Sosyal Medya

Borsa şirketleri ve haberleri

Turkcell Şirket Raporu

Kovid-19 sürecinin finansallar üzerindeki etkisinin zaman geçtikçe artmasıyla Turkcell’in güçlü operasyonel performansını sürdüreceğini düşünüyoruz.

Turkcell Şirket Raporu

Salgın sonrası ‘yeni normal’ karlılığı pekiştirecek…

Kovid-19 sürecinin finansallar üzerindeki etkisinin zaman geçtikçe artmasıyla Turkcell’in güçlü operasyonel performansını sürdüreceğini düşünüyoruz. Salgın sürecinde evde geçen zamanın belirgin artış kaydetmesinin data kullanımında yarattığı yükselişin, emtia fiyatlarındaki düşüş öncülüğünde girilen dezenflasyonist patikanın karma mobil ARPU üzerinde yaratacağı baskı karşısında satış gelirleri açısından destekleyici olacağını düşünüyoruz. Gelir parametrelerimizde yaptığımız güncellemeler sonucunda, Turkcell Grup satış gelirleri tahminimizi 2020 yılı için 27,63
milyar TL’den 28,79 milyar TL seviyesine revize ediyoruz. 31,59 milyar TL olan 2021 yılı tahminimizi de 32,70 milyar TL olarak güncelliyoruz.

Salgın sürecinde pazarlama ve satış giderlerinde görülen düşüşe ek olarak, evden çalışmanın getirdiği maliyet avantajlarının güçlü FAVÖK performansının devam etmesini sağlayacağını tahmin ediyoruz. 2020 yılı FAVÖK tahminimizi 11,32 milyar TL seviyesinden 11,84 milyar TL seviyesine revize ediyoruz. FAVÖK marjı tahminimizi de şirket öngörüleri çerçevesinde %40,96 seviyesinden %41,12 seviyesine revize ediyoruz. 2021 yılı FAVÖK tahminimizi de 12,90 milyar TL’den 13,39 milyar TL seviyesine çekiyoruz. Böylece %40,85 seviyesinde bulunan FAVÖK marjı tahminimizi
%40,95 olarak güncelliyoruz.

TVF’nin Telia’nın Turkcell’deki paylarını satın alarak şirketin ana hissedarı olmasını olumlu değerlendiriyoruz. 18.06.2020 tarihinde Telia ve Türkiye Varlık Fonu, Telia’nın Turkcell’deki %24,02’lik hissesinin 530 milyon dolar karşılığında TVF’ye satımına ilişkin anlaşmaya vardılar. TVF’nin hem özel sektörde faaliyet gösteren hem de yurt dışı borsalarda kote bir şirkete yaptığı ilk yatırım olan bu satın alma, fonun Türkiye’nin rekabetçi şirketlerini destekleme stratejisinin bir parçası olarak nitelendiriliyor. 2020 yılında tamamlanacak olan satın alma işlemi sonucunda 15 yıldır ortaklık yapısının karmaşıklığı ve hisse oranlarının neden olduğu hukuki anlaşmazlıklarla çıkmaza giren yönetsel süreçlerin Turkcell’in daha şeffaf hale gelecek olan ortaklık yapısıyla çözüme kavuşabileceğini düşünüyoruz. Ayrıca bu gelişmenin temettü cephesindeki olumlu yansımalarının da etkisiyle hisse fiyatı üzerindeki baskıyı ortadan kaldıracağını düşünüyoruz. Genel olarak bu hamleyi Turkcell’i daha proaktif bir yönetim yapısına kavuşturacağından stratejik anlamda olumlu bir adım olarak değerlendiriyoruz.

Değerleme:

Salgın sürecinin operasyonel performans tarafındaki yansımaları ve şirketin borçluluğunu azaltmaya odaklanmasının beraberinde uygulanan hedging politikası ve küresel genişlemeci parasal adımların desteğiyle karlılığının beraberinde nakit akımlarının da güçleneceğini düşünüyoruz. Bu doğrultuda, Turkcell hisseleri için hedef fiyatımızı 18,74 TL’den 20,60 TL’ye yükselterek ‘AL’ tavsiyemizi sürdürüyoruz.

Ortaklık yapısına ilişkin son gelişmeler

18.06.2020 tarihinde Telia ve Türkiye Varlık Fonu, Telia’nın Turkcell’deki %24,02’lik hissesinin 530 milyon dolar karşılığında TVF’ye satımına ilişkin anlaşmaya vardılar. İşlemin 150 milyon dolarlık kısmı fonun sahip olduğu kaynaklardan karşılanacak olup, geri kalan 380 milyon dolarlık kısmı da Letter One’dan temin edilecek geçici krediyle finanse edilecek. İşlemler sonrasında Letter One’ın Turkcell’deki payı %13,2’den %24,8’e yükselirken, Turkcell hisselerinin %26,2’sine sahip olacak olan TVF, Turkcell’in en büyük ortağı durumuna gelecek. Bu anlaşma öncesinde Çukurova Holding’in Turkcell’deki %13,8’lik hissesi de holdingin 1,6 milyar dolarlık kredi borcuna karşılık Ziraat Bankası’nda teminat olarak bulunuyordu. Diğer bir deyişle, TVF’nin aslında sahibi olduğu Ziraat Bankası üzerinden Turkcell’de halihazırda dolaylı olarak pay sahibi olduğu söylenebilir.

Turkcell’in 16 Haziran 2020 hisse kapanış fiyatına göre hesaplandığında %53 iskontoya işaret eden işlem bedelinin Telia’nın elindeki hisselerin likit olmamaları sebebiyle Turkcell’in hisse fiyatı için bir indikatör olmayacağını belirtmek isteriz. Aksine, 2020 yılında tamamlanacak olan satın alma işlemi sonucunda 15 yıldır ortaklık yapısının karmaşıklığı ve hisse oranlarının neden olduğu hukuki anlaşmazlıklarla çıkmaza giren yönetsel süreçlerin Turkcell’in daha şeffaf hale gelecek olan ortaklık yapısıyla çözüme kavuşabileceğini düşünüyoruz. Ayrıca bu gelişmenin temettü cephesindeki olumlu yansımalarının da etkisiyle hisse fiyatı üzerindeki baskıyı ortadan kaldıracağını düşünüyoruz. Genel olarak bu hamleyi Turkcell’i daha proaktif bir yönetim yapısına kavuşturacağından stratejik anlamda olumlu bir adım olarak değerlendiriyoruz.

Satın alma sonrası ortaklık yapısında yaşanacak değişimler

TVF, Turkcell’deki %26,2’lik payı içerisinde bulunan %15 oranındaki imtiyazlı hisseleriyle Turkcell’in yönetim kurulundaki 9 üyeden 5’ini belirleyebilme hakkıyla şirketin yönetim kontrolüne sahip en büyük hissedarı olacak.

Letter One, şirketteki toplam payını %13,2’den %24,8’e yükselmesiyle en büyük azınlık hissedar haline gelecek.

Turkcell Holding ortak girişimi sona erecek.

Çukurova Holding Ziraat Bankası’na olan borcuna mahsuben tüm hisselerini, Ziraat Bankası’nın da sahibi olan TVF’ye devrederek Turkcell’den çıkış yapacak.

Yönetim kurulundaki 4 üye TVF imtiyazı olmaksızın seçebilecek olmasıyla azınlık hissedarlar daha fazla güç kazanacak.

TVF hakkında bilgi

2016 yılında kurulan Türkiye Varlık Fonu, Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin stratejik yatırım kuruluşudur. 2018 yılsonu itibariyla TVF 223 milyar dolar büyüklüğe sahip olan Türkiye Varlık Fonu Portföyü’nde 8 sektörden 14 şirket ve 2 lisans yer almaktadır.

TVF’nin hem özel sektörde faaliyet gösteren hem de yurt dışı borsalarda kote bir şirkete yaptığı ilk yatırım olan bu satın alma, fonun Türkiye’nin rekabetçi şirketlerini destekleme stratejisinin bir parçası olarak nitelendiriliyor. TVF Genel Müdürü ve Yönetim Kurulu Üyesi Zafer Sönmez yaptığı açıklamalarda, TVF’nin temel görevinin Türkiye’nin stratejik şirketlerine yatırım yapmak olduğunu belirterek, Turkcell’in bu potansiyelini en etkin şekilde ortaya koyması için bu yatırımı yaptıklarını ve yeni dönemde Turkcell’in performans odaklı yapısının ve kurumsal yönetişiminin daha da güçlü hale gelmesi için tüm desteği sunacaklarını ifade etti. Sayın Sönmez ayrıca günümüzde giderek artan teknoloji talepleriyle birlikte Turkcell’in pandemi sonrası dönemde daha da büyümesinin beklendiğini bildirdi. Sayın Sönmez bu işlemle Turkcell’in önündeki tüm yasal problemlerin kalktığını belirtirken, Turkcell bünyesi altındaki dijital servisler ve ödeme sistemleri faaliyetlerinde bulunan alt şirketlerin potansiyellerinin daha çok ortaya çıkacağını da ifade etti. Sayın Sönmez ayrıca Turkcell’in şimdiki piyasa değerinin şirketin asıl potansiyelini yansıtmadığını
vurgulayarak, hedeflerinin şirketin piyasa değerinin 22 milyar dolar seviyelerine ulaşması olduğunu sözlerine ekledi.

26.06.2020 tarihinde TVF tarafından gerçekleştirilen telekonferansa ilişkin notlar

TVF Genel Müdürü Sayın Sönmez telekonferansta Turkcell işlemi öncesinde de fonun telekom sektöründe yatırımları olduğunu ifade etti. TVF’nin Türk Telekom’da %7 oranında azınlık payı bulunurken, Turksat’ın %100’ünün fona ait olduğunu belirtti. Telekonferansta telekom sektörünün stratejik önemine değinen Sayın Sönmez, dünyadaki varlık fonlarının %30’undan fazlasının telekom ve teknoloji sektörlerine yatırım yaptıklarını, Turkcell satın alma işlemini ile TVF’nin de global yatırımcılar ligine girdiğini belirtti.

Turkcell satın alma işleminin karmaşık hissedar yapısını gidererek paydaşlar arasında uzlaşmaya varılmasını sağladığını ifade eden Sayın Sönmez bu işlemi stratejik bir yatırım olarak tanımladı.

Turkcell’in hissedarları arasındaki kontrol probleminin hissedarların hiçbirinin Turkcell üzerinde direkt kontrol hakkına bulunmamasından kaynaklandığını belirten Sayın Sönmez, bu problemin en büyük sonucunun 2011-2015 yılları arasında şirketin genel kurulunun toplanamaması ve temettü kararlarının alınamamasının beraberinde, 2013 yılında SPK’nın devreye girerek yönetim kurulu üyelerini belirlemesi olduğunu ifade etti.

Sayın Sönmez, bu satın alma işlemi sonucunda Turkcell’in ortaklık yapısının sadeleşeceğini ve Citi London’un yediemin olacağı mekanizmada Telia’ya ödenecek 530 milyon dolar tutarındaki paranın Citi London’a yatırılacağını ifade etti. Tarafların geçici bir süreliğine tarafların tüm haklarından feragat edeceğini ve bu süreçte birbirleri aleyhine British Islands’da açtıkları davaları geri çekeceklerini belirten Sayın Sönmez, bu mekanizmanın bir güven göstergesi olduğunu vurguladı.

Turkcell’de uzun vadeli ve aktif bir yatırımcı olacaklarını belirten Sayın Sönmez, performans ve değer bazlı yaklaşımla şirketin doğasıyla uyumlu olarak modern bir şekilde yöneteceklerini belirtti. Sayın Sönmez ayrıca şirketin stratejik planlarının yanı sıra finansal performansının da TVF için kritik olduğunu ifade etti.

Telekonferansta bu satın alma sonucunda üç bağımsız yönetim kurulu üyesinin gerçek anlamda bağımsız olacakları ve SPK tarafından bir atama yapılmasının söz konusu olmayacağı belirtildi. Azınlık hissedarları temsilen de yönetim kurulunda bir üye olacağı ifade edildi.

TVF’nin sahip olduğu imtiyazlar arasında, fonun şirketin yönetim kurulu başkanını ve genel kurul toplantısı başkanını seçme hakkı bulunurken, kalan dört yönetim kurulu üyesinin seçimi, temettü politikasının belirlenmesi ve hissedarlarla ilgili konularda ayrıcalıkları bulunmadığı belirtildi.

Sayın Sönmez telekonferansta yaptığı açıklamalarda, şirketin genel kurulunda oylanması sonrası esas sözleşmede yapılacak değişiklerle hissedarların ön alım haklarını kısıtlanamayacağı ifade ederken, toplantılarda karar alma süreçlerinde yaşanabilecek potansiyel zorlukları engellemek amacıyla ilk toplantıda karar almak için yeterli çoğunluk sağlanamaması durumunda ikinci toplantıda bu kriterin aranmayacağını bildirdi. Ayrıca toplantılarda karar alım süreçlerinde hiçbir hissedarın azınlık hissedarlar karşısında bir üstünlüğü olmayacağını da vurguladı.

Sayın Sönmez genel kurulda bu maddelerin kabul edilmemesi halinde hissedarlar arasında devam edecek problemlerin şirketin hisse fiyatını baskılamaya devam edeceğini ve temettü cephesinde de belirsizliklerin sürmesine sebep olacağını sözlerine ekledi.

Temettü politikasının kritik öneme sahip olduğunu belirten Sayın Sönmez, Turkcell yönetiminin yatırımlarını sürdürürken, temettü dağıtıma konusunda da motivasyonunu sürdürmesi gerektiğini ifade etti.

Turkcell’de uzun vadeli yatırımcı olduklarını vurgulayan Sayın Sönmez, amaçlarının Letter One ile azınlık hissedarlara kulak vermek ve şirketin stratejik planlarını sürdürmesinde yardımcı olmak olduğunu belirtti.

Potansiyel altyapı şirketi cephesinde Turkcell’in dominant bir oyuncu olacağı belirtilirken, bu planın Ulaştırma ve Haberleşme Bakanlığı ve hükümetin 5G yatırım planlarıyla şekilleneceği belirtildi.

Telekonferansta ayrıca, Turkcell’in iştiraklerinin yüksek büyüme potansiyeline sahip olduğu ve satın alma işleminin ardından ilerleyen zamanlarda bu iştiraklerin halka arzının gündeme gelebileceği ifade edildi.

Değerleme Özeti

Turkcell’in 12 aylık hedef piyasa değerine ulaşırken İNA ve Benzer Şirket çarpanları yöntemlerini kullandık.

İndirgenmiş Nakit Akımı modelimiz, 12-aylık 45,73 milyar TL hedef şirket değerine işaret etmektedir. Böylece 12 aylık hedef fiyatını modelimize göre %26 yükseliş potansiyeli ile 20,79 TL olarak bulmaktayız. İNA modelimizde, sonsuz büyüme oranını %7, beta katsayısını 0,87, piyasa risk primini %5,5, risksiz faiz oranını %12,5 ve vergi sonrası borçlanma maliyetini ise %11,7 olarak varsaydık.

Benzer şirket çarpanları yöntemini kullanırken, FD/FAVÖK ve F/K rasyolarından faydalandık. Bu yöntemle şirket değerini elde etmek için her iki rasyo ile hesaplanmış olan piyasa değerlerine eşit ağırlıklar vererek 44,34 milyar TL hedef piyasa değerine ulaştık.

Ağırlıklı ortalama hedef fiyatımıza ulaşmak için İNA ile hesapladığımız hedef piyasa değerine %70, benzer şirket çarpanları yöntemi ile hesapladığımız hedef piyasa değerine de %30 oranında ağırlık verdik. Değerlememiz sonucunda, TCELL için 12 aylık hedef piyasa değerimiz 45,31 milyar TL, hisse başına hedef fiyatımız ise 20,60 TL seviyesinde olup, hissenin şu anki fiyatına göre %25’lik yükseliş potansiyeline işaret ediyor.

 

YASAL UYARI

Burada yer alan yatırım bilgi, yorum ve tavsiyeleri yatırım danışmanlığı kapsamında değildir. Yatırım danışmanlığı hizmeti, aracı kurumlar, portföy yönetim şirketleri, mevduat kabul etmeyen bankalar ile müşteri arasında imzalanacak yatırım danışmanlığı sözleşmesi çerçevesinde sunulmaktadır. Burada yer alan yorum ve tavsiyeler, yorum ve tavsiyede bulunanların kişisel görüşlerine dayanmaktadır. Bu görüşler, mali durumunuz ile risk ve getiri tercihlerinize uygun olmayabilir. Bu nedenle, sadece burada yer alan bilgilere dayanılarak yatırım kararı verilmesi, beklentilerinize uygun sonuçlar doğurmayabilir.

 

Halk Yatırım

Yorumlar

BAKMADAN GEÇME

Benzer Haberler