Sosyal Medya

Borsa şirketleri ve haberleri

TEB Yatırım’dan 2019 stratejisi:  Yüksek oynaklık sonrası, 2019 yılında toparlanma bekliyoruz

Hisse piyasası için olumlu görüşümüzün nedenleri aşağıdadır:   Küresel dinamikler Türkiye’yi destekliyor: ABD ve Avrupa Merkez Bankası faiz artırım beklentileri…

TEB Yatırım’dan 2019 stratejisi:  Yüksek oynaklık sonrası, 2019 yılında toparlanma bekliyoruz

Hisse piyasası için olumlu görüşümüzün nedenleri aşağıdadır:

  Küresel dinamikler Türkiye’yi destekliyor: ABD ve Avrupa Merkez Bankası faiz artırım beklentileri zayıflıyor ki bu durum borçluluk oranı yüksek özel sektör açısından olumlu;

  Not artırım ihtimali görüyoruz: Ağustos 2018’de Moody’s ve S&P Türkiye’nin notunu indirmişti. Büyümedeki yavaşlama kredi derecelenirme kurumlarında rahatsızlık yaratır ancak cari açık, Merkez Bankası’nın bağımsızlığı ve ABD ile ikili ilişkiler düzelme sürecinde;

  Merkez Bankası doğru yolda: Merkez Bankası bağımsızlığı hakkındaki soru işaretlerini politika faizini 625 puan artırarak %24,00’e yükselterek cevapladı. Parasal gevşemenin 2019 2.çeyreğinden önce başlamasını beklemiyoruz;

  Cari açıkta iyileşme devam ediyor:  TL’deki değer kaybı sonrası ithalat daralırken ihracat artıyor. Hem ekonomideki stabilizasyon hem de TL’nin değer kaybı sonrası ucuzlayan paketler sebebiyle turizm sektöründen toparlanma bekliyoruz. 12 aylık kümüle cari açığın Mayıs 2018 rakamı olan 58 milyar dolardan 2019 ilk yarısında 8 milyar dolara gerilemesini bekliyoruz.

  FX talebinin düşmesini bekliyoruz : TL değer kaybettikçe ihracat artıyor, ithalat düşüyor. Turizmde istikrarlı makro ortam ve maliyet düşüşüyle güçlü bir dönem yaşıyoruz. Mayıs 2018’de $58 milyara çıkan 12 aylık cari açığın 2019 ortalarında $8 milyara gerilemesini bekliyoruz. Cari açıktaki iyileşmenin yurt dışından temin etmemiz gereken FX ihtiyacını da düşürecektir. Ayrıca, yaptığımız empirik çalışmada, son 10 senede cari açıktaki iyileşmenin hisse senedi piyasasına pozitif yansıdığını gördük;

  Enflasyonda düşüş bekliyoruz: Enflasyonun 5 puan düşüşle 2019 yılsonu %15 gerçekleşmesini bekliyoruz. Düşük seyreden petrol fiyatları ve tüketici talebi tarafındaki zayıflık nedeniyle enflasyonun gerilemesini bekliyoruz. Düşen enflasyon eğrisinin faizlere ve banka karlılık oranlarına olumlu etki etmesini bekleriz;

  Değerlemeler başta bankalar olmak üzere tüm sektörlerde ucuz gözüküyor: Türkiye, gelişmekte olan benzerlerine göre F/K bazında %35 ve VAFÖK çarpanı bazında %27 iskonto ile işlem görmektedir. İki iskonto da 5 sene ortalamalarının çok üzerindedir.

 

Bankacılık sektöründe ‘’Ağırlık artır’’ devam ederken, mevduat oranlarının aşağı gelmesi ve 13-haftalık kredi büyüme oranının 4ç18 dibinden yükselmesiyle yukarı kar revizyonları bekliyoruz.  Tüketim, telekomünikasyon ve turizm sektörlerini 2019 için öne çıkarıyoruz.

 

Tercih ettiğimiz hisseler ve sektör analizleri

Banka

  • İş Bankası (ISCTR)
  • Garanti Bankası (GARAN)

Telekomünikasyon

  • Türk Telekomünikasyon (TTKOM)

Turizm

  • Türk Hava Yolları (THYAO)

Madencilik

  • Koza Altın (KOZAL)

Tüketim

  • Tofaş Otomotiv (TOASO)
  • Coca Cola İçecek (CCOLA)

Yazılım

  • Kafein Yazılım (KFEIN)

 

Bankacılık: beklentileri çok karamsar görüyoruz (Övünç Gürsoy)

Fonlama maliyetlerinde artış ve enflasyona endeksli kağıt getirilerinde düşüş olsa da net karda büyüme öngörüyoruz. 2019 yılsonu için takip ettiğimiz bankaların net karında yüzde 6 artış beklerken 2020 için yüzde 15 artış bekliyoruz. 2019 yılında enflasyona endeksli kağıt getirilerindeki zayıflamadan dolayı swap-düzeltilmiş net faiz marjında ortalama 25 baz puan düşüş olmasını bekliyoruz. Bu yıl izlediğimiz bankalardaki sorunlu kredi oranının 1,3 baz puan artışla %5,2 olmasını bekliyoruz. Risk maliyetinin 2018’de gördüğü yükseklerden gevşemesini bekliyoruz. Komisyon gelirlerinde %19 büyüme öngörürken faaliyet giderlerinde %17 olmasını bekliyoruz.

 

İzleme listemizdeki bankaların kredi büyümesinin 2019 yılında yüzde 12 ve 2020 yılında yüzde 16 olmasını bekliyoruz. TL kredilerde %12 büyüme öngörürken döviz kredilerde %3 daralma öngörüyoruz. Kredi garanti fonu destekli kredilerinin %100 risk ağırlığı olacağından bunlarda sorunlu kredi oranının %7’ye yükselmesini bekliyoruz. Bunun da sermaye yeterlilik rasyosuna 89 baz puan olumsuz katkı yapmasını bekliyoruz. 2019 yılında bankacılık sektöründe sermaye büyümesinin risk ağırlıklı aktiflerin büyümesinin altında kalacağını düşünüyoruz.

 

Telekomünikasyon: enflasyonist fiyatlama büyümeye ivme kazandıracak (Akif Daşıran)

Telekom şirketleri, neredeyse tüm segmentlerde (mobil, geniş bant internet, sabit ses) yapılan enflasyonist fiyatlandırma göz önüne alındığında 2019 yılında ciro büyümesi açısından güçlü bir yıl vaat etmektedir. Türk Telekom’un yeni yönetimle birlikte odağı karlılığa çevrildi. Bu arada, mobil segmentte devam eden geçiş süreci (dijitalleşme, faturalı telefona geçiş ve 4G ile daha yüksek veri kullanımı) görüşümüze göre mobil segmenti desteklemeye devam edecektir.

 

Turkcell, 2018’de 1,9 milyar TL nakit temettü dağıtırken, Türk Telekom 2018’de ana hissedar Otas’ın sorunları nedeniyle sessiz kaldı. 2019’da, Turkcell’in %3,4’lük temettü getirisine işaret eden 1,1 milyar TL’lik nakit temettü dağıtacağını tahmin ediyoruz. Öte yandan, 2019 yılı temettü beklentilerinin bu yıl özellikle 2019 yılının ikinci yarısında telekom hisse senedi performanslarını şekillendirmesini bekliyoruz. 2020 yılında, 2019 karlarından dağıtılacak nakit temettü tahminlerimiz Turkcell için %5,5 ve Türk Telekom için %10,4’lük temettü verimine işaret etmektedir.

 

Tüketim: talep güçlü kalmaya devam edecek (Akif Daşıran)

Türkiye’deki yüksek enflasyona rağmen, asgari ücret artışlarındaki yüksek artış nedeniyle 2018’de tüketim ürünlerine olan talep oldukça güçlüydü. 2019 yılında, asgari ücretin %26 oranında artmış olması hızlı tüketim ürünleri için yine güçlü bir yıl olacağına işaret etmektedir. Cömert asgari ücret artışları sayesinde, tüketim şirketleri fiyatlarına daha yüksek maliyetleri yansıtabilir, bu da 2019’da marj daralmasının olmayacağı anlamına gelir. Ayrıca, hammadde maliyetlerindeki potansiyel gevşemeler 2019’da operasyonel karlılık için yukarı yönlü bir potansiyel sunmaktadır.

 

Otomotiv : konsensüs dışı görüşümüz var (Akif Daşıran)

Türkiye’de otomotiv şirketlerinden ve sektör derneklerinden 2019 otomotiv talebine ilişkin ilk tahminleri çok düşük görüyoruz. Konsensüs tahminleri hafif araç talebi için 235 bin ila 450 bin arasında değişmekte olup, 2019’da %62’den %28’e kadar daralmaya işaret etmektedir. Biz bu beklentilere katılmıyoruz ve 2019’da %16’lık bir daralmaya işaret eden 521 bin adetlik hafif araç satışı tahmin ediyoruz. 2019 için yapılan düşük tahminler, yüksek faiz oranlarına, filo şirketlerinin finansal zorluklarına ve 4Ç18’de vergi teşvikleriyle talebin öne çekilmesine dayanıyor. Aksine, Türk bankalarının bol likiditesinin ve enflasyonda beklenen gevşeme neticesinde 2019’da kredi faiz oranlarının düşeceğine inanıyoruz. Dolayısıyla, 2019’da oto kredi faiz oranlarında (yıllık ortalama) 300 puanlık bir düşüş öngörüyoruz.

 

2010 ve 2017 arasında ikinci yarıda otomobil satışları yıllık satışların %57’sini oluşturdu. Öte yandan, 2018’de aynı oran %43’dü. 2019’un ilk yarısında zayıf talep koşullarını tahmin ediyoruz ancak 2019’un ikinci yarısında (yıllık satışlarda daha yüksek ağırlıklara sahip olacak) faiz oranları ve düşük baz etkisiyle büyük bir iyileşme bekliyoruz. Filo şirketlerine gelince, finansal açıdan güçlü filo şirketlerinin zayıf şirketlerin pazar payını alacağını düşünüyoruz.

 

Sonuç olarak, Türkiye oto talebine yönelik muhafazakar tahminlerin 2019 yılı boyunca yükseltileceğini tahmin ediyoruz. 2019 yılında, VW ve Ford Motor Co. ve Fiat’ın yeni hafif ticari araç model kararlarının detayları Ford Otosan ve Tofaş için çok önemli olacak. Ford Otosan, VW ve Ford’un yeni ticari araç modellerini üretecek en güçlü aday olarak görülmektedir. Yeni kapasite ihtiyaçları ve anlaşmaya ilişkin diğer detaylar, Ford Otosan’ın 2019’daki hisse fiyat performansını şekillendirecektir. Tofaş’a gelince, Doblo modelinin al ya da öde sözleşmesi 2021’de bitiyor ve sözleşmenin 2019’da yenilenmesi bekleniyor. Bize göre, yeni bir sözleşmenin yapılması 2019’da Tofaş’ın ana katalizörü olacak.

 

Turizm: güçlü sektör dinamiklerini THYAO üzerinden değerlendirmek istiyoruz (Erdem Kaylı)

 

Türk turizm sektörünün, TL’nin diğer para birimlerine karşı zayıflaması ile birlikte güçlenen rekabetçi konumunun cazip bir büyüme hikayesi sunduğuna inanıyoruz. Yabancı turist sayısı ikinci çeyrekte bir önceki yılın aynı dönemine göre %28 artarken, üçüncü çeyrekte %15 arttı. Bu ortamdan Türk Hava Yolları’nın cazip turizm pazarından en fazla faydalanacakların başında olduğuna inanıyoruz. Durağan yurt içi yolcu büyüme görünümü ve İstanbul Yeni Havaalanına geçişle ilgili daha yüksek birim maliyetlerine rağmen, Türk Hava Yolları’nın artan direkt uçan yolcu payı ve cazip Uzak Doğu pazarı ile sağlam bir büyüme potansiyeline sahip olduğuna inanıyoruz.

 

Yazılım: büyüme hikayesini KFEIN üzerinden değerlendirmek istiyoruz (Kurthan Atmaca)

 

Bilişim teknolojisi sektörü pazarı son beş yılda ortalama her sene %23 oranında büyümeyi başarmıştır. Bilişim Sanayicileri Derneği (TUBISAD) 2018 büyümesinin %20 civarında olmasını beklemektedir. Bilişim teknolojisi sektörünün alt sektörlerinde yazılım sektörü gibi daha katma değeri yüksek segmentlerin payı artmaktadır. Zira, yazılım sektörünün 2013’teki %35 payı 2017’de %45’e yükselmiştir.

 

Türkiye’de yazılım sektörü harcamaları 2017 yılında 5,2 milyar dolara ulaşmıştır. Türkiye’nin agresif büyüme hedefi ve bu büyümeyi destekleyici bilişim ve yazılım altyapısı ihtiyacı nedeniyle yazılım sektörü büyümesinin önümüzdeki üç yıl her sene %8 üstünde olmasını bekliyoruz.  Kafein Yazılım’da bu büyümeden pay alacak önemli şirketlerden biri ve yazılım sektörü temamızı KFEIN üzerinden değerlendirmeyi seçiyoruz.

 

Madencilik : seçimimiz KOZAL (Erdem Kaylı)

 

Koza Altın’ın artan altın üretimi ile çekici bir geri dönüş hikâyesi sunduğuna inanıyoruz. Altın üretiminin gelecek üç yılda %17 ‘lik ortalama büyüme kaydetmesini (2019’da yıllık bazda %20 artış) bekliyoruz. Koza Altın’ın maliyetlerinin %60’ı TL, gelirlerinin tümü ABD doları olduğundan, TL’nin değer kaybetmesinden faydalanan önemli şirketlerden biridir. Koza Altın’ın ana cazibesi ise bizce düşük yatırım ve üretim maliyetleridir.

 

 

TEB Yatırım strateji raporundan alıntıdır

Yorumlar

Banner

BAKMADAN GEÇME

  • JpMorgan’ın risk algısı: Ölümcül üçlü bahis!

    Dünya genelinde büyük merkez bankalarının ekonomiye destek veren konumda kalmak için istekli olduklarını göstermeleriyle beraber, finansal piyasalarda oynaklık neredeyse buharlaşmış durumda.

  • Mahfi Eğilmez: TL Niçin Değer Kaybetti?

    Görünüşe göre döviz kurları piyasada serbestçe belirleniyor ama gerçekte kurları baskılamak için kamu bankaları aracılığıyla çeşitli müdahaleler yapılıyor. Görünüşe göre faizler piyasada serbestçe belirleniyor ama çeşitli yönlendirmelerle bankalar faizlerini sürekli aşağıya doğru çekiyorlar.

  • Golan Tepeleri: Neden şimdi?

    ABD'nin Golan Tepeleri açıklaması, daha önce aldığı Kudüs kararı ve İsrail'in İran karşıtlığı göz önünde bulundurulduğunda, son gelişmeler Ortadoğu'daki statükonun müttefiki İsrail lehine değişmeye başladığını gösteriyor.

Benzer Haberler