Sosyal Medya

Borsa şirketleri ve haberleri

Can İlker: Kuyruk Riski ve Kara Kuğular…

Beklentilerden aldığı destekle BIST 100 %2,91 yükselerek 1,279.22 TL’den günü kapadı ve bankacılıkla finans sektörü en çok yükselenler oldu. Dolar bazında endekste dip oluşması ve doların değer kaybetmesi endekste destek oldu denilebilir. Bütün basit ve üstel hareketli ortalamalarının üzerinde seyir enden endeks için 1306.20 – 1340.52 seviyeleri direnç 1257.99 – 1241.33 seviyeleri destek görevi görebilir....

Can İlker:  Kuyruk Riski ve Kara Kuğular…

Covid-19 bir “kuyruk riski”

 

Covid-19’un bir “kuyruk riski” ya da “kara kuğu” olduğunu çoğumuzun kabul ettiğini düşünüyorum. Daha da fazlasını düşünürsek, 2020 yılında “hayatta olmaz” denilen olayların “olabilme ihtimali” olduğunu hatta “gerçekleştiğine” şahit oldu. O zaman İngiltere Genelkurmay Başkanı Orgeneral Nick Carter’ın “yeni bir dünya savaşı riskiyle karşı karşıyayız” sözlerine biraz daha ihtimal vermenin yanlış olmayacağı düşüncesindeyim. Durumu dün araştırırken gördüm ki aynı riskten Çek istihbaratı da bahsediyor.

 

İngiliz orgeneralin dediği gibi, durumlar çok çok kötüye gitmedikçe, Birinci veya İkinci Dünya Savaşları’nda olduğu gibi bir Üçüncü Savaş’ın çıkma ihtimali çok ama çok düşük. Bir gerginlik olma durumunda ise ülkeler artık piyon ülkeler üzerinden çarpışıyorlar. Bu duruma uzaktan birbirlerine ekonomik savaş açmayı veya birbirlerinde iç karışıklığa neden olmayı da ekleyebiliriz. ABD – Çin bunun en iyi örneğidir.

 

Yeni dünya savaşı?

 

Carter’ın 72 bin kişilik İngiliz ordusunu 120 bine çıkartma isteğini ve bunun robotlarla sağlamak istediğini düşünürsek konuşmasının amacı aslında Dünya’yı uyarmak olmadığını anlayabiliriz (Cumhuriyet – Nejat Eslen). Fakat, içinde bulunduğumuz ve yaşadığımız jeopolitik ortamı göz önüne alırsak artık her şeyin olabilme ihtimalini göz önünde bulundurmamız gerekiyor. Örneğin, Pentagon şimdiden olası bir ABD – Çin deniz savaşı üzerinde simülasyonlar yapıyor. Biraz uçuk bir örnek olacak ama World War Z (Dünya Savaşı Z) filmini hatırlarsanız İsrail’in ayakta kalmasının sebebinin en küçük ihtimali (şehrin çevresine zombilerden korunmak için duvar örmüştü) atlamamasından kaynaklandığını hatırlarsınız.

 

 

Ya Trump galip ilan edilirse?

 

İhtimaller dahilinde konuşuyorsak ve hala sıkılmadıysanız sizleri tekrardan ABD’ye bağlamak istiyorum. “Bitmeyen seçim yapmışlar” demenin tam yeri. Biden 279 delegeyle Amerika’nın “seçilmiş başkanı” olma yolunda. Trump’ın Alaska’yı almasıyla delege sayısı 217’ye yükseldi. Fakat, her şeyin açık olduğu ortamda ABD’de hareketlilik bitmiyor. Dün gerçekleşen haberlere göre Georgia’da oylar tekrardan sayılacak ve Michigan’da sonuçların tasdik edilmemesi üzerine dava açıldı. Buna bir de Pennsylvania’da açılan davayı da ekleyelim. Kuzey Carolina, Georgia ve Arizona’da toplam 42 delege bulunuyor. Trump’ın hepsini alma durumunda delege sayısı 259’a yükseliyor. Eğer yeterli kanıt gösterirse davaların kabul olma ihtimali daha da yükselecektir. Bu da Trump’ın elindeki gücü artırarak daha ileri adımlar atmasına neden olabilir. Şimdiden Pentagon’a kendine yakın isimleri atamaya başladı bile. En son Esper’in yerine “ulusal terörle mücadele merkezi direktörü” adı altında yakın bir ismi getirdi.

 

İhtimaller dahilinde düşünmeden edemiyorum. Neden “ulusal terörle mücadele merkezi direktörü”? Gizliden gizliye bir iç darbe mi geliyor acaba? 2020’de sanırım “olmayacak dediğimiz olayları” da normalleştirmeye başlamış olmayalım. Senato’da yarış oylar sayımlarının tekrarlanmasından dolayı devam ediyor. Demokrat Başkan Cumhuriyetçi Senato ve Demokrat Temsilciler Meclisi bize çok zevkli bir ABD izleme şansını verebileceğini düşünüyorum. Sanırım bu durumunda Biden’ın istediği gibi gitmediğini düşünebiliriz. Ne de olsa ufak ihtimaller konuşuyor. Kuyruk riskine acaba iyi olayları da ekleyebilir miyiz? Biden gerçekten Başkan olursa Dünya’daki “popülist diktatörlük döneminin” sonuna gelindiğinin sinyalini alabilir miyiz?

 

Türkiye’de değişik renkli kuğular

 

Yakın zamanlarda Türkiye’de de bir kuyruk riskinin ya da siyah kuğunun gerçekleştiğine tanın olduk. Merkez Başkanı’nın değişmesine alıştığımızı düşünüyorum (normalleşme). Fakat, Hazine ve Maliye Bakanı’nın istifası hepimiz için bir ilkti, iktidar için bile yeni bir olaydı. İstifayla beraber iktidar partisindeki çatlaklar belirginleşmişte olabilir. Ya da istifa Batı’ya yaranmak ve durumları az da olsa toplamak amacıyla planlanmış bir olayda olabilir. Her iki durumda da piyasalar istifayı ve yeni seçilen isimleri pozitif fiyatladı. Özellikle Lütfi Elvan’ın tanındık bir isim, liyakat sahibi, rakamlarla arasının iyi olmasını herkes sevdi. Yine de Ahmet Takan’ın yazısında belirttiği gibi Biden ve Lütfi Elvan’ın Delaware Üniversitesi’nde eğitim aldığını atlamak istemiyorum. Her şeyin gerçekleşme ihtimalinin normalleştiği bir senede neden Elvan’ı kullanarak ABD ve Türkiye arasında ilişki kurulmaya çalışılmasın? Bir “devrem” olmasa da ne de olsa aynı yerde okumuşlar.

 

Gelelim piyasalara

 

Piyasaların yeni gelen isimlere olumlu tepki vermesinden sonra Sn. Erdoğan’ın “ekonomide yeni dönem” açıklamaları da yurt içi ve yurt dışında esen olumlu havayı destekledi. Türkiye’nin risk primi gerileyerek 8 ayın dibini gördü ve Dolar/TL 8,50’den 7,87’ye geriledi. Bence olay Sn. Ağbal’ın rakam ve verilerle arasının iyi olmasından kaynaklanıyor. Böylece durumu daha iyi okuyabilir ve gerekeni yapabilir beklentisi ağır basıyor. Fakat, Sn Erdoğan’ın dediği gibi “gerekiyorsa acı reçeteyi içeriz” kısmını gelir gelmez aksiyon alarak yapsa piyasalara daha fazla güven verebilirdi. Böylece bu sınavı 19 Kasım’a ertelemesine ve herkesin beklentisini yükseltmesine neden olmayabilirdi. Şimdi, eğer gerekeni yapmayıp göstermelik hareket eder, sadeleştirmeden bahsetmez ve hedeflerde gerçekçi bir revizyona gitmezse piyasanın verdiği her şeyi fazlasıyla geri alabilme ihtimali oldukça güçlü. Sanırım bu kuyruk risk kadar ufak bir ihtimalde değil.

 

Biden’ın gelmesine rağmen 14 Kasım’da revize olması gereken Oruç Reis NAVTEX’ini yeniden ilan etmek değişimin pek gerçekleşmediğini gösteriyor. Duruma bir de eğer reform ya da yeni bir döneme geçilecekse bunlardan önce salgına karşı bir tedbir alınması taraftarıyım. Yoksa her zaman olduğu gibi önce pozitif ayrışıp daha sonra negatif fiyatlamalarla karşı karşıya kalacağız. Ne de olsa gelmez gelmez dediğimiz “sokağa çıkma yasağı” 65 yaşlar için 10:00 – 16:00 arası ilk İstanbul ve Ankara’da daha sonra da İzmir de ilan edildi.

 

Piyasalar

 

Beklentilerden aldığı destekle BIST 100 %2,91 yükselerek 1,279.22 TL’den günü kapadı ve bankacılıkla finans sektörü en çok yükselenler oldu. Dolar bazında endekste dip oluşması ve doların değer kaybetmesi endekste destek oldu denilebilir. Bütün basit ve üstel hareketli ortalamalarının üzerinde seyir enden endeks için 1306.20 – 1340.52 seviyeleri direnç 1257.99 – 1241.33 seviyeleri destek görevi görebilir. Kısa vade için 20 günlük üstel hareketli ortalaması olan 1186 seviyesi kırılmadıkça trendin stabil kalma ihtimali yüksek. Günlük indikatörler içinde Williams%R ve STOCHRSI’da çok yüksek bir seviyeyle “aşırı alım” sinyalini vermesiyle RSI’nın 70’in üzerine çıkması gelebilecek kar satışlarını destekleyebilir. Endeks güne yataya yakın satıcılı bir açılışla başlayabilir.

 

Küresel piyasalarda artan vakaların ekonomilerin tekrardan kapanmaya yol açabilme ihtimalinin fiyatlandığı bir gün görüyoruz. Asya endeksleri satıcılı şekilde günü kapatırken 10 senelik Japonya tahvil getirisi, güvenli liman talebinin artmasıyla, %28,95 güç kaybederek 0,027 seviyesine geriledi. Duruma paralel olarak USDJPY’de %0,23’lük aşınma gözlemleniyor. Başta İngiltere’de virüs kaynaklı verilerin zirve yapmış olması Avrupa endekslerinde satış baskısı yaratıyor. Avrupa vadelileri aşağı yönlü işlem görüyorken EURUSD paritesi tekrardan 1,1763 seviyesine geriledi. Avrupa’nın bütçe paketi konusunda 1 trilyon 824,3 milyar Euro’da uzlaşma sağlamış olması paritedeki gerilemenin ana nedeni olabilir.

 

3 gündür rekor üzerine rekor kıran ABD’de vadeli piyasalar güne satış baskısı altında başladılar. NY’de tekrardan tecrit önlemlerinin sınırlı şekilde uygulanmaya başlaması “acaba ABD tekrardan mı kapatılacak” sorusunu gündeme getiriyor. Ne de olsa artık her ihtimali değerlendiriyoruz. 3572$’dan kapanan ABD gösterge endeksi S&P 500 vadeli piyasalarda %0,64 değer kaybederek 3545,50$’a kadar gerilemiş durumda. Virüs etkisiyle beraber ABD dolar endeksinin vadeli fiyatının tekrardan 93$’ın üzerine çıktığı ve yükselmeye başladığı görülüyor. VIX ise verdiği kayıpları vadeli piyasalarda geri almaya başladı ve 24,73$’a kadar genişlemiş durumda. Satışların ABD açılışına kadar devam etme durumunda spot S&P 3538.10$ seviyesini test edebilir. Teknik indikatörlerinde “aşırı alım” seviyelerine gelmiş olmaları kar satışlarının gerçekleşme ihtimalini destekleyebilirler.

 

 

Can Ilker, Ekonomist – Stratejist

#sabahbulteni

 

FÖŞ yazdı: ABD’de demokrasi şöleni kutlanıyor

 

Emre Değirmencioğlu: Ve…TL kükredi

 

JP Morgan: Teşvik edici politika sinyalleri; TL önerisinde değişiklik

 

Faiz ne kadar yükselecek? Ekonomi nereye gidecek? | Atilla Yeşilada – Işık Ökte

Yorumlar

BAKMADAN GEÇME

Benzer Haberler