Sosyal Medya

Siyaset ve kamu haberleri

Babacan kulisleri: Ümmet yerine “Kimliksiz Siyaset”

Erdoğan'ın da tam hedefine oturtarak durumun ciddiyetini yansıttığı Babacan-Gül ikilisinin yeni parti çalışmaları yeni dönemde politika tarafında en dikkatle izlenen gelişmeler aras

Babacan kulisleri: Ümmet yerine “Kimliksiz Siyaset”

Yerel seçimlerde Erdogan’ın büyük kaybı öncesinde hem ekonomi hem hukuk tarafında Türkiye’de yaşanan aşınmanın kırılma noktası olarak tarihe geçmiş olabilir.  Özellikle İstanbukl’un ikinci kez AKP tarafından hem de farkla kaybedilmesi; AKP içinde ciddi hareketlilik yaratmakta.  Erdoğan’ın da tam hedefine oturtarak durumun ciddiyetini yansıttığı Babacan-Gül ikilisinin yeni parti çalışmaları yeni dönemde politika tarafında en dikkatle izlenen gelişmeler arasında.

Basından derlediğimiz son Ankara kulis haberlerine göre, Babacan ve ekibi ciddi bir hazırlık içine; kamuoyuna kış ayları bitmeden yapılması beklenen parti programı ve ekibin diğer isimlerine ait detaylar her gün daha önemli hale geliyor.

Bu kapsamda mevcut kabinedeki 3 bakanın yeni partinin kurulmasını beklediği ve ‘rüzgara göre’ bu yeni oluşumlara katılabileceği iddia ediliyor.

Yeniçağ gazetesi yazarı Fatih Ergin, AKP içerisinde Abdullah Gül’ün gölge lideri olacağını söylediği Ali Babacan’ın başkanlığında kurulacak olan partinin beklendiğini yazdı. Kabinede de aynı beklentenin söz konusu olduğunu yazan Ergin, Erdoğan’ın partideki çözülmeye karşı ilk adımı da kabinede atacağı ve Çevre ve Şehircilik Bakanı Murat Kurum’un koltuğunu başka bir isme devredeceğini kaydetti. Kurum’un yerine AKP Genel Başkan Yardımcısı Mehmet Özhaseki’nin getirileceğini öne sürdü.

“Erdoğan hangi adımı atarsa atsın, partisindeki erimeyi durduramıyor, durduramaz! Sebebi çok açık” diyen Ergin, bunun nedeninin iktidara karşı oluşan toplumsal nefretin artık AKP tabanında da sirayet ettiğinden olduğunu ifade etti.

Ergin şunları yazdı:

“Erdoğan hangi adımı atarsa atsın, partisindeki erimeyi durduramıyor, durduramaz! Sebebi çok açık; AKP’ye karşı var olan toplumsal nefret, artık sadece muhalefet partilerini destekleyen kesimlerde değil, AKP tabanına da sirayet etmiş durumda. Erdoğan, kendi tabanının önemli bir bölümünde inandırıcılığını kaybetti. Bunu 31 Mart yerel seçimleri ile 23 Haziran’daki İstanbul seçiminde gördük. Diğer taraftan, Ahmet Davutoğlu ve Ali Babacan’ın partileşme hareketlerinin de hem AKP tavanı hem de tabanında karşılık bulması, bu durumun başka bir göstergesi.Bu, ikinci sorunun cevabına dair de işaretler veriyor. AKP’den doğacak partiler, iktidar olmasa, Meclis’e giremese bile AKP’den koptuğu ile kalmayacaklar. Erdoğan’a inancını yitiren muhafazakâr oylara, Cumhurbaşkanlığı seçiminde adres olacaklar ki, Türk siyasetine en büyük etkileri bu olacak.”

Ümmete tüzükle yanıt

Artı Gerçek’ten Sibel Hürtaş yazısında, Ali Babacan liderliğindeki yeni partinin tüzük ve programının tamamlandığını ve temel ilke olarak “kimliksiz siyaset” belirlendiğini; bunun da aynı zamanda Erdoğan’ın ümmet çıkışına yanıt niteliği taşıdığını yazıyor.

Hürtaş söyle yazıyor:

“Yeni parti kendini muhafazakâr liberal sağ ya da sol olarak nitelendirmiyor; tüm ideolojileri kapsayacak geniş bir yelpaze hedefliyor.  Her biri muhafazakâr gelenekten gelen kurucuların bu tercihindeki belirleyici rol de kuşkusuz AKP’nin dini siyasete alet etme şekli. Buna yönelik birikmiş bir tepki var.  Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın kendilerine yönelik “ümmeti bölüyorlar” çıkışı da öfkeyi daha da köpürtmüş. …Parti programına adalet ve liyakat vurgusu da damgasını vuruyor. Ekonomi başarısıyla ön planda tutulan liderlere karşın; adaleti sağlayamadan ekonomi de dahil hiçbir sorun düzeltilemez vurgusu ön plana çıkacak. 

Hukuk devleti ilkesi, sert kuvvetler ayrılığı ve Parlamenter sisteme dönüş ana ilkeler arasında. Nasıl bir Parlamenter sistem sorusu da yeni Anayasa talebinde saklı. Tüm bunlar üzerinden bakıldığında yeni parti ciddi bir sistem eleştirisiyle yola çıkıyor. 

Tüzük ve program hazır. Babacan’ın danışmanının daha önce verdiği tarihte sapma yok. Yeni Parti, eylül sonu ekim başı start veriyor.”

AKP’deki ihraçlar tabandaki eleştiriyi derinleştirecek

CHP’li Abdüllatif Şener, kurucu kadroları arasında yer aldığı ve 2007 yılında istifa ettiği eski partisi AKP’de son dönemlerde yaşanan siyasal kırılmaları değerlendirdi.  CHP Konya Milletvekili Abdüllatif Şener, AKP’nin “asla eleştirmeyen” tabanının ekonomik kriz sonrası partisini eleştirmeye başladığını, ihraçlarla birlikte ise Cumhurbaşkanı Erdoğan ve parti yöneticilerine yönelik eleştirinin derinleşeceğini söyledi.

AKP tabanında ciddi bir huzursuzluğun ortaya çıktığını ifade eden Şener, partinin kurucularının çoğunun parti yönetiminde olmadığına hatırlattı. Şener, şöyle devam etti: “Erdoğan döneminde devletin niteliği ve siyasetin tarzı değişmiştir. Sürekli kızan, azarlayan bir Erdoğan vardır. Yıllardır Erdoğan ve partisine destek veren geniş seçmen kitleleri şimdi Erdoğan’ı eleştiriyor. ‘Mahvolduk, bittik, eve ekmek götüremedik’ diye feryat ediyor. Medyayı ele geçiren, korku iklimini yaygınlaştıran, yargıyı bir kırbaç olarak kullanan Sayın Erdoğan bilmelidir ki bu yöntemler iflas etmiştir. Sadece genel merkez bazında değil, illerde ve ilçelerde de, il ve ilçe başkanları şuanda partinin dışında kalmış durumdalar.”

 

 

Yorumlar

Banner

BAKMADAN GEÇME

Benzer Haberler