Sosyal Medya

Borsa şirketleri ve haberleri

BORSADAKİ HİPOTERMİK İNTİHARLAR

Davranışsal finans bize Borsa'da işlem yaparken hatalardan kaçınmamızı da öğretir. Bu konuda en sık ve saygın araştırmalar yapan Cemre Yoldaş'ın bu makalesi de en temel hatalardan bir olan "donup kalma" sendromunu anlatıyor.

BORSADAKİ HİPOTERMİK İNTİHARLAR

Stres, kişinin algıladığı herhangi bir tehditle fiziksel ve duygusal olarak başa çıkamaması nedeniyle oluşan günlük hayatı olumsuz etkileyen bir süreç olarak bilinir. Bu kavram, 19.yy’da Claude Bernard tarafından tıp alanına kazandırılmıştır. Bernard’a göre stres; organizmanın dengesini bozan şeylerdir. Hücreler ise çevresinde gerçekleşen olumsuzluklar karşısında kendi dengelerine korumaya çalışır, ancak “organizmanın dengesini bozan” çok fazla şey vardır. Yani yaşanılan stresli durum karşısında vücudunuz kendi dengesini koruyabilmek için bazı tepkiler verecektir. Vücutta bu tepkilerin ortaya çıkması normaldir. Ancak asıl problem, beyinde stres hormonlarını düzenlemekle görevli bir bölüm olmasına rağmen stres hormonları hangi merkezleri ne zaman terk edeceğini ne yazık ki bilemezler. İster fiziksel ister duygusal anlamda stresi yönetemediğiniz zaman, stresin bulundukları merkezi terk etmesini sağlayamadığınız zaman, bu süreç sizi tükenmeye götürecektir.

 

Gökyüzüne baktığımızda her an güneşi göremediğimiz gibi, borsada da hava her zaman günlük güneşlik olmaz. Öyle zamanlar vardır ki borsa, yatırımcılarına zemheriyi yaşatır. Ekrandaki tüm göstergeler alevin rengi olan kızıla dönmüşken, herkes “Piyasaların ateşi yükseliyor” başlıkları atarken, yatırımcı çoktan soğuk ve sisli diyarlardan Nifklheim’e doğru yola çıkmıştır. Portföyünde bulunan hisse senetlerinin hızlı değer kaybı, borsa yatırımcısının organizmasındaki dengeyi bozmuştur ve vücut bir denge arayışına girmeye çalışmaktadır. Yatırımcının zihnine kısa bir süre içerisinden çok fazla bilgi akışı akmaya başladığından vücudun tekrar dengeye gelebilmesi çok kolay olmayacaktır. Yaşanılan bu ani duygu değişimlerinden dolayı panik ile insanlar çok hızlı kararlar verebilirken bazı zamanlar ise bunun tam tersi olur ve yatırımcılarda “duygusal donukluk” ortaya çıkabilir.

 

Fiziki anlamda donma olayının ortaya çıkartacağı stres nadir görülebilir ancak strese bağlı ortaya çıkan “duygusal donukluk” hipoterminin aksine oldukça sık görülebilen bir olaydır. Aslında yatırımcı bu esnada akut stres yaşamaktadır. Negatif bir ruh hali vardır, gerçeklik algısı ortadan kalkmıştır ve piyasalarda neler olup bittiğinin farkında değildir. Gözünün önünde yatırım yaptığı hisse senedi kuvvetli değer kaybı yaşıyordur, kendi belirlediği stop seviyesine hisse yaklaşmıştır fakat yatırımcı hiçbir şey yapmamaktadır. Bu sürecin sonunda ise büyük ihtimalle yatırımcı belirlediği stop seviyesini kaçıracak ve telafisi zor olacak zararlar ile karşı karşıya kalacaktır. Piyasalarda uzun süren düşüşlerde yatırımcı da bu donukluğa aynı uzunlukta devam edebilmektedir. Çünkü maruz kalınan akut stres üç ile yirmi gün boyunca devam edebilmektedir. Bu stres dönemi bittiğinde ve yatırımcı kendi gerçekliğine döndüğünde, kendisinden “o an resmen dondum ve hiçbir şey yapamadım” cümlesini duymak oldukça olası bir ihtimaldir.

 

Piyasalarda düşüş başladığı zaman yatırımcının aklında ufaktan bir “acaba” düşüncesi ortaya çıkar. “Acaba bu gerçek düşüş mü yoksa piyasa buradan tekrar yükselir mi?” Soru ne kadar da kolay ama cevap ne kadar da zor. Eğer piyasada cevabı bilmediğiniz bir soru ile karşı karşıya kalıyorsanız stop seviyenize sadık kalmanız gerekmektedir. Stop seviyesine geldiğinde ve siz hisse senedinizi sattıktan sonra hisse tekrar yükselmeye başladığında evet bir zararınız olacaktır, ancak “telafi edilebilir” bir zarar. Aynı hisse veya başka bir hisse senedinden bu kaybı tekrar telafi edebilirsiniz. Fakat eğer başlayan düşüş bir piyasa düzeltmesi değil de gerçek bir düşüş ise, stop noktanız sizi “hayati zarardan” kurtaracaktır. Çoğunlukla yatırımcı piyasa düşerken stop noktasına odaklanmak yerine yukarıdaki sorunun cevabını bulmaya odaklanıyor.

Sosyal medyada piyasanın neden düştüğünü bulmaya çalışırken stop noktasını kaçırıyor. Zaten stresli olan süreç stop seviyesinin kaçmasıyla daha da stresli bir hal almaya başlıyor. Yani önce fazla kalori harcıyor, stop noktası kaçtıktan sonra ise istese de önleyecek gücü kendinde bulamıyor. Ani şekilde yoğun bir stres altında kalan yatırımcı titremeye başlayıp alarm dönemine giriyor. Stop seviyesini kaçırmış olmasına rağmen kendisini “buradan geri yükselecek” telkininde bulunup mantıksız davranışlar sergiliyor.

 

Zarar telafi edilemeyecek bir düzeye geldiğindeyse, düşüncesinde yavaşlamalar meydana geliyor, hiçbir şey yapmak istemiyor, ağır stresin yaşattığı tükenmişlikten dolayı o hisseye karşı tepkisizleşerek donuklaşıyor. “İlk başta hissedilmeyen hisse senedi değer kaybı belli bir süre sonra portföyü şoka sokup portföyün ölümünü getirecektir. Piyasadaki fiyat değişimi bu sebeplerden dolayı oldukça önemlidir ve bu fiyat dengesinin değişiminden ortaya çıkan stresin sorumluluğu beyin bölgesinin yalnızca %1’lik kısmını temsil eden Hipotalamusa aittir. Gelin görün ki beynin bu kısmı aynı zamanda ısı dengesinin sorumluluğuna da bakmaktadır.” Hem fiziki anlamda hem de psikolojik anlamda donduğunuzu fark edememek sizi geri dönüşü olmayan bir yola sokacaktır. Vücudunuz titremeye başladığında lütfen size bir şey demeye çalıştığını fark edin ya donuyorsunuzdur ya da ağır bir stres altına giriyorsunuzdur…

 

 

Yılbaşı, hep umutlu günlerin ve yaşanacak mucizelerin simgesi olarak görülür ancak unutmayın ki kibritçi kız yılbaşı gecesinde elinde kurduğu hayallerin kibrit çöpleriyle ölmüştü. Siz buzun parıldayan kristal görüntüsüyle kendinizden geçerken arkasında gizlenen sessiz ölümü unutmuş olabilirsiniz. Vücudunuz donarken salgıladığı mutluluk hormonuyla içiniz ısınmış ve rahatlamış hissedebilirsiniz. O anda tüm umutlarınızı kibritten çıkan bir aleve bağlamış ve o ufak alevin size gösterdiği hayalleri gerçek mutluluk sanabilirsiniz. Bu yüzden, portföyünüzü kibritteki kıvılcımlara bağlayamazsınız bunun yerine o kıvılcımla daha büyük ateşler yakmalısınız. Kibritlerinizi temeli gerçekten uzaklaşmış hayalleri görmek için değil, gerçeklik üzerinde temellenen hayallerinizi gerçekleştirmek için harcamalısınız. Yoksa siz tüm gerçekliklerden uzak, kendi hayal dünyanızda dolaşırken yitip giden portföyünüzün tekrar dönüşü olmayacaktır. Unutmayın ki masallar her zaman mutlu son ile bitmez…

 

 

“Bir insanın stresli durumlarda zorlukla baş etme yolu sadece savaşmak, kaçmak ya da donmak ise, hayatta kalmak için mücadele etmeye nasıl dayanacağını hayal etmek bile zor.” Lindsay C. Gibson

 

 

Cemre Yoldaş, makalenin tamamı için blog sitesini ziyaret edin

 

 

 

Kaynaklar:  https://evrimagaci.org/sinirbilim-ve-beyin-9-diensefalon-ara-beyin-hipotalamus-320

 

ÇÖRÜŞ, Gül: İnsan Beyni ve Stres, https://www.ido.org.tr/lib_yayin/103.pdf

 

MEMMEDOV, Rövşen: HANS CHRISTIAN ANDERSEN MASALLARININ SEMBOLİK MANZARASI SYMBOLIC PANORAMA OF HANS CHRISTIAN ANDERSEN TALES, http://mts.sosyalarastirmalar.com/Makaleler/120889727_memmedov_rovshen.pdf

 

Andersen, Hans Christian; Kibritçi Kızın Hikayesi, https://bildungsserver.berlin-brandenburg.de/fileadmin/bbb/unterricht/faecher/sprachen/zweisprachige_erziehung/Feuer-Ates/kibritci_kiz.pdf

 

ERCAN, Cemile Akyıldız; ÖRNEK MASAL ÇÖZÜMLEMESİ İLE HALK VE SANATSAL MASAL ARASINDAKİ FARKLILIKLAR, https://dergipark.org.tr/tr/download/article-file/989779

 

YURDAKOŞ, Ertan; STRES FİZYOLOJİSİ, http://www.ctf.edu.tr/stek/pdfs/47/4711.pdf

 

Güney Örnek: YATIRIMCI SAYISINDA REKOR ARTIŞ ve HALKA ARZLAR

 

Gedik Yatırım’dan model portföy güncellemesi ve oto sektörü tavsiye değişiklikleri

 

Garanti BBVA’den BİST stratejisi

 

Yatırım Ortaklıklarına Farklı Bir Bakış

 

 

Yorumlar

BAKMADAN GEÇME

Benzer Haberler