Sosyal Medya

Türkiye Ekonomisi

Tuğrul Belli yazdı:  Belirsizlikler yatırımları olumsuz etkiliyor

Süregelen bu yasa-yönetmelik enflasyonu ve ekonomik aktörlerin bunlara olan uyum sürelerinin yarattığı karışıklık ve belirsizlikler ekonominin verimli işleyişini ister istemez zayıflatmakta

Tuğrul Belli yazdı:  Belirsizlikler yatırımları olumsuz etkiliyor

 

İnsanlar her zaman sonuçlarının ne olabileceği konusunda fikirleri oldukları seçenekleri tercih etmeye eğilimliler. FT’den Tim Harford 24 Ekim tarihli “Belirsizlikler nasıl iş yatırımlarını etkiliyor?” başlıklı yazısında bu konu ile ilgili olarak ekonomist Daniel Ellsberg’in bir saha çalışmasını örnek göstermiş. Deneklere içinde 100’er top bulunan 2 torbadan birinden top seçmeleri istenmiş. Birinci torbada 50 kırmızı – 50 siyah top var.

 

İkinci torbada ise kaç adet kırmızı, kaç adet siyah olduğu belli değil. Deneklere kırmızı topu bulmaları halinde kendilerine 100 dolar verileceği de söylenmiş. Büyük çoğunluk birinci torbayı seçmiş. İşin ilginci siyah topu bulana 100 dolar verileceği söylendiğinde de gene büyük çoğunluk birinci torbayı seçmiş. Halbuki, ikinci torbadaki top dağılımı bilinmiyor. Belki de hepsi kırmızı (veya siyah). İnsanlar “belirsiz” bir dağılım yerine, “belirli” ancak kazanma şansı sadece 50-50 olan bir dağılımı tercih etmişler. Yatırımcılar da benzer bir şekilde aynı güdüyle hareket ederek, belirsizlikler ortadan kalkana kadar sonucunun ne olacağını kestiremedikleri yatırımlara girmeme eğilimindeler.

 

Dünya Bankası (DB) Kasım ayı başında “Türkiye Ekonomik İzleme Raporu”nun 3. sayısını yayınladı. Raporun alt başlığı “Yeni bir Rota Çizmek”. Raporun ilk kısmında yakın dönemde ekonomide vuku bulan gelişmeler ve Hükümetin aldığı önlemler ele alınırken, ikinci kısımda ise bundan sonra yapılması gerekenlerle ilgili Dünya Bankası’nın görüşlerine yer verilmiş. Bu bağlamda DB Türkiye ekonomisinde ve ekonomi yönetiminde süregelen belirsizliklere ve bu durumun yatırımlara olan etkisine özel bir önem atfetmekte.

 

DB raporunda belirsizlik – yatırım ilişkisini ortaya koymak amacıyla bir kaç grafik verilmiş. İlk grafikte yabancı yatırımcıların bir ülkeye yatırım yaparken en çok önem verdikleri ülke karakteristikleri sıralanmakta. “Siyasal istikrar ve güvenlik” ile “yasal ortam ve düzenlemeler” ilk iki sırada. (Sonra sırasıyla “büyük iç pazar”, “makroekonomik istikrar”, “kaliteli işgücü” ve “iyi fiziki altyapı” geliyor.) Hemen yanında yer alan ikinci grafikte ise Türkiye’nin “düzenleyici yönetişim” (regulatory governance) konusunda kendisiyle aynı kulvardaki ülkelere kıyasla en kötü skora sahip olduğu gösterilmekte.

 

Raporda Türkiye’de uygulamaya konulan ticari ve ekonomik düzenlemelerin ve çıkarılan yasaların etki değerlendirmelerinin yeterince yapılmadığı ifade edilmekte. Bakanlıklar ve düzenleyici kurumlar tarafından uygulamaya konulan yönetmeliklerin metinlerinin önceden yayınlanması suretiyle kamuoyunda tartışmaya açılması şeklinde bağlayıcı bir yasal zorunluluk bulunmuyor. Türkiye’nin özellikle yasal çerçevenin etkinliği ve yasal düzenlemelerle ilgili anlaşmazlıkların çözümünün etkinliği ile ilgili düzenleyici yönetişim göstergelerinin 2012 yılından sonra belirgin bir şekilde gerilediği de belirtiliyor.

 

DB büyük veri (big data) teknikleri kullanarak Türkiye’de ekonomiyi ve ekonomik aktörleri etkileyen kural ve düzenlemelerdeki değişikliklerin sayısı ve sıklığının son dönemlerde keskin bir şekilde arttığını ortaya koymakta. 2007’de 551 olan bu değişikliklerin sayısı 2018’de 3800’e çıkmış bulunuyor! Süregelen bu yasa-yönetmelik enflasyonu ve ekonomik aktörlerin bunlara olan uyum sürelerinin yarattığı karışıklık ve belirsizlikler ekonominin verimli işleyişini ister istemez zayıflatmakta.

 

Dünya Bankası kurallar ve düzenlemelerdeki değişikliklerin giderek daha fazla ihtiyari araçlarla yapıldığına da dikkat çekmekte. 2003-2008 arasında çoğu değişiklik birincil yasalarda yapılan değişikliklerle gerçekleştirilirken, 2009’dan sonra ise çoğu değişiklik alt düzey yönetmelik ve genelgelerle gerçekleştirilmiş.

2016-2018 arasında yapılan değişikliklerin ise yüzde 90’ı bu şekilde yapılmış. DB düzenlemelerin bu şekilde yapılmış olmasının illa ki kuralların kalitesi ve uygunluğu açısından bir bozulma işareti oluşturduğu anlamına gelmeyeceğini, ancak genel olarak ekonomideki belirsizlikleri mutlaka ki artırıcı bir unsur olduğunu ifade etmekte.

 

Milli gelir rakamlarından da görülebileceği gibi Türkiye’nin son yıllardaki en önemli zafiyetlerinden biri yatırımlardaki reel gerileme. Bu sorunu çözmenin en önemli yollarından biri yatırımcıların önlerini görebileceği bir yasal ortamı sağlamak olmalı.

 

 

Turkish Bank Ekonomi Raporu’nda yayınlamıştır

Yorumlar

BAKMADAN GEÇME

Benzer Haberler