Sosyal Medya

Reel sektör

Kaybettiklerimiz:  İnşaat ve enerji

Başkan Erdoğan IMF’ye temas kurulduğunu iddia edenleri vatan hainliğiyle suçlarken, Türkiye’nin ekonomik yaşama devam etmesi için en hayati işkollarını  boğan…

Kaybettiklerimiz:  İnşaat ve enerji

Başkan Erdoğan IMF’ye temas kurulduğunu iddia edenleri vatan hainliğiyle suçlarken, Türkiye’nin ekonomik yaşama devam etmesi için en hayati işkollarını  boğan borç krizinden çıkacak kaynağın nerden bulunacağını anlatamıyor. İnşaatı tamamen kaybettik. Sırada enerji var.

 

KPMG 2019 İnşaat Raporunda “Sektör ağırlıklı olarak yurtiçi pazara dönük olsa da finansman kanalı üzerinden yurt dışı gelişmelere de duyarlı. İşte bu nedenle yaklaşık bir yıldır sektöre verilen teşviklerin ve sektör temsilcilerinin kampanyalarının şu aşamada kalıcı bir toparlanma sürecini başlatmaya yetmediğini görüyoruz. Sektöre ilişkin detaylı veriler de bu eğilimleri destekliyor”. İfadesini kullanıyor.  Cumhuriyet’ten Emre Deveci’ye göre, Elektrik Üreticileri Derneği (EÜD) Başkanı Cem Aşık, temmuzdaki kur yükselişi sırasında yaptığı açıklamada, sektörün yılda 3 milyar dolar kredi geri ödemesi olduğunu ancak nakit gelirin 500 milyon dolar olduğu belirterek mali durumdaki zorluğa işaret etmişti.

 

Bu iki sektörün borç bunalımı banka bilançoları ve daralan istihdam yoluyla tüm  ekonomiye yayılma eğilimi taşıyor.

 

 

KPMG:  İnşaat ve konutta darboğaz

 

Mevsimsellikten arındırılmış verilere göre, sektör 2018 Ocak itibarıyla 2 milyon 196 bin kişiyi istihdam ediyordu. Sonrasında sektörde büyüme yavaşladı ve ŞubatTemmuz arası dönemlerde sektörde 228 bin kişi işten çıkarıldı. Ağustos döneminde ise mevsimsellikten arındırılmış verilere göre bir önceki döneme kıyasla 4 bin kişilik sınırlı bir stihdam artışı sağlandı. Sektördeki istihdam kayıplarının bir kısmı ‘Taşeron Yasası’ olarak bilinen düzenlemeden etkilenmiş olabilir.

Ancak sektörün emek yoğun yapısından dolayı istihdamdaki zayıflamanın büyük ölçüde yavaşlamanın bir sonucu olduğunu değerlendiriyoruz.

 

Son yıllarda döviz kurlarındaki artışlar ve küresel demir-çelik fiyatlarının dalgalı seyri nedeniyle inşaat sektöründe maliyetler devamlı yükselirken, satış fiyatlarındaki artışlar sayesinde yüksek ciro artışları yaşanması maliyetlerdeki artışları dengeliyordu. Ancak 2018 ortalarına gelindiğinde beklenti endeksi detaylarında da görüldüğü gibi, satış fiyatlarındaki artış yavaşladı. Talebin düşmesiyle ciro artışları maliyet artışlarının altında kaldı ve sektörün finansal performansını olumsuz etkilemeye başladı.

Eylül itibarıyla inşaat sektöründe ciro, önceki yılın aynı dönemine göre sadece yüzde 5,5 arttı. Aynı dönemde malzeme maliyetleri yüzde 50, toplam maliyetler ise yüzde 39,7 artış kaydetti. Sektör açısından önümüzdeki dönemin kritik maliyet unsuru ise asgari ücret artışları olacak. Döviz kurlarındaki yükselişin son dönemde duraksaması olumlu bir gelişme olsa da emek yoğunluğunun yüksek olduğu sektörde asgari ücret artışlarının maliyetler üzerine ilave bir yük getirme olasılığı yüksek görünüyor.

 

Türkiye ekonomisinde büyüme 2018 ortalarında potansiyelinin altına indi. Bu durum ticari gayrimenkul sektöründe de etkilerini göstermeye başladı. Ekonominin kalbinin attığı İstanbul’da 85.881 m2 yeni ofis alanının pazara girmesiyle toplam arz 6,08 milyon m2’ye çıktı. Ancak ofislerin yaklaşık dörtte biri boş durumda. Gelecek dönemde arzın süreceği planlanırken, ofis stok boşluğunda kayda değer bir iyileşme için büyümenin sürdürülebilir bir şekilde hızlanması gerekiyor.

Öte yandan üçüncü çeyrekte yeni kiralama bir önceki yılın aynı dönemine kıyasla yüzde 3,31 azalarak 82.178 m2’ye indi. Bununla birlikte kiralamalar döviz kurlarındaki yükselişle dolar bazında ciddi biçimde geriledi. Tüm kira sözleşmelerinin TL’ye dönüşüyle bu durumun kısa sürede toparlanması zor olabilir. Sektör yeni düzenlemeye orta vadede uyum sağlayabilecekken, düşük değerlemeler yabancı yatırımcıların ilgisini yeniden canlandırabilir.

 

 

Emre Deveci:  Enerjide batık kredi 1 yılda 10’a katlandı

 

Genel takipteki krediler oranı bir yılda yüzde 2.95’ten yüzde 3.87’ye yükselirken, enerji sektöründeki takipteki krediler bu dönemde yüzde 0.45’ten yüzde 3.4’e yükseldi.

Sektörün kredi hacmi aynı dönemde 140 milyar TL’den 185 milyar TL’ye çıktı. Ancak enerji sektörünün kredilerinin büyük kısmının döviz cinsinden olduğu biliniyor. Dolar cinsinden bakıldığında sektörün Türk bankalarındaki kredi hacmi 37 milyar dolardan 34.8 milyar dolara geriledi.

 

Yapılandırma kuyruğu

 

Öte yandan, TL’nin dolar karşısındaki rekor değer kaybından en çok etkilenenlerin başında gelen enerji sektörü, 2018’de kredi borçlarının yeniden yapılanlandırılması için bankaların kapısını çaldı. Bereket Enerji 4 milyar dolar, Gama Enerji de 1 milyar dolarlık kredinin yeniden yapılandırılması için bankalara başvurdu. Elektrik Üreticileri Derneği (EÜD) Başkanı Cem Aşık, temmuzdaki kur yükselişi sırasında yaptığı açıklamada, sektörün yılda 3 milyar dolar kredi geri ödemesi olduğunu ancak nakit gelirin 500 milyon dolar olduğu belirterek mali durumdaki zorluğa işaret etmişti.

 

Enerji sektöründe 2003-2018 döneminde 95 milyar dolarlık yatırım yapıldığı, yatırımlar için alınan kredilerin büyük kısmının döviz cinsinden olduğu biliniyor. BDDK verilerine göre, Aralık 2018 itibarıyla enerji şirketlerinin Türk bankalarına 34 milyar dolarlık kredi borcu bulunuyor. Sektördeki kârlılığın azalması nedeniyle, Alman enerji şirketi EWE AG ile Avustaryalı enerji şirketi OMV, Türkiye’deki varlıklarını satma kararı almıştı.

 

ParaAnaliz’in eşsiz piyasa, strateji ve şirket haber ve analizlerine anında erişmek için bizi Facebook’ta takibe alın, Sayfamız BilgeEkonomist

Yorumlar

Banner

BAKMADAN GEÇME

Benzer Haberler