Sosyal Medya

Ekonomi

Yeni parti, kabine revizyonu ve biraz da ekonomi…

Özetle, Meclis'in açılacağı Ekim ayı ile beraber politika sahnesi oldukça hareketli olacak.  Ekonomi tarafında ise yine atılan bir adımın başka bir tarafta dengeleri bozduğu geçici, vizyonsuz çabalarla geminin batırılmadan yüzdürülmeye çalışılacağı bir dönem bizi bekliyor olacak. 

Yeni parti, kabine revizyonu ve biraz da ekonomi…

Malum, bu hafta merkez bankasının PPK toplantısı var ve gözler faiz indireceğine kesin olarak bakılan bankanın faiz indirim miktarının ne olacağında.  Cumhurbaşkanı Erdoğan kendine ait “faiz inerse enflasyon da bakın nasıl düşüyor” tezini desteklemeye çalışırken geçen seneki kur krizi sonrası sert yükselen enflasyon serisi içinden Eylül-Ekim rakamlarının çıkacak olması ile acaba yıllık enflasyon tek haneye gerileyecek mi tartışmaları yapılıyor.  Geçen yıl kur kriznin ardından yapılan yüksek faiz artışının liraya kazandırdığı istikrar sayesinde enflasyonun düşmekte oluşu tabi şimdilik iktidar tarafından yokmuş gibi sayılıyor.  Kış aylarında özellikle gıda fiyatlarına bağlı şekilde enflasyonun yeniden yükseleceği ve bu arada liranın istikraruını koruyabilmek için yeniden bir faiz artışı yapılma gereği doğup doğmayacağı zaten ön planda konuşulan konulardan bile değil.  Türkiye ekonomisinin daralma sürecini yavaş yavaş geride bırakırken uzun bir dönem düşük büyümeye kilitli kalacağı gerçeği ise en az heyecan yaratan ve fakat en önemli konular arasında şimdilik gündemde alt sıralarda.

Ekonomi düşük büyüme içinde savrulurken, Ali Babacan ve ekibinin kuracağı yeni parti ile hem yerel seçimlerdeki başarısızlığına hem de söz konusu yeni partiye karşı hamle olarak AKP’de yapılması beklenen kabine revizyonu ise en çok dikkat çeken konuların başında.  Yeni parti ve kabine revizyonu; kısaca politika bir kez daha ekonomik ihtiyaçların önüne geçmekte.

Bugün Karar Gazete’sinde Ali Babacan  yeni partiyi sene sonundan önce kuracaklarını ilk keznetleştirmiş durumda.  Hatırlanacağı üzere, Cumhurbaşkanı bir anlamda tam saha pres yaparak söz konusu partinin kurulmasını engelleme ve AKP içinden bu partiye desteğin önünü kesme çabası içinde.  Erdoğan ve Soylu’dan “AKP’li muhalif hainler” veya benzeri sözleri daha sık duyacağız anlamına geliyor bu.  Bir taraftan da AKP’de beklenen kabine revizyonunun çok daha ciddiyete binerek iktidar gücünü korumanın, AKP’yi bir arada tutabilmenin önemli kaldıraçlarından biri haline dönüştüğünü de izliyoruz.

Belli ki ekonomideki setrt daralma geride kalmışken ve düşük büyüme pek sorun edilmezken, yılın kalan aylarında bol bol politika yazıyor, okuyor, konuşuyor olacağız.

Soylu-Albayrak savaşı; Binali Yıldırım ve diğerleri…

Cumhuriyet’ten Emine Kaplan’ın haberine göre; AKP kulislerinde, eski TBMM Başkanı ve İstanbul Büyükşehir Belediyesi başkanı adayı Yıldırım’ın cumhurbaşkanı yardımcısı olmasına kesin gözüyle bakılırken, Saray’da odasının bile hazırlandığı konuşuluyor. AKP’de kabine revizyonu olup olmayacağına ilişkin kulisler yeniden hareketlendi. Erdoğan’ın, il gezilerinden sonra Meclis’in açılmasıyla birlikte kabinede değişiklik yapacağı konuşuluyor.

Erdoğan’ın partiye de ağırlık verebilmek için cumhurbaşkanı yardımcısı sayısını artıracağı belirtiliyor. Kabinede yapılacak değişikliğin kapsamının ise Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak’ın etrafında düğümlendiği kaydedilirken, “Eğer Süleyman Soylu kabinede kalırsa Albayrak da kalır. Ya da ikisi de kabine dışına alınır. ‘Biri diğerini yedi’ görüntüsü oluşmaması için böyle bir denge kurulabilir” görüşü dile getiriliyor.  Kabineyle ilgili tek düğümün ise Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak’ın kabinede kalıp kalmayacağı olduğuna dikkat çekiliyor. Yinelenen İstanbul seçiminin hemen ardından parti tabanında ve içinde Albayrak’a yönelik tepkiler nedeniyle ağırlıklı olarak kabine dışında kalacağı beklentisi sonraki aylarda değişmiş, ekonomideki gelişmeler de dikkate alınarak Albayrak’ın kabinede kalacağı yorumları yapılmıştı.

Ancak basına yansıyan her kabine revizyonu haberinin ardından “Dışarıdan dayatmayla kabinede değişiklik yapmayız” anlayışı nedeniyle revizyonun tarihi konusunda net bir tahmin de yapılamıyor.

Bakanların TBMM’de yemin etmesi koşulu nedeniyle Erdoğan’ın Meclis’in açılmasını bekleyeceğini dile getirenler kadar partinin ekim ayı başında yapacağı kampta vekillerin nabzını yoklayacağı, bu nedenle biraz daha bekleyeceği yorumunu yapanlar da bulunuyor.

Erdoğan’ın yapacağı kabine revizyonunun kapsamında, kimlerin kabinede kalacağı, yeni kimlerin gireceği konusunda ise farklı görüşler dile getiriliyor.

Son dönemde Albayrak’ın ortalıkta hiç gözükmemesi, partinin toplantılarına katılmaması kulisleri yeniden hareketlendirdi. Parti kulislerinde, “Eğer Cumhurbaşkanı, Albayrak’ı kabine dışında bırakırsa İçişleri Bakanı Soylu’ya da başka bir görev verebilir. Eğer Albayrak kabinede kalırsa ‘Albayrak Soylu’yu yedi’, tersi durumda da ‘Soylu Albayrak’ı yedi’ algısına neden olur” görüşü dile getiriliyor.

Yeni sistemle birlikte devlet işleri nedeniyle Erdoğan’ın partiye yeterince vakit ayıramadığı, bunun hem parti içinde hem de teşkilatlarla ilgili karar alma mekanizmalarında kopukluk yarattığı eleştirileri, özellikle 23 Haziran seçimlerinin ardından sık sık dile getirilmişti.

Erdoğan’ın bu eleştirileri ve olası yeni partilerin partiyi olumsuz etkileyeceği değerlendirmelerini dikkate alarak bazı değişiklikler yapabileceği kaydediliyor. Bunun için halen tek olan cumhurbaşkanı yardımcısı sayısının artırılarak Erdoğan’ın partiye daha fazla zaman ayırmasının sağlanması üzerinde durulduğu belirtiliyor.

Milletvekillerinden alabilir

Olası bir kabine revizyonunda, yeni sistem nedeniyle Meclis dışından atanan bakanların parti politikalarına ve siyasete yeterince uyum sağlayamadıkları eleştirileri nedeniyle kabineye daha çok milletvekillerinden ismin girebileceği konuşuluyor.

Ancak milletvekillerinin bakan olmasıyla TBMM üyelikleri düştüğü için bunun sayısının komisyonlardaki çoğunluk hesabına göre belirleneceğine dikkat çekiliyor.

Özetle, Meclis’in açılacağı Ekim ayı ile beraber politika sahnesi oldukça hareketli olacak.  Ekonomi tarafında ise yine atılan bir adımın başka bir tarafta dengeleri bozduğu geçici, vizyonsuz çabalarla geminin batırılmadan yüzdürülmeye çalışılacağı bir dönem bizi bekliyor olacak.

Yorumlar

Banner

BAKMADAN GEÇME

Benzer Haberler