Sosyal Medya

Dünya Ekonomisi

Küresel Borsaların Kötü Haftası: Nereye Kadar Düşecekler?

Küresel resesyon tehdidi ve ticaret savaşları küresel borslara yakın dönemdeki ralliden yüz çevirten, birbirini tetikleyen iki kötü etken. Bunlara bir de ABD'den hayal kırıklığı yaratan son istihdam verisi eklenince kötü senaryonun aktörleri tamamlandı. Küresel borsalar düşüşe geçerken İstanbul Borsası da olumsuz gelişmelerden payını aldı.

Küresel Borsaların Kötü Haftası: Nereye Kadar Düşecekler?

Avrupa hisseleri özellikle bir yandan avrı bölgesinde resesyon endişeleri, diğer yandan Brexit tartışmalarının etkisiyle değer kaybederken perşembe günü yapılan Avrupa Merkez Bankası toplantısı ardından Başkan Draghi’nin ultra güvercin açıklamaları, ve yeni bir parasal genişlem programını (TTLRO 3)açıklaması bile kalıcı bir yükselişe neden olamadı.

Avrupa’nın belli başlı 2 endeksi CAC 40 haftanın son gününü 5.231 ile % 0,70 düşüşle kapattı. Haftaya 5.291 ile başlamış olan CAC 40’ın haftalık kaybı % 1. Yani Fransa’nın ve Avrupa’nın en büyük borsalarından biri asıl darbeyi son kapanış günü almış gibi.

Diğer büyük Avrupa borsası Alman DAX endeksine bakacak olursak benzer bir eğilimi orada da görüyoruz. Haftaya 11.646,2 ile başlamış DAX cuma kapanışını 11.457,8 ile yaptı. Haftalık kayıp % 2; son gün kaybı % 0,52.

Brexit tartışmalarıyla başı dertte olan İngiltere’nin FTSE 100 Endeksi de benzer bir durumda. Cuma kapanışı % 0,74 düşüş!

ABD Borsalarına bakacak olursak, S&P 500 Endeks 1 haftada %3 civarı değer kaybı yaşadı. Dow Jones Sanayi Endeksinin durumu da aynı her ikisi de son gün sırayla, % 0,21 ve % 0,90’lık düşüşler yaşadılar. Her ikisi de son kapanış saatlerinde hafif toparlanmalar yaşadıysa da günü kurtarmaya yetmedi.

ABD borsalarını, aslında kısmen de olsa Avrupa borsalarını son gün vuran asıl haber ise ABD Tarım Dışı İstihdamının beklenenden çok daha kötü gelmesiydi.

ANALİZ:   ABD tarımdışı istihdam:  Bu resimdeki yanlışları bulun

Sadece ABD için değil dünya ekonomisi için de bu bir hayli kötü bir haberdi; çünkü Japonya ve Almanya’da resesyon korkuları sürer, OECD Avrupa ekonomisi için büyüme tahminlerini düşürürken, Çin yine büyüme tahminini onun için düşük sayılan 6-6,5 aralığına geriletirken dünya ekonomisi için tek umut ABD kalmıştı. Herkes dünyayı ABD’n,in sağlam büyümesinin düzlüğe çıkaracağına inanıyordu. Fakat Cuma günü ABD tarım dışı istihdamın 180 bin civarı beklenirken 20 bin gelmesi küçük çaplı bir şok yarattı.

ABD hisse senetleri, ABD istihdamının bir yıldan uzun bir sürenin en düşük artışını kaydettiğini işaret eden verinin ardından dolar ile birlikte geriledi. Analistler bu kadar kötü sonuca hava şartları ve bir ara hükümetinin kapatılmış olmasının yol açmış olabileceğini söyleyerek hızlı düşüşü bir miktar frenlediler.

Çin’den gelen haberler de iç açıcı olmadı. Çin hisse piyasası Ekim’den beri en sert düşüşünü gerçekleştirdi. Çin’de zayıf gelen ticaret verisi kötümserliği artırdı.

Yen ile altın yatırımcıların güvenli liman arayışıyla tırmandı. Sterlin, İngiltere Başbakanı Theresa May’in kanun yapıcılara anlaşmasını desteklemesi çağrısında bulunarak aksi halde Brexit’in iptal edilmesi riski bulunduğunu belirtmesiyle ( ardı ardına 7. kez) düştü.

İstihdam verisi ile değer kaybeden ABD Dolarına karşı euro da bir miktar değer kazandı ve bu sabah iti baiyle 1,12333’lere kadar yükseldi.

Teksas Hafif Petrolü (WTI) küresel ekonomide zayıflayan görünüm ve artan ham petrol stoklarının piyasadaki arzın fazlaca yeterli olduğunun sinyalini vermesiyle varil başına 55 doların altına geriledi. Gelişen piyasa hisse senetleri geriledi.

Gelişen piyasaların hisse senetleri de bu moral bozucu etkilere dayanamadı ve MSCI Gelişen Piyasalar Endeksi yüzde 1.3 düşerek Ocak’tan beri en düşük seviyesine geriledi.

İstanbul Borsasının BİST 100 Endeksi haftanın son işlem gününü 744 puanlık (% 0,73) bir düşüşle 101,538 ile kapattı. BİST 100’ün 1 haftalık kaybı % 2’yi buldu. Bu kayıpta Türkiye’nin, ABD ile S-300 füze gerilimi ve seçim belirsizliği gibi kendine has problemleri de rol oynadı.

PARALAR NEREYE GİDİYOR?

Büyümenin küresel çapta yavaşladığı verilerinin ardından hisse senetlerinin küresel çapta 10 trilyon dolarlık son dönem yükselişinin (ralli) sonuna gelindiği konuşulurken sorulması gereken soru şu: Peki, hisse senedi borsalarından çıkan bu kadar büyük para nereye gidiyor? Sorunun cevabı açık: Tahvillere! İşte aşağıdaki grafikte tahvil piyasasındaki şenlik yeterince görülüyor:

O zaman bu durum Türkiye için bir avantaj olabilir mi? Yani BİST’den çıkan yabancı parası Türk tahvilleriyle geri döner mi? Belki sonra ama şimdilik resesyon endişeleri “para”nın ABD, Japon, Alman tahvilleri gibi “güvenli liman”lara kaçmasına sebep oluyor. Gelişen ülke piyasaları belki bir miktar pay alabilir ama en azından şimdilik, bu miktar, kayıplarını telafi edecek kadar olur mu? Piyasa yorumcularına bakacak olursak epeyce zor!

Bu durumda gelecek hafta piyasalar nereye gider sorusuna öyle görünüyor ki coşkulu bir düzeltmeye gider demek için fazla iyimser olmak gerekiyor. Satışların Avrupa borsalarında özellikle son işlem günü hız kazanması haftanın ilk günleri için karamsarlık yaratsa da tarım dışı istihdamın ayrıntıları ve sonraki saatlerde ABD borsalarında son kısmi bir düzelme paniğin büyüyeceği doğrultusundaki kötümserlere de fazla koz vermiyor. Türkiye borsası ise dünya borsalarının trendini ve S-400 füze geriliminin seyrini takip edecek.

 

Yorumlar

Banner

BAKMADAN GEÇME

Benzer Haberler