Sosyal Medya

Piyasalar

Strateji:  Atın dişlerine bakmak

Muhtemelen yanlış yere Francis Bacon’a atfedilen bir anekdota göre, 15. yüzyılda bir atın diş sayısını belirlemek için birçok papaz bir…

Strateji:  Atın dişlerine bakmak

Muhtemelen yanlış yere Francis Bacon’a atfedilen bir anekdota göre, 15. yüzyılda bir atın diş sayısını belirlemek için birçok papaz bir araya gelir. Papazlar, kitaplara ve başka kaynaklara danışmalarına rağmen yaklaşık iki hafta süren bu tartışmalardan bir sonuç alamazlar. Sonunda aralarında bulunan deneyimsiz papazlardan biri tüm masumiyetiyle: “Neden gidip bir atın dişlerine bakmıyoruz?” diye sorar. Genç papaz bu “saygısızlığı” nedeniyle aforoz edilir.

Jorge Luis Borges’in “On Exactitude in Science” isimli kısa hikayesinde tek bir eyaletin haritasının gerçek bir şehiri ve imparatorluğunun kendisinin haritasının bütün bir eyaleti kapladığı hayali bir ülke anlatılır. Zaman içerisinde bu ayrıntılı devasa harita dahi eksik bulunduğu için imparatorlukla bire bir aynı ölçekte ve gerçeği ile noktası noktasına çakışan bir harita geliştiriliyor.

Bu hikaye, “ludic yanılgı” veya başkalarının yorumları yerine kendi gözlemlerimizle akıl yürütmemizin önemini vurgular. Piyasalara da baktığımızda en fazla tekrarlanan ve popüler olanın her zaman gerçeğe en yakın yorum olmayabileceğini düşünüyoruz. Örneğin son zamanlarda Amerika Merkez Bankası’nın (FED) güvercince olmasının doları zayıflatacağı ve/veya borsalar için her zaman olumlu olacağı argümanları yeniden popüler oldu. Bu argümanın gerçekliğini araştırdığımızda nedensellik ilişkilerinin bu kadar doğrusal ve basit olmadığını görebiliyoruz. Örnek vermek gerekirse, 2000 yılında ABD’nin resesyona girmesini de içeren dönemde FED, Mayıs 2000’den Mart 2002’ye kadar faizleri on kez indirmişti. Buna rağmen Nasdaq endeksi bu dönemde yaklaşık yüzde 75 oranında değer kaybetmişti. Bizce yatırım ve piyasa konjonktürlerini değerlendirmeye çalışırken FED faizi veya başka tek bir parametreye bakmak yanıltıcı olabilir.

Küresel ekonomi büyüme temposunda düşme sinyalleri vermeye devam ediyor. Son veriler Çin’in,  tekrar kredi tarafına yüklenip büyümeye çalıştığını gösteriyor. Almanya resesyona çok yaklaştı. Aralık ayında ABD perakende satış verileri keskin bir şekilde düştü.  ABD’deki yatırım harcamaları verileri de yavaşlama belirtileri gösteriyor. Öte yandan, petrol fiyatlarındaki yüzde 25’lik düşüşe rağmen fiyat ve ücret baskıları artmaya devam ediyor. ABD’de TÜFE, yüzde 0,24 oranında artarak aylık olarak bir yıldaki en hızlı artışını yaşadı. Özellikle ücret enflasyonu da yüksek seyrediyor ve döngüdeki bir sonraki durağın stagflasyon olabileceğini düşündürüyor.

Daha kısa vadede ise FED’in güvercince duruşu fiyatlanıyor, ayrıca Çin ile ABD ticaret görüşmeleri piyasalardaki olumlu havanın ana sebepleri. Her iki konu için de daha temkinli olunması gerektiğini düşünüyoruz. Amerika ile Çin arasında stratejik ve askeri altyapıyı da ilgilendiren çetrefilli konuların bu zaman dilimi içinde çözüme kavuşması zor görünüyor. Mart başı tarihin ertelenmesi veya eninde sonunda bir anlaşmaya varılması durumunda, bunun stratejik konuları dışarıda tutarak sınırlı bir anlaşma olma olasılığı çok daha yüksek. “Bir anlaşma var” haberlerini “beklentiyi al, gerçekleşmeyi sat” şeklinde bir piyasa tepkisinin takip etmesi bizce olası. FED fiyatlaması konusunda ise piyasalar bu kadar güçlüyken FED’in faiz indirmesi çok zor görünüyor. Hatta piyasaların güçlü kalmaya devam etmesi durumunda, FED’in Haziran ayında faiz artırma söylemlerinin ve fiyatlamalarının artabileceğini düşünüyoruz.

 

Murat Berk, Yapı Kredi Yatırım Baş Stratejisti

 

Yorumlar

Banner

BAKMADAN GEÇME

Benzer Haberler