Sosyal Medya
**8*

Evren Devrim Zelyut yazdı: Ekonomi uçuşa geçmiş haberimiz yok!

7 Kasım 2019

Sabah müşterilere günlük bülteni gönderdikten sonra gelen kutusunda Atilla Yeşilada’nın yolladığı e-postayı gördüm! Çok kısa ve anlamlı idi… Sayfalar dolusu yazmaya gerek kalmadan geçen haftalarda yaptığım tembelliği gözler önüne seriyordu: “Ara sıra bir makale bahşetsen?…!

Panik halinde konu ararken ve kendi kendime “Rahat ol, burası Türkiye, gün doğmadan neler doğar; bu ülkede yazarlar konu sıkıntısı çekmez!” derken, imdadıma Hazine ve Maliye bakanımız Sayın Berat Albayrak bey yetiştiler…

Berat beyin 7 Kasım günü Samsun’da yaptığı konuşmanın bazı yönlerini gerçekten ilginç buldum. Bu nedenle sizlere sunmak istedim.

Berat bey, sosyal medyada ekonomi konuşanlara -kuvvetle ihtimal Avrasya Yatırım Youtube kanalı nedeni ile içlerinde ben de varım- şunları söylüyordu: “Toplasanız 15-20 kişi olan ve dedikleri hiç bir şekilde tutmayan kişilere rağmen, çok önemli bir performans ortaya koyduk… Bu söylemi takınanların bir kısmı siyasi, bir kısmı ticari, bir kısmı istihbari saikle birilerinin amacına hizmet ettiler.”

İnsaf yahu! Eğer bir ekonomi 15-20 kişinin lafıyla değişecek kadar kırılgansa bunun suçu o lafı edenlerde mi; yoksa o ekonomiyi yönetenler de mi olur?

Aslında Türk ekonomisi ile ilgili konuşurken ne yöne gittiğimizi en iyi şekilde gelen verilerden anlamak mümkün. Size çok basit bir yol göstereceğim: Devletin TUİK sitesine girelim, orada ulusal hesaplar başlığını tıklayalım, TÜFE başlığını seçelim, açılan sayfada ‘madde sepeti ve ortalama madde fiyatları’ tablosunu indirelim. Eğer iddia edildiği gibi Türk ekonomisi dipten döndüyse, eğer iddia edildiği gibi Türkiye bir tarım ülkesi ise, her tür biber fiyatı Eylül’den Ekim’e bir ay içinde neden %20 artmıştır? Türkiye bir tekstil ülkesi ise aynı dönemde kazak ve kaban fiyatları bir ayda neden %40 artmıştır?

Türk halkının son 24 ayda alım gücü resmi rakamların da gösterdiği üzere yüzde otuzdan fazla erimiştir. Aslında vatandaşın rakam dinlemeye de okumaya da ihtiyacı yok. Zira pahalılığın ve işsizliğin vurmadığı hane kalmış mıdır?

RAKAMLAR KONUŞSUN

Bir konu da imalat sanayi hakkındaki PMI verileriydi… Satın Alma Yöneticileri Endeksi (PMI), imalat sanayinin kaydettiği performansı sergilemek amacıyla tasarlanmış tek rakamlı, bileşik performans göstergesidir.

Özü itibari ile PMI endeksleri üreticilerle yapılan anketlerdir.… Burada sorulan sorulardan elde edilen cevaplar tek bir rakamda toplanıyor. Rakam, 50 altında ise üretimde sıkıntıların olduğunu, 50 üzerinde ise işlerin yolunda gittiğini gösteriyor…

Bakan bey Türkiye PMI endeksinin 50’nin üstüne çıktığını söyledi… Ancak benim bildiğim rakam 2018 Nisan ayından beri 50’nin altında geliyor. Sadece Eylül ayında 50 oldu, Ekim’de tekrar 49’a düştü…

Bakan beyin konuşmasını dinleyince bir an olsun firma sahipleri tak diye krediye ulaşıyor, iç ve dış siparişler patlamış, krediler tıkır tıkır ödeniyor; özetle sanayi uçuşa geçmiş diye düşündüm!…

Sayın Bakan istihdamı ilgilendiren bir konuya da değindi ve dedi ki: Ekonomik aktivitedeki toparlanma öne çıkıyor. Eylül ayında 4A kapsamındaki toplam sigortalı sayısı 431 bin kişilik artış gerçekleştirdi.

Bu açıklamadan çıkarmam gereken sonuç işsizlik sorununun da çözüldüğü mü olmalı?

Ve bakan beyin en bomba açıklaması: Asgari ücretli, dar gelirli vatandaşlarımızı ev sahibi yapacak bir modelin finasman altyapısını tamamladık. Türkiye’de uygulanmış tarihin en düşük faiz oranı ile kira öder gibi ev sahibi olacaklar

Bu noktada tek bir sorum var: Evine yarım kilo kıyma alamayan hane halkı, Allah aşkına evi nasıl alacak?

Kim ne derse desin gerçek şu: Söylenen rakamlar, yaşamın kendisi tarafından onaylanmadığı sürece politik laf olmanın ötesine  geçmeyecek…

Yorumlar

Diğer Yazarlar

Yazarın Diğer Yazıları