Sosyal Medya

Borsa şirketleri ve haberleri

Borsa’da strateji: Dengelenmeden toparlanmaya geçişin primi

Küresel risk iştahının yüksek kalmaya devam etmesi ve gelişmekte olan ülkeler açısından destekleyici kalmaya devam etmesi muhtemel 2019 yılı başında…

Borsa’da strateji: Dengelenmeden toparlanmaya geçişin primi

Küresel risk iştahının yüksek kalmaya devam etmesi ve gelişmekte olan ülkeler açısından destekleyici kalmaya devam etmesi muhtemel

2019 yılı başında küresel para politikasına ilişkin aşırı sıkılaşma yönündeki endişeler, yılın ikinci yarısında yerini, özellikle ABD-Çin arasındaki ticaret gerginliğinin küresel büyüme üzerinde artırdığı aşağı yönlü riskler sonrasında, genişleyici para politikası adımlarına bıraktı. 2020 yılı başında küresel çapta birçok merkez bankasının, son 6 aylık dönemdeki genişleme adımları sonrasında, «bekle-gör» politikasına geçtiğini ve faizlerin kayda değer bir süre daha düşük seviyelerde kalacağı yönünde iletişim kurduğunu görüyoruz.

Zira, küresel ekonomik görünüm hâlen desteklenme ihtiyacının devam ettiğini işaret etmekte. Buna ek olarak, ABD-Çin arasında dış ticaret konusunda, ne kadar kalıcı bir çözüm olacağı soru işareti olsa da, ara bir anlaşmaya varılmış olması ve Kasım 2020’de gerçekleşecek olan ABD Başkanlık seçimleri göz önüne alındığında, yakın dönemde artan küresel risk iştahının 2020 yılında da yüksek kalmayı sürdürmesi; bununla birlikte küresel finansal koşulların da gelişmekte olan ülkeleri destekleyici olmaya devam etmesi muhtemel görünmekte.

Türkiye Ekonomisi için 2019 yılındaki dengelenme sonrasında 2020’nin toparlanma yılı olmasını bekliyoruz

Türkiye Ekonomisinde 2018’in ikinci yarısından 2019’un ilk yarısına kadar devam eden dengelenme eğilimi, 2019 yılının ikinci yarısı itibariyle yerini kademeli bir iyileşmeye bıraktı. TCMB’nin yılın ikinci yarısında gerçekleştirdiği önden yüklemeli faiz indirimlerinin finansal koşullardaki sıkılığı azaltıcı etkisi reel ekonomiye gecikmeli olarak yansıyacağından, 3Ç19 dönemi itibariyle ilk sinyallerini aldığımız toparlanmanın özellikle 2020 yılının ilk yarısı itibariyle daha gözle görülür hâle geleceğini değerlendirmekteyiz.

Önümüzdeki süreçte, ekonomik büyüme tarafında baz etkilerinin de destekleyici olacağı, enflasyonun önemli bir süre düşük çift haneli seviyelerde dengelenip, 2020’nin ikinci yarısı itibariyle tek haneli seviyelere yakınsamaya başlayacağı, cari dengenin tarihsel ortalamalara kıyasla daha sürdürülebilir/yönetilebilir seviyelerde olacağı, beklenen toparlanma eğiliminin bütçe görünümünü de bir miktar destekleyeceği ancak baz etkilerinden bağımsız olarak potansiyel büyüme rakamlarına yaklaşmadıkça iş gücü göstergelerinde kalıcı ve sağlıklı bir iyileşme görülmesinin kolay olmayacağı görüşümüzü korumaktayız.

Dengelenmeden toparlanmaya geçiş sürecinin hızı ve kalıcılığı açısından ülke risk priminin, güven endekslerinin, (yakın dönemde iyileşme eğilimi gösteren) jeopolitik gelişmelerin ve dış ilişkilerin seyrinin önemli belirleyiciler olmasını beklemekteyiz.

BIST’in orta-uzun vadede önemli bir potansiyel taşıdığı yönündeki görüşümüzü koruyor; bu doğrultuda model portföyümüzün betasını yüksek tutmayı sürdürüyoruz

2019 ve 4Ç19 Strateji Raporlarımızda, 2019 yılında Türkiye ekonomisinin pozitif büyüme gerçekleştireceği; BIST-100 endeksinin 110-115 bin seviyesinde, dolar/TL’nin ise 5,95-5,98 seviyesinde yılı tamamlayacağını öngörmekteydik. BIST-100 endeksi 114.425 ve dolar/TL 5,95 seviyelerinden kapanış yaparken; öncü göstergeler 2019 yılı için pozitif büyümeyi işaret etmekte. Son dönemde gözlenen yükselişe karşın, emsallerine kıyasla anlamlı bir pozitif ayrışma göstermeyen TL varlıkların iskontosu hâlen yüksek seviyelerde.

Yüksek seyreden risk iştahı, gelişen piyasaları destekleyici finansal koşullar, Türkiye Ekonomisinin dengelenmeden toparlanmaya geçiyor oluşu, Türk Varlıkların değerlemeler açısından cazip seviyelerde olmayı sürdürmesi, TL’nin görece istikrarlı bir görünüm sergilemesi, ülke risk primindeki düşüşün sürme potansiyeli gibi gerekçelerle Borsa İstanbul’un orta-uzun vadede önemli bir getiri potansiyeli taşıdığını düşünüyoruz.

2020’de endeksin 140.000 ve üzeri seviyelere hareketlenmesini olası görüyor; endeksle korelasyonu yüksek olan ve uzun süredir iskontolu seviyelerde işlem görmekte olan hisselerin öne çıkabileceğini değerlendiriyoruz. Bu doğrultuda, model portföyümüze Mayıs 2019’da eklediğimiz ve %28 rölatif (%81 nominal) getiri sağlayan Tofaş’ı, Ford-Otosan ile değiştiriyoruz. Böylece, otomotiv sektöründeki ağırlığımızı korurken daha yüksek potansiyel taşıdığını düşündüğümüz bir hisseyi portföye dahil ediyoruz.

Ayrıca, risksiz faiz oranı varsayımını %15’den %13.5’a indirip hedef fiyatlarımızı yükseltiyor; Otokar, Petkim, Tofaş ve Zorlu Enerji’de tavsiye değişikliğine gidiyoruz. Görüşlerimize ilişkin varsayım ve beklentilerimiz ile model portföydeki güncel tavsiyelerimizin detayları raporda yer almakta.
2020’nin; Türkiye Ekonomisi ve Türk varlıkların tahminlerimizden daha olumlu bir performans gösterdiği, yatırımcılarımız açısından kazançlı geçen bir yıl olmasını diliyoruz.

Gedik Yatırım Strateji Raporu’ndan alıntıdır

Ali Kerim Akkoyunlu, Araştırma Direktörü

Erol Gürcan Ekonomist

 

Yorumlar

BAKMADAN GEÇME

Benzer Haberler