Sosyal Medya

Güncel

Avrupa Parlamentosu’ndan Türkiye İle İlişkileri Askıya Alma Kararı

Avrupa Parlamentosu, daha önce yazılmış ve Türkiye ile ilişkileri askıya alma önerisinin yapıldığı raporu kabul etti. Avrupa Parlamentosunun kararları bağlayıcı değil tavsiye niteliğinde. Hükümet bu karara "aynen size iade ediyoruz" diyerek sert bir tepki gösterdi.

Avrupa Parlamentosu’ndan Türkiye İle İlişkileri Askıya Alma Kararı

Avrupa Parlamentosu (AP) 2018 Türkiye Raporu’nda “Avrupa Birliği’nin Türkiye ile katılım müzakerelerini resmen askıya alması” çağrısında bulundu.

Hollandalı AP üyesi Kati Piri tarafından hazırlanan “2018 Türkiye Raporu” Strazburg’daki Genel Kurulda oylandı.

“Avrupa Birliği’nin (AB) Türkiye ile katılım müzakerelerini resmen askıya alması” önerisinin yer aldığı rapor, 109’a karşı 370 oyla kabul edildi. 143 parlamenter ise çekimser kaldı.

Tavsiye niteliği taşıyan ve bağlayıcılığı bulunmayan raporda, Türkiye’deki yönetimi eleştiren sert ifadeler bulunuyor.

TÜRKİYE HAKKINDA OLUMSUZ İFADELER

Raporda, “İnsan hakları, hukukun üstünlüğü, basın özgürlüğü ve yolsuzlukla mücadele” konularında Türkiye’ye yönelik eleştiriler sıralanırken, Kıbrıs sorunuyla ilgili bölümde her yıl olduğu gibi, büyük ölçüde Rum ve Yunan tezlerine yer verildi.

Ankara’nın Güney Kıbrıs Rum yönetimine yönelik politikalarının eleştirildiği raporda, “Türkiye’nin Kıbrıs’taki askeri varlığına son vermesi” çağrısında bulunuldu.

Raporda, Türkiye’nin Suriyeli göçmenlere yönelik politikasından övgüyle bahsedilirken, Suriye’nin kuzeyine yönelik askeri operasyonların ise “endişe verici olduğu” kaydedildi.

Raporda, Türkiye’de OHAL’in kaldırılmasından memnuniyet duyulduğu belirtilse de “uzun tutukluluk süreleri ve kötü muameleden” endişe duyulduğu ifade edildi.

Türkiye’nin yurt dışındaki FETÖ örgütü mensuplarına yönelik operasyonlarından da “üzüntü duyulduğu” belirtilen raporda, bu kapsamda Diyanet çalışanlarının istihbarat amaçlı kullanıldığı ileri sürüldü.

Türkiye ve Ermenistan’a ilişkilerin normalleştirilmesi çağrısında bulunulan raporda, “İki ülke arasındaki sınır kapısının açılmasının ilişkilerin gelişmesine etki edebileceği” vurgulandı.

Öte yandan raporda, Ankara yönetimine Akkuyu Nükleer Santrali inşaatını durdurması çağrısında bulunuldu.

AP raporunda, Türkiye’ye verilen üyelik öncesi AB fonlarının da gözden geçirilmesi gerektiği belirtilerek bu fonların doğrudan Türkiye’deki sivil toplum için kullanılması ve Erasmus programındaki öğrenciler, akademi dünyası ve gazetecilerle ilgili programlara yatırılması savunuldu.

Raporda ayrıca Ayasofya’nın camiye dönüştürülmemesi vurgusu yapıldı.

KARARDA TÜRKİYE LEHİNE UNSURLAR DA VAR

Raporda az da olsa olumlu unsurlar da var.

Gümrük Birliği’nin güncellenmesinin Türkiye ile AB arasında “zaten güçlü olan bağların” daha da güçlenmesine vesile olacağına dikkat çekilen raporda, bu nedenle “kapının açık tutulması” tavsiyesinde bulunuldu. Raporda, Gümrük Birliği’nin güncellenmesinin “Türkiye’deki insan hakları reformlarının teşvik edilmesinde bir araç olarak kullanılması gerektiği” belirtildi.

Türk vatandaşlarına yönelik taahhüt edilen vize serbestisinin önemine işaret edilen raporda, bundan özellikle öğrencilerin, akademisyenlerin, iş insanlarının ve AB ülkelerinde akrabaları olanların fayda göreceği vurgulandı.

Raporda, AB üyeleri ile Türkiye arasındaki yakın diyaloğun sürdürülmesinin önemine değinilerek dış politika, savunma ve güvenlik alanlarındaki iş birliğinin artırılmasının teşvik edildiği kaydedildi.

Türkiye’nin NATO’nun uzun zamandır üyesi olduğu anımsatılan raporda, Türkiye’nin jeostratejik konumu dolayısıyla Avrupa’nın ve bölgenin güvenliğinde önemli rol oynadığı belirtildi.

Raporda, Türkiye ve AB’nin NATO şemsiyesi altında stratejik konularda iş birliğini sürdürdüğü kaydedildi.

Kabul edilen raporda PKK da kınanıyor.

“Terör örgütü PKK’nın Türkiye’de yeniden şiddet eylemlerine başvurmasını sert biçimde kınıyoruz.” ifadelerine yer verilen raporda, örgütün 2002’den bu yana AB’nin terör listesinde olduğu hatırlatıldı.

Raporda, Türkiye’nin Suriye’deki iç savaşın ardından ortaya çıkan göç krizinin çözümünde önemli rol oynadığına işaret edilerek “Türk halkı 3,5 milyondan fazla mülteciye ev sahipliği yaparak büyük bir misafirperverlik gösterdi. Türkiye’deki mültecilerin bir milyonu okul çağında ve bunların yüzde 60’ı okula devam edebiliyor.” değerlendirmesinde bulunuldu.

AB ile ilişkilerin pek de sıcak geçmediği, en son bu kabul edilen raporla daha da kötüleştiği söylenebilir belki ama ilişkilerin koptuğunu söylemek de doğru olmaz.

Tersine olumlu gelişmeler de yaşanıyor. AB ile Türkiye arasındaki en yüksek karar organı olan “Ortaklık Konseyi” toplantısı yaklaşık 4 yıl aranın ardından 15 Mart’ta Brüksel’de yapılacak.

 

HÜKÜMET’TEN İLK TEPKİ

Avrupa Parlamentosu kararına hükümettten ilk tepki Ömer Çelik vasıtasıyla geldi

AK Parti Sözcüsü Çelik, paylaşımında, “Bizim açımızdan değersiz, hükümsüz ve itibarsız bir karar bu. Bu itibarsız karar, AP’nin artık aşırı sağın ideolojik güdümüne girdiğinin ilan edilmesidir. AP demokratik gelişmeye açık ve destekleyici kararlar almaktan uzaklaştı. Aşırı sağın dar penceresinden bakıyor dünyaya” değerlendirmesinde bulundu.

Çelik ayrıca “AP’ye sesleniyoruz. Bu raporu size aynen iade ediyoruz. Kabul ettiğiniz bu raporu, ‘Avrupa Irkçılık ve İslam Düşmanlığı Müzesi’ kurup kapısına asabilirsiniz. O raporu her gördüğünüzde, Avrupa’yı ırkçılara adım adım bir kere daha nasıl teslim ettiğinizi hatırlarsınız” ifadelerini kullandı.

 

Yorumlar

BAKMADAN GEÇME

Benzer Haberler