Sosyal Medya
**8*

Merkez bankası günü ama politikada gelişmeler hız kazanıyor…

12 Eylül 2019

Bugün piyasanın dikkati elbette merkez bankasının faiz indirim kararında olacak.  Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın ağzından da çıktığı üzere yaratılan beklenti, bankanın faiz indirmeye devam edeceği.

Faiz indiriminin miktarı konusunda ise kafalar karışık: 100-150 baz puan diyen de var, 200-300 baz puan arası indirim bekleyen de var.  Ortalamada 275 baz puan bekleniyor.

Konu, Eylül-Ekim 2019’da geçen seneki kur şokunun endeksten çıkacak olması nedeniyle yıllık tüketici fiyatları enflasyonun k düşmesinin ardından kış aylarında ne kadar yükseleceği ve olası bir yüklü faiz indiriminin enflasyon yeniden yükselecek bilgisi ile Türk lirasını nasıl etkileyeceği.

Yüklü bir faiz indirimi Türk lirasının koruma duvarlarını indireceğinden hem küresel ekonomik gelişmelerin, hem iç politikada yaşanmaya çoktan başlanan itişmelerin, hem de gelen makroekonomik verilerin Türk lirasının oynaklığının artması  kaçınılmaz.

Bugün faiz indirim miktarını ve sonraki toplantılarda faiz indiriminin devam edip etmeyeceğine dair mesajları izleyeceğiz.

Politika tarafında ise sular durulmadığı gibi, tansiyon da yükselmeye devam ediyor. AKP’nin tabanıyla bağı kaybetmiş hali uzun zamandır ekonomik ve sosyal gerçeklerden kopuşunun bir sonucu. Hal böyle olunca da merkez sağ içinden çıkacak iki yeni parti, AKP’nin bu gelişmelere vermekte olduğu tepkiler ve tabi HDP üzerinden Kürt nüfusla ilişkileri, MHP ile ortaklığı artan şekilde odak noktası olmaya devam edecek.

Faiz kararı günün en net hikayesi olsa da, politika tarafındaki son gelişmeleri de derleyip, özet olarak akılda tutmakta fayda var.

Ağır top Babacan tarafındaki gelişmeler…

Artı Gerçek’ten Hülya Hürtaş’ın köşe yazısında ele aldığı üzere, AKP içinden Erdoğan’a muhalif hareketin kökleri Ocak 2018’e dayanıyor.  Şimdi gelinen aşamada, Ali Babacan’ın kuracağı yeni merkez sağ parti, 2019 tamamlanmadan açıklanmış olacak.  Kilit nokta arka planda eski cumhurbaşkanı Gül varken, Babacan’ın yanındaki ekibin kimler olacağı. AKP tarafını korkutan bu güçlü muhalif kanadın, parti içinden kopuşları hızlandırması.

Şimdilik Babacan’ın ekibi gizli tutuluyor ama tabi temasları her gün kulis haberlerinde yer almakta.

Genel beklenti, AKP’li eski milletvekili kadrolarının büyük bir bölümünün yeni partide yer almayacağı. “Bu isimlerin çok istekli olmasına karşın Babacan ve kurmaylarının aldığı ilkesel kararların başında eski AKP’lilerden olabildiğince uzak durmak var. Bu Babacan’ın ortaya koymak istediği “yeni siyaset anlayışı” için çok önemli.”

Artı Gerçek’teki yazıya göre, bu ilke kararları sadece eski kadroları değil hâlihazırdaki AKP kadrolarına yönelik mesafeyi de beraberinde getiriyor. Yeni parti, AKP ve diğer partilerden milletvekili transfer edilmesine sıcak bakmıyor.

Babacan’ın kuracağı yeni merkez sağ-liberal parti “herkesi kucaklayacak yeni bir siyaset anlayışıyla” yola çıkıyor; AKP’li yıpranmış isimleri de yanlarına almak çok cazip olmuyor şu durumda. Milletvekili transferi yapmayınca, Meclis’te grup da kuramayacak olan Babacan ve yeni partisinin hedefi, sokak çalışmalarıyla zemin ve ses elde etmek. Zaten sesini duyurmak konusunda fazla sıkıntı yok; hem mecra var hem de ilgi var.

Tüm bu gelişmelere Erdoğan’ın tepkisi ise yine yazıda vurgulandığı üzere, ismi öne çıkanlar hakkında “dosyaları”, çeşitli nedenlerle eskiden üstü örtülen hesapları gündeme taşımak.  Tabi bu siyaseten riskli bir tercih, çünkü AKP’nin “kol kırılır yen içinde kalır” yaklaşımıyla hakkında iddialar çıkan hedefe konacak isimlerin de ellerinde kapalı tuttukları “bilgileri” olması son derece  mümkün.

Karşılıkla salvolarla siyasi tansiyonun yükseleceği günlere ilerliyoruz kısaca.

Peki Davutoğlu tarafında gelişmeler ne?

İhraçlar sonrası başlayan hareketliliğin arkası kesilmiyor.

AKP’de eski Başbakan Ahmet Davutoğlu, eski AKP yöneticileri Ayhan Sefer Üstün ve Selçuk Özdağ ile eski milletvekili Abdullah Başçı’nın disipline sevk edilmesinin ardından disiplin sürecine başka isimlerin dahil edilip edilmeyeceği merak ediliyordu. Görünen, Erdoğan’ın daha geniş bir ihraç hareketi için hazır olduğu. Haberlere göre, disiplin kararının verildiği MYK’de, Ali Babacan’la bağlantısı olan, yeni oluşumlara destek veren eski milletvekilleri de ele alınmış durumda.

Emine Kaplan’ın Cumhuriyet’te yer alan haberine göre bundan sonraki süreçte yeni oluşumlarla bağlantılı olan isimlerin özellikle kamuoyuna dönük yaptığı açıklamalara dikkat edilmesi, partinin kurumsal kimliğini zedeleyici eylemler içine girmesi durumunda yeni bir değerlendirme yapılması benimsendi. Bazı MYK üyelerinin, Davutoğlu ve Babacan’a destek veren, toplantılarına katılan isimleri gündeme getirmesi üzerine “Bu kişilerin beyanları şu an hukuken ihracı gerektirmiyor” değerlendirmesi yapıldı.

İhraç istemiyle disipline sevk kararı verilmeden önce “mağduru oynayarak daha çok taraftar toplar” gibi görüşlerin de dile getirildiğini kaydeden bazı AKP yöneticileri, “Değneği bir taraftan tutabilme imkânımız olmalı. İki tarafı da sıkıntılı olursa tutamayız” diye konuştu. Parti kulislerinde, ihraç mekanizmasının başlatılarak Davutoğlu’nun parti tabanında ve teşkilatlarda kafa karışıklığına neden olması, bu şekilde taraftar toplaması, parti içi muhalefeti genişletmesi ve parti disiplinini bozmasının engellenmesi stratejisinin izlendiği yorumları yapılıyor. Yeni oluşumlara sıcak bakan, ancak henüz bir bağlantı kurmayan partililerin de bu yolla cesaretinin kırılmasının hedeflendiği kaydediliyor.

Davutoğlu’ndan beklenen ihraç sonrası açıklamalar ise dalganın boyunu yükseltecek gibi.

AKP kan kaybetmeye devam ediyor…

Son gelen anket verileri, cumhurbaşkanlığı sistemine geçişten bu yana yaşanan başta ekonomik zorlukların yeni sisteme olan desteği %40’lara çektiği ve özellikle İmamoğlu ve Yavaş’ın performansları paralelinde CHP’nin artan oranda ilgi odağı olmaya başladığı.

Muhtemelen CHP’nin anketler yoluyla dikat çekmesine tepki olarak AKP’ye yakın olduğu iddia edilen ORC’nin yayınladığı anket sonuçlarından “Bu Pazar Milletvekili genel seçimi olsa, hangi partiye oy verirsiniz” sorusuna, seçmenlerin yüzde 30.6’sı AKP derken, yüzde 26.5’i ise CHP’yi işaret ettiğini okuyoruz.  Ama suların karışık olmadığı anlamına gelmiyor tabi bu anket.

Ali Babacan röportajı ile zaten dikkatleri çekmiş olan Karar yazarı Ahmet Taşgetiren, AKP’nin tabanı için “Ak Parti’ye yakın insanların yer aldığı WhatsApp gruplarında kıyamet kopuyor” ifadesini kullandı. Taşgetiren, “Normalde Ak Parti’ye yakın insanların yer aldığı bazı WhatsApp gruplarında mesela ‘İstanbul Sözleşmesi’ konusunda kıyamet kopuyor. Daha da önemlisi kamuoyu yoklamaları hem Cumhurbaşkanlığı Hükümet sisteminin hem de Ak Parti’nin uygulamalarının ciddi taban kaybına yol açtığını ortaya koyuyor” diye devam ediyor. Ve ekliyor: “Muhafazakar nitelikli bir çok insan, AK Parti yıpranırsa kazanımlarda ciddi tahribat yaşanır kaygısı ile özel ortamlarda dile getirdiği eleştirilerini kamuoyu önünde dillendirmekten kaçınıyor. Bu demektir ki, derindeki sancı görünenden daha büyük.”

Önümüzdeki aylar, siyasette tansiyonun yükseleceği kesin.  Ekonomi tarafında daralmadan pozitif büyümeye geçilmesi ise büyümenin ne kadar cılız kalacağı hesaplandığıunda iç politikada merkez sağ içinden yükselmekte olan muhaliflerin ellerini güçlü tutmasına destek olacak. İş bir erken seçimle sonuçlanır mı onu zaman gösterecek.  Ve tabi seçimler nedeniyle bir türlü kontrol altına alınmayan kamu harcamalarının seyrinden erken seçim olasılığının ne kadar gerçekçi olduğunu anlıyor olacağız.

GA.

 

 

Yorumlar

Banner

Diğer Yazarlar

Yazarın Diğer Yazıları