Sosyal Medya
**8*

Alp Nasir yazdı: Parayı Betona Gömmek

8 Haziran 2019

31 Mart’ta açıklanan büyüme verisiyle birlikte GSYH’nın son iki çeyrektir yıllık bazda küçülme eğiliminde olduğunu görmüş olduk (4Ç18: -%3,0; 1Ç19:-%2,6). Son üç çeyrektir daralan mal ve hizmet ithalatına rağmen büyümedeki gerileme esas olarak iki temel unsura dayanıyor: yerleşik hane halkı tüketimi (dayanıklı mallar, yarı dayanıklı mallar, dayanıksız mallar ve hizmetler) ve gayrisafi sabit sermaye oluşumu (inşaat, makine ve teçhizat ile diğer aktifler). Anlayacağınız hane halkı tüketici güveninden de anlaşılacağı gibi tüketimini kısma eğilimi gösterirken inşaat sektörü de gerilemeye devam etti.

Faaliyet kollarına göre zincirlenmiş hacim bazında GSYH’yı incelediğimizde de sektörlerin toplamı içerisinde en büyük paya sahip (%25,7) olan hizmetler sektörünün çeyreksel bazda yıllık -%4, ikinci büyük olan (%23,5) sanayi sektörünün ise -%4,3 gerilemiş olduğunu görmekteyiz. Büyüklük bazında beşinci sırada yer alan ve aslında ana konumuzu oluşturacak inşaat sektörlerindeki düşüş ise -%10,9’dur.

Bir sonraki grafiğimiz ise cari rakamlara göre 1Ç19’da 54,5mlr TL’lik GSYH katkısına sahip inşaat sektörüne olan (1Ç19 GSYH cari: 914,7mlr TL) güvenin ne seviyede olduğuna dair olacak. TÜİK’in ekonomik güven endeksi verilerine dayanarak yaptığım incelemeye göre inşaat sektörü güveni Ağustos 2018’den beri yıllık bazda %20’nin üzerinde düşüş eğilimi gösteriyor ve Mayıs ayında görülen 61,2’lik endeks değeri serinin ölçümlenmeye başladığı 2011 yılından beri kaydedilen en düşük seviye.

Şimdi bu güven (!) ortamında bir de inşaat sektörü ne borçlanmış onu inceleyelim. TCMB kaynaklı  “Özel Sektörün Yurtdışından Sağladığı Kısa ve Uzun Vadeli Kredi Borcunun Sektör Dağılımı” verilerine göre inşaat sektörünün kısa vadeli kredileri 1Ç19’da 97,8mn USD iken yine aynı çeyrekte uzun vadeli kredi toplamı ise 20,8mlr USD’dir. Yukarıda harcama yöntemine göre incelemiş olduğumuz GSYH’ya gelir tarafından baktığımızda ise (krediyi gelirle kapatacağımız düşünüldüğünde) inşaat sektörünün 1Ç19 cari geliri 18,5mlr TL seviyesindedir. Buradan şu sonuç çıkar değerli okuyucular: inşaat sektörünün uzun + kısa vadeli borçlarının toplamı 1Ç19’da 20,9mlr USD’dir. Bunu 5,75USD/TL kuruyla TL’ye döndüğümüzde 120mlr TL civarı bir borç büyüklüğüne ulaşırız. Bu borcu inşaat sektörünün 1Ç19 gelirlerine böldüğümüzde 6,5x çarpanını elde ederiz. Yani borçlarını sabit tutan bir inşaat sektörünün ancak 6,5 çeyrek sonra (1 yıl 8 ay) aynı çeyreksel gelir seviyesiyle (dolar/TL’nin de aynı kalacağı varsayımıyla) borçlarını kapatması mümkün.

 

Kıt kaynakların dağılımını doğru yapmak için topraklarımızı ürün yetiştirmek yerine betona terk etmenin yarattığı kısa vadeli gelir artışının uzun vadede nelere mal olacağını görmek adına önemli bir dönüm noktasında olabiliriz. Bu bağlamda sürdürülebilir tarım yolu ile elimizde kalan toprakların betona çevrilmeden verimli üretim esasına dayalı yatırımlarla çeşitlendirilmesi, zincirlenmiş hacim bazında GSYH içerisinde 1Ç19’da %3,1 paya sahip tarım sektörünün geleceğini şekillendirmemiz açısından büyük öneme sahip olacaktır.

 

Al Nasir

Yorumlar

Banner

Diğer Yazarlar

Yazarın Diğer Yazıları