonra “kritik” endüstrileri ülkelerine geri çekmek için güçlü bir teşvike sahip olsalar da, bu tür çabalar pahalı; uygulanması zaman alır ve genel ekonomik verimlilik tehlikeye girebilir.

Daha da önemlisi, toparlanma sürecinde küresel zincirler daha hızlı geri normalleşebilir – şirketler ve endüstriler arasında geniş bir işbirliği olması daha olası – ekonomiler bu sayede büyüme yolunda daha hızlı ilerleyebilir.

Küresel ekonomiyi değerlendirme

Daha ötesi politika yapıcıların teşvik paketlerini sunmada ne kadar başarılı olduklarına bağlı olacak. Tüm bu faktörleri göz önünde bulundurarak, Çin ekonomisinde toparlanmanın “U” şeklinde olması muhtemel ve Çin ile kapsamlı ticareti olan bazı Doğu ve Güneydoğu Asya ekonomilerinde de benzer bir toparlanma olası. Bazı servis yoğun Avrupa ülkelerinde toparlanma “L” riski altında.  ABD de aynı nedenden dolayı “L” riski altında. En büyük soru işareti, virüsün (henüz) çok ciddi bir etkisi olmadığı büyük gelişmekte olan ülkeler üzerinde.

En büyük ve gelişmiş ekonomilerin çoğu az ya da çok yaz aylarında salgını kontrol edip de 2020’nin üçüncü çeyreğinde toparlanma sürecine başlıyorsa, yıl sonuna kadar küresel bir “V” toparlanması mümkün. Bununla birlikte, bazı ülkelerde hâlihazırda gözlemlenen salgının ikinci dalgasının modelleri göz önüne alındığında, bir dizi büyük ekonomide ikinci bir salgın dalgasının oluşması ve dolayısıyla toparlanmada bir “W” görmesi mümkün. Bu da trend üzeri büyümenin 2021’in ilk yarısına veya daha sonrasına ertelenmesi anlamına geliyor.

L şeklinde bir toparlanmayı önlemek ve bunu yapmak için tüm ekonomiler arasındaki işbirliği hayati önem taşımakta. Acaba G20 dinliyor mu?

(Kaynak: Shine / Yazarlar: Iain Begg, LSE’nin Avrupa Enstitüsü’nde profesör ve Dahrendorf Forumu’nun eş direktörü. Qian Jun, Fudan Üniversitesi Fanhai Uluslararası Finans Okulu’nda finans profesörü ve yönetici dekanı.)

Yorumlar

BAKMADAN GEÇME

Benzer Haberler