Sosyal Medya
**8*

FÖŞ yazdı: Türkiye Suriye’den çekilemez, çekilmeyecek

1 Eylül 2019

Dünya anlamıyor, bizim uzmanlar anlamıyor, halk anlamıyor. Çare tabii ki FÖŞ’ün devreye girerek tüm Gezegen’e gerçekleri dobra dobra anlatması.  Türkiye Suriye’den çekilmez, çekilemez de.  Adamı tefe koyarlar çekilirse.

 

“Niye yani?” diye sorarsanız, size Türkiye’nin Suriye’den tamamen çekildiği, Esad’ın Fırat’ın Batısında zaferini ilan edip, Doğusu’nda PKK karbon kopyası YPG-PYD ile  otonomi türü bir anlaşma kotardığını düşünün.  Böyle bir Suriye Türkiye açısından sosyal, stratejik ve ekonomik olarak en kötü kabus olacak.

 

Esad’ın savaşın bu denli uzamasında aracı olan Türkiye’yi rahat bırakacağını düşünmek büyük saflık olur.  Türkiye’de ne kadar terörist odak varsa, hepsiyle bağlantı kurup bizden intikam almaya çalışacak.

 

Kürtler’in “kendi kaderini tayin” hakkını sonuna kadar desteklerim. Suriye Kürtleri de akrabadır, mazlumdur ve büyük çoğunluğunun PKK ile ilgisi olmaz. Ama YPG-PYD’nin tamamen PKK güdümünde bir organizasyon olduğunu artık ABD bile kabul ediyor. Türkiye’nin en uzun kara sınırı Suriye’yle, bunun yarısına PKK’ya kucak açan bir otonom devletçiğin yerleşmesi terörle mücadeleyi onyıllarca uzatır.

 

Halen Türkiye’de 4 milyon civarında Suriyeli mülteci var. BM raporlarına göre, İdlib düşerse, 400-500 bin daha bize kaçacak. Bunları sınırda sefil, geçici mülteci kamplarında tutmak insanlığa aykırı olduğu gibi, bütün dünya da bizi onlara el uzatmadığımız için kınar.  Daha da kötüsü halen İdlib’te Esad’a karşı mücadele veren 40-60 bin civarında silahlı mücahidin çoğu IŞID geçmişli. Onlar da bir şekilde Türkiye’ye sızacak. IŞİD’in uygarlık ve insan ırkına açtığı nihilist savaş bizim ülkemizde bir kez daha sahnelenecek. Güney illerinin tamamen “Pakistanlaşması” yani kamu otoritesinin kaybolup terör üreten bir mikrop yuvasına dönüşmesi tehlikesiyle karşı karşıyayız.

Siyasi ve sosyal açıdan, halk artık daha fazla Suriye’li istemiyor. Ekonomik sıkıntılar asgari ücretin de altında ücretlerle çalışan Suriyeliler’i iyice göze batar hale getirdi. Bunların yararlandığı kamu hizmetleri sınırlı, sayı arttıkça bizim vatandaşa düşen pay azalıyor.  Yerel seçimler öncesi istediğiniz anketi seçip okuyun, ekonomik nedenlerden sonra Suriye’li mülteciler AKP’ye en fazla oy kaybettiren sıkıntıydı.

 

Bu ülke nasıl 5 milyon Suriyeli’yi göğüsleyecek, arkadaş sorarım size? Kaç milyar dolar akıtacağız bunları beslemeye, barındırmaya, okutmaya, sağlık hizmetleri sunmaya. Yapamazsak?  O köşe başında dilenen pırıl pırıl  çocuklar varya?  Hepsi büyüyünce Mafya, terör ve fuhuşa karışacak. Türkiye’nin zaten bir türlü aralarında barış sağlayamayan etnik ve mezhepsel gruplarına bir de Suriyeli boyutu karışarak denklemi çözümsüz hale getirecek.

Daha anlatayım mı?  Anlatayım. Irak artık fiiilen İran’ın hükümranlığı altında.  Esad’da İran imparatarloğunun sadık bir satrapı. İran şimdiden Haşdi Şahabi milisleri ve Şii Afganları Suriye’de iskan ederek kalıcı olmaya hazırlanıyor. İran’ın bize karşı kötü emelleri olmayabilir, ama Türkiye ve Sünni Orta Doğu arasında inşa edilecek Şii Duvarı ekonomik menfaatlerimize ağır zarar verir. Suriye’den Ürdün ya da  Kuzey Afrika’ya giden her TIR İranlı milislere haraç verir, yeniden yapılanmadan tek kuruş pay alamayacağımız gibi, bir Orta Doğu gücü olma iddiamızı da külliyen yitiririz.

 

Türkiye ancak muhalefetin gerçek anlamda temsil edileceği  bir hükümet ve tüm mültecilerin güvenli şekilde yurtlarına dönmesini temin edecek uluslararası bir denetim mekanizması kurulduktan sonra Batı Suriye’den çekilir.  Doğu’da ise ya güvenli bölge, ya da YPG-PYD’nin PKK virüsünü tamamen içinden artması şart.

 

“Türkiye’yi zorla çıkartırlar” da palavra. Rus bombardımanı olmasa, bize çalışan isyancılar Esad’ın ordusunu daha Han Şeyhun’a girmeden durdurmuştu. Erdoğan Putin’den nükleer santral, S-400 ve Türk Akımı vasıtasuyla tonlarca doğal gaz alıyor, Rusya İdlib’te istediğimizi yapmak zorunda. Bu kadar. Yapmazsa ilişki biter.

 

Aynı şeyler ABD için de geçerli. Kürtleri korumaları anlaşılabilir, ama Fırat’ın Doğusu’nda Türkiye ile barış içinde yaşayacak bir Kürt devletçiği istiyorlarsa, samimi şekilde PKK’yı bölgeden kazımaları lazım. Bunu yapacak güçleri de var.  Türkiye’nin S-400 uğruna ABD’yle papaz olmasını komik bulurum, ama Suriye uğruna İran, Rusya, ABD farketmez. Bu bir beka meselesidir ve beka kavgasında yumruk sayılmaz.

 

Çok tehlikeli bir döneme girdik. Ankara güvenli bölgede istediğini alamazsa, Kuzey Doğu Suriye’ye girer. Askeri olarak amacına  da erişir, kaşar PKK militanlarının Afrin’den nasıl kuyrukları kıçlarının arasında kaçtığını gördük. Ama maliyet çok ağır olur.  Öncelikle Trump artık ABD Kongresi’ni durduramaz. Türkiye’yi cezalandırmak için bir yasa çıkar, ve mali piyasalar allak bullak olur.

 

Rusya’ya rest çekmenin de kolay ve maliyetsiz olacağını idda etmem. Ama Putin ekonomik ilişkiyi korumak için İdlib’in Kuzeyi’ni bize bırakmaya razı olur. Aksi halde Türkiye yeniden Batı-NATO eksenine döner ve Putin’in tarihe geçecek zaferi olan tek kurşun atmadan, tek ruble harcamadan NATO’yu bölme planı da kadük olur. Bizden muhtemelen ekonomik tavizler isteyecektir. Mesela, değerinin yarısını yitiren enerji üretim tesisleri, Gasprom vasıtası ile ve Akkuyu nükler santralından doğal gaz ve elektrik satmasını kolaştırmak için ideal bir hediye olur.

 

Ben Amerikancıyım, soyunu inkar eden Marslıdır kardeşim. Ama Yüce Atatürk’ün kurduğu bu vatanın tek santimetrekaresini de PKK ya da Esad’a kaptırmak niyetinde değilim. Bana emanet edilen mirasa ihanet ederim.

 

Websitemde enteresan bir makale var, ziyaretinizi diler, gözlerinizden öper, yengeye hürmetlerimi sunarım. İşte linki  

 

Yorumlar

Banner

Diğer Yazarlar

Yazarın Diğer Yazıları