Sosyal Medya

Siyaset ve kamu haberleri

YORUM:  Bu yaptırım lafı nerden çıktı?

“Trump bir kaç hafta önce Senatörlerle toplanarak Türkiye hususunda esneklik talep etti. Fakat, Türkiye Kuzey Doğu Suriye’ye tek taraflı askeri müdahale başlatırsa, Trump Kongre’deki tüm esnekliğini yitirir. Türkiye ekonomisinin zararına olacak yaptırımlar kaçınılmaz hale gelebilir”.

YORUM:  Bu yaptırım lafı nerden çıktı?

Türkiye’ye S-400 alımına misilleme olarak yaptırım uygulanması olasılığını hafta başında ABD Hazine Bakanı Steve Mnuchin dile getridi. Ardından, bugün NTV.com.tr’ye konuşan ABD Ticaret Bakanı Wilbur Ross şu ifadeleri  kullandı:

 

“ABD İLE YAPTIRIM GERİLİMİ

Türkiye’ye olası yaptırımları göz önünde bulundurmalıyız.

MNUCHİN’DEN YAPTIRIM AÇIKLAMASI

ABD Hazine Bakanı yeni bir şey söylemedi. Umarım dostane bir kararla ilişkileri sürdüreceğiz.”

 

Steve Mnuchin ne dedi?

 

ABD Hazine Bakanı Steven Mnuchin, Türkiye’nin S-400 alımı ile ilgili açıklamada bulundu.

Mnuchin, basın mensuplarına yaptığı açıklamada, “ABD’nin Rus S-400 hava savunma sistemlerini satın alması ile ilgili yaptırımları inceliyor” şeklinde konuştu.

Mnuchin, “Bu konuyu inceliyoruz. Spesifik kararlarla ilgili yorumda bulunmayacağım ama inceliyoruz” dedi.

 

Yaptırım sözlerinin arkası var mı?

Aslında, S-400 alımıyla ilgili fikir anlaşmazlığı çözülmedi. Erdoğan’ın S-400 bataryalarının aktive edilmesini Nisan 2020’ye ertelemesi ile konu basının gündeminden kalktı, fakat Ankara ve Washington’da hala canlı.  Trump Erdoğan’la çok iyi geçiniyor ve yaptırım uygulamak niyetinde değil. Fakat Kongre bu konuda çok kararlı. Halihazırda en az 2 yasa teklifinin Temsilciler Meclisi ve Senato gündeminde olduğunu biliyoruz. Bunların akibeti hakkında taze bilgi yok. Fakat, Beyaz Saray’da Cumhuriyetçi Senatörler’le görüşen Trump’ın vazgeçilmesini istediği haberleştirildi.

 

Yatırımcılar ve Türk uzmanlar arasında genel kanı, Trump’ın Kongre’yi ikna edip S-400’ler faal duruma geçse dahi yaptırımları öteleyeceği. Fakat Türkiye-ABD arasında sıkıntlıar bitmiyor.

 

Erdoğan, Çavuşoğlu ve uzmanlar  ABD’nin Kuzey Doğu Suriye’de PKK saldırıları ve PKK’ya bağlı  bir YPG-PYD Kürt devleti kurulmasının önüne geçme niyetinde olmadığı kanaatinde.

 

SABAH yazarı Hasan Basri Yalçın dün köşesinde şunları yazdı:

“Güvenli Bölge için ilk somut adım atıldı. Türk ve Amerikan askerleri devriyelere başladı. Ancak sürecin ucu açık ve güvenilmez olduğunu hepimiz biliyoruz. Cumhurbaşkanı Erdoğan zaten bu en üst seviyeden dile getirdi.

“Güvenli bölgenin teröristler için tampon bölgeye dönüşmemesi gerekiyor” sözleri Türkiye’nin endişelerini gösteriyor.

Trump daha cesur bir adım atmadığı ve bürokrasiyi zorlamadığı müddetçe çok fazla değişim olmaz. EUROCOM şimdilik güvenli bölge fikrinin tampon bölgeye dönüşmesini engeller ve vakti gelince alınacak siyasi kararlar için zemin hazırlar.

Daha ötesi mümkün görünmüyor.

Trump’ın ise 2020 Kasım seçimlerinden önce böylesi cesur adımlar atmasını da çok beklemiyorum.

Yeni bir gündem maddesine ihtiyaç duymadığı müddetçe buraları göz ardı etme eğiliminde olacaktır.

İkinci dönem seçilirse bile harekete geçeceğinin garantisi yok. Trump dış politikada Çin, Rusya veya İran gibi ülkelerden herhangi biriyle daha sert bir kapışmaya girmediği müddetçe Suriye konusunda hevesli olmayacaktır.

İşte bu nedenle Türkiye müzakereleri yürütse de kendi göbeğini kendi keseceği yöntemlere yatırım yapmak zorunda.

Erdoğan bunu zaten açıkça dile getiriyor. Ve Erdoğan’ın iş yapma biçimine ve onun söylemleriyle olan ilişkisine bakarsanız kafasındaki finali açıkça dile getirdiğini ondan önce tüm alternatiflere şans tanıyarak onları teker teker tükettikten sonra finale geçtiğini görebilirsiniz.

Müzakere sürecini de bunun için bir alt yapı olarak düşündüğü anlaşılıyor.

Bütün süreçler teker teker işletiliyor ve sırayla yenilerine geçiliyor”. (Kaynak:  Hasan Basri Yalçın, Güvenli Bölgede yeni arayışlar)

 

Bizim bu paragraftan anladığımız, Erdoğan Trump zirvesinde Kuzey Doğu Suriye’de istediğini elde edemezse, sonuca askeri harekatla erişecek.

 

Peki böyle bir senaryoda ABD ne yapar?

Halen Oxford Üniversitesi’nde ziyaretçi profesör olarak çalışmalarda bulunan ve Orta Doğu siyasetinin uzmanı olan Galip Dalay, Voice of Amerika’ya şunları ifade etti:

“Trump Türkyie’ye sempatiyle baksa da, Washington’da  diğer kurumların görüşü negatif.. Genelde ara bulucu görevi yapan askerler arasında da ilişki gergin”.

 

Yine aynı haberde görüşü alınan emekli General Haldun Solmazturk şunları ekledi:

“Trump bir kaç hafta önce Senatörlerle toplanarak Türkiye hususunda esneklik talep etti. Fakat, Türkiye Kuzey Doğu Suriye’ye tek taraflı askeri müdahale başlatırsa, Trump Kongre’deki tüm esnekliğini yitirir. Türkiye ekonomisinin zararına olacak yaptırımlar kaçınılmaz hale gelebilir”.

 

Niyet okumaktan hoşlanmayız ama, Mnuchin ve Ross’un yaptırımlara değinmesi Washington’dan Ankara’ya nazik bir “Bize sormadan Suriye’ye girmeyin” mesajı olabilir.

Video:  Dünyayı batıran adam Trump

Video:  Politik türbülans  ekonomiye zarar verecek

Voice of Amerika haberinin linki burada     

 

Yorumlar

Banner

BAKMADAN GEÇME

Benzer Haberler