Sosyal Medya

Forex

Strateji:  Mayıs’ta Sert Düşen Piyasalar Haziran’da FED ile Toparlanma Çabasında

  FED’in 31 Temmuz toplantisinda yapmasi beklenilen faiz indirimi, Dolar’i negatif, dünya borsalarini ise pozitif etkileyecek önemli bir faktör. Türkiye…

Strateji:  Mayıs’ta Sert Düşen Piyasalar Haziran’da FED ile Toparlanma Çabasında

 

FED’in 31 Temmuz toplantisinda yapmasi beklenilen faiz indirimi, Dolar’i negatif, dünya borsalarini ise pozitif etkileyecek önemli bir faktör. Türkiye piyasalarinin bu pozitif trende tam olarak istirak etmesini engelleyecek iki neden var: 1) S-400 riski, 2) 23 Haziran Istanbul seçim kampanyasina yönelik bütçe harcamalari. Bu konularda gelecek olumlu haberler, halen çok ucuz olan TL’ye ve Borsa’ya alim getirebilir.

Faizler konusunda ise daha temkinliyiz çünkü hedeflenen 80 milyar TL’yi çok asan bir bütçe açigini finanse etmek için Hazine yüksek oranda borçlanmak zorunda. Baz etkisiyle enflasyon düsmeye devam etse bile faizlerin daha yavas düsmesini bekliyoruz. TCMB’nin faizleri düsürmek için bir kaç ay daha beklemesi gerekecek. Borsa Para Piyasasinda getiri egrisinin kisa tarafina yatirim yapan Ata 3. Serbest Fon’umuzun Mayis getirisi %2,14 (bu getirinin mevduat karsiligi %26,7) oldu.

Türkiye’nin cari açiginin artik dengelenmeye basladigi yaz aylarinda S-400 riski bertaraf edilebilirse döviz kurlarinda gerileme bekliyoruz. Bu takdirde Borsa’da daha uzun soluklu bir yükselis yasanabilir. S-400 konusu, geçen seneki rahip krizi gibi kontrölden çikarsa, Türkiye piyasalari tekrar düsüslere maruz kalabilir. Firsat ve riskleri birlikte düsünerek, yatirimci portföylerinde dengeli bir hisse, faiz ve döviz dagilimi öneriyoruz. Örnegin bu amaca yönelik Ata Çoklu Varlik Fonu, piyasalarin sert düstügü Mayis ayinda %0.9; yilin ilk bes ayinda ise %10.3 getiri sagladi.

 

TL’ye Yatirim Yapmanin 10 Yillik Karnesi

Son aylarda mevduatlarin yarisindan fazlasinin dövize kaymasi, bize 1990’li yillari hatirlatti. O dönemlerde sik degisen hükümetler kisa vadeli populist politikalar uygulayip yüksek bütçe açiklari verirlerdi. Kamunun asiri borçlanmasi nedeniyle faizler yüksek seyreder ve bu ortamda çok az yatirim yapilirdi.

 

2002-2010 arasinda güçlü siyasi iktidarin rasyonel ekonomi yönetimi, uygun küresel ekonomik ortam ve Avrupa Birligi çapasi yardimi ile Türk ekonomisi çok iyi bir dönem geçirdi: Faizler düstü, yatirimlar artti ve döviz kurlari yatay seyretti. Bütçedeki disipline ragmen bu dönemde dahi yüksek cari açik Türkiye açisindan potansiyel bir problem olarak devam etti.

Çesitli nedenlerle rasyonel ekonomi yönetiminden uzaklasilip kisa vadeli ve populist politakalara agirlik verilince döviz kurlari yükselmeye basladi. Türk Lirasi Dolar’a karsi son 10 yilda %75 deger kaybederken, Türkiye ile ayni siniftaki bes gelisen ülke para birimi ise ayni dönemde ortalama %45 deger kaybetti. TL’nin bu derece negatif ayrismasinin asil nedenlerini son bes yilda aramak gerekir. Çünkü son 10 yildaki deger kaybinin çogu son bes yilda vuku buldu.

Yukaridaki tabloda TL’ye ve Türkiye’ye güvenip yatirim yapanlarin benzer ülkelere kiyasla zarar ettigi görülüyor. Bu nedenle yatirimcilar Türkiye’ye tekrar güven duyarken zorlanacaklardir. Rasyonel ve kurallara dayali ekonomi yönetimine geri dönmek için yeniden 2001’deki kadar kapsamli reformlara ihtiyaç var. Bu yönde adimlar atilirsa asiri ucuzlayan Türk Lirasi’na ve TL varliklara dönüs baslar. Aksi takdirde, artan Dolarizasyon Türkiye ekonomisinin önünü daha da tikayabilir.

 

Mehmet Gerz, Ata Portföy Yönetimi Genel Müdür / CIO

 

 

Yorumlar

Banner

BAKMADAN GEÇME

Benzer Haberler