Sosyal Medya
**8*

FÖŞ yazdı: Global Durgunluğa hoş geldiniz

28 Mart 2020

 

Önce değerli okurlarım için bir sağlık uyarısı yaparak başlamak, ve bu zor günlerde karınca kararınca topluma bir katkıda bulunmak isterim. Ulan, hıyarlar, gidin Wikipedia’dan etil ve metil alkol arasındaki farkı öğrenin iç dezenfektana başlamadan önce! Metil dışardan, etil içerden alınır. Metili içerden almak yanlışlıkla basur kremiyle diş fırçalamaya da benzemez. Bir kaç gün içinde tüm organlar iflas, siz de Tahtalı Köye. Siz olmazsanız, ben de olmam. Kendinizi düşünmüyorsanız, beni ve beslediğim 8 öksüz kediyi düşünün bari.

Maalesef, İran’dan başlayarak Orta Asya’ya kadar yaygın bir inanç, saf alkolün virüsleri temizlediği şeklinde. Bu yüzden 40 Türkmen kardeşimizi kaybettik. İran’da ise yüzlerce kardeşim ölüyor metil alkol zehirlenmesinden. İran zaten artık bir “harabe devlet”. Resmi Covid-19 vaka sayısı 20 bin. Gerçek vaka  sayısı belki 50 bin ve artıyor, çünkü rejim sokağa çıkma yasağı ilan etmiyor. Etse de halkın taktığı yok zaten. Petrol fiyatlarında gerileme kadar kimsenin petrol almak istememesinden de bir darbe yiyen İran’ı kaybettik, ruhuna fatiha.

Sırada, “Ben iyileştim, şimdi tüm dünyaya örnek olacağım” diyen Xi Jinping var. Onun da suyu kaynadı. Çin’de bir haftada 54 ölüm, 3 binden fazla da yeni vaka var. Efendim, yabancılar dışardan getirmiş. Palavra, Çin sağlık sistemi “asemptomatik” yani hastalığı ayakta geçirenleri takibe almayınca, virüs yine yayıldı.  Japonya’da bu hafta sokağa çıkma  yasağı ilan edilmesi bekleniyor. ABD’de 100 bin vaka ve onlardan daha ağır hasta olan Başkan Trump var. Onun derdi ekonomiyi Paskalya’da çalışır hale getirip, seçim kazanmak. Brezilya’da Bolsanaro denen faşist abim de virüsün bulaşıcılığına inanmayanlardan. Meksika’da Manuel Luiz Obrador zaten başka bir alem. Valla, bu kadar kafayı yemiş lider arasında ben Reizi’mle gurur duyuyorum.    Halk arasına çıkmıyor, herşeyi video konferansla hallederek halkına örnek oluyor.

Ama şimdi neo-kripto-Erdoğanizm propgandası yapma zamanı değil, dünya ekonomisinde çöküşü anlatmaya geldim karşınıza. Ama, bu liderlerin salaklıklarını anlatmadan da niye dünya ekonomisinin uzun süre resesyondam çıkamayacağını izah edemem size.

28 Mart ekonomi tarihine geçecek gündür, çünkü ekonomik konjünktürün kendi kendini tayin eden bekçisi, IMF’nin Direktörü Kristalina Soyadıacabaneola dünyanın durgunluğa, yani resesyona girdiğini resmen ilan etti. Üstelik, Texas Chain Saw Massacre (Teksas Elektrikli Testere Katliamı) filmi gibi bir uyarıda bulundu. “Korkun, çok korkun, bu durgunluk 2008 Büyük Finansal Krizi’nden beter olacak!”  Yav, kapitalizm krizden 10 yıl sonra belini doğrultmaya başlamıştı ki, Covid-19 tekmesi yedi. Ondan daha kötüsünden kurtulmak kaç yıl alır?

IMF o konuda rahat “2021’de V şeklinde toparlanma” diyor uzun soyadlı hatun kişi.    Niye bu görüşe katılmadığımı izah etmeden önce (ben BA, yani Babayı Aldık şeklinde toparlanma bekliyorum), sizi daha da korkutmak ve bu zor karantina günlerinde Sipram satışlarını artırmak için Kristalina Abla’nın konuşmasından bir kaç satır başlığı daha ekleyeyim. Halen 80 devlet IMF’ye ekonomik yardım için başvurmuş. Listeye baktım, Ankara’yı göremedim. Para basmadan önce IMF’den bir kaç kuruş alsak?  Bakın bu stand-by filan değil, adeta bir hediye, vaktin olursa ödersin. Hadi  ama arkadaşlar kırmayın beni, koyun şu parayı cebinize. Ben de 2018’den bu yana “IMF gelecek” dedim diye benimle alay eden trollere makadımla güleyim.

Kristalina Abla Türkiye Gibi Gelişmekte Olan Ülkeler’in (GOÜ) en az $2.5 trilyon mali desteğe ihtiyacı olacağını söylüyor.  Şimdi bu fonu bulmaya çalışıyor.

Evet, GOÜ bu krizden en ağır dayağı yiyecek. Çünkü yönetimleri Fed’in 2008’den bu yana yarattığı para bolluğunda, reformu, demokrasiyi filan bir kenara atıp, bol bol borçlandı ve ya kankalara ulufe dağıttı, ya da verimsiz yatırımlara heba etti gitti. Bizim akıl dolu liderlerimizin dış borcu Kanal İstanbul gibi bire beş verecek karlı ve kamuya sonsuz yararlı bir projeye harcamalarını şimdi takdir ettiniz mi, Vatan Hainleri? Ha, petrol spotta $5 dolara düşmüş, demir çeliği de üstüne bedava veriyorlar, o Kanal’dan tanker geçmezmiş filan, boşverin bunları. Mühim olan, o kanalın hemen kıyısında bir villa kapıp akşam ev yapımı  mısır viskisini  boşa akan suları seyrederek yudumlamak.

Neyse, Fed ve AMB başta herkes “varlık alımı” yapıyor, yani piyasaya likidite pompalıyor. Bu sayede bankaların  morali biraz düzeldi de yine kredi veriyorlar. Ama, bono-tahvil pazarı hala açılmadı. Para-kredi pazarları da yeniden kitlenebilir, özellikle bizim gibi ülkeler için. Neden derseniz, nasıl biz bankalara işletmeler kapanmasın diye kredi vermeyi adeta zorunlu kıldıysak, her devlet de aynı şeyi yapıyor. Şimdi sen Fransa’da  fino güzellik salonu sahibine kredi açmak zorundasın, oturup da Türkiye’ye verdiğin krediyi mi yenileyeceksin? Olacak iş değil.

 

Dünyanın öyle kolay toparlanamayacağını öne  sürmemin ilk nedeni bu. GOÜ’e  böyle cömertçe para yağarken, sözümona profesyönel yöneticilerin bahanesi “ama onlar Gelişmiş Ülkeler’den daha hızlı büyüyor!” mızmızlanmasıydı. Şimdi büyümüyorlar. Daralıyorlar, vergi ve nakit akımları kuruyor. Nasıl ödeyecekler trilyonlarca dolar cinsinden dış borcu?

İkinci neden, salgın hiç bir yerde kontrol altına alınamadı. Halen Latin Amerika’ya da yayılmış durumda. 11 bin resmi vaka var, el Jezire’yi dinliyorum, gerçek belki bunun 10  katı diyor. Salgın bitmedi demek ekonomide kara delik açık duruyor demek. ABD $2.2 trilyon yardım paketi açtı, bir o kadar daha gerekebilir. Ama her ülke ABD kadar zengin değil. Bazılarının paketi daha ufak, turfanda karpuz gibi, avuca sığıyor. Mesela biz. O paket öğle yemeği olsa, ben dört porsiyon ısmarlardım doymak için.

Üçüncüsü ve en önemlisi de IMF Covid-19 pandemisinin üreteceği yeni düşünce kalıplarını anlamıyor. 2008’den 10 sene sonra, şirketler hala yatırım yapmaya korkuyordu. ABD ve AB gibi mali krizin çemberinden geçmiş ülkelerde hanehalkı çok daha mütevazi borçlanıyordu. Cuma itibarıyla 550 bin vaka, 28 bin ölüm ve daha maçın ilk 30 dakikasındayız. Sizce kriz bitse de herkes daha temkinli davranmaz mı?  Daha az harcamaz mı, ne me lazım diye tasarrufları artırmaz mı, evde daha fazla gıda stoğu bulundurmaz mı?  Salgın bitse dahi bir süre kalabalık yerlerden uzak durmaz mı?

Ben insan tabiatını tanıyorum. Kristalina Abla Ukraynalı, o da tanıyordur, ama büyüme tahminlerini yapan bilgisayara anlatamıyordur.    Mart sonu itibarıyla 2020’yi kaybettik. Mayıs’ta 2021’in cenaze namazına beklerim.

Korkun, çok korkun ki evde kalın be kardeşim! Güçlü olan, disiplinli ve iradeli olan kurtulacak.

 

Eğer bu konu ilginizi çektiyse, aşağıdaki videolarımı öneririm. Bir aydır korona borazanı çaldım, seyreden, arayıp soran olmadı. Belki şimdi kıymeti anlaşılır.

 

Pandeminin faturası gelmeye başladı

 

Ekonomik paket acılara çare olacak mı?

 

Dünya resesyonla mali kriz arasında titriyor

 

Piyasalarda düzelme beklemeyin 

https://twitter.com/AtillaYesilada1

Yorumlar

Diğer Yazarlar

Yazarın Diğer Yazıları