Sosyal Medya

Piyasalar

Deutsche Bank ve Commerzbank’ın Zoraki Evliliğinde Son Gelişme

Bir ara dünyanın en büyük bankası olmaya oynayan Alman devi Deutsche Bank hem ABD'de yediği cezalar, hem 2008 krizinde ettiği zararlar, hem de yanlış yönetim yüzünden neredeyse batma noktasına gelmişti. Alman hükümetinin de arabuluculuğu ile yine bir Alman bankası Commerzbank ile birleştirilerek kurtarılmaya çalışılıyor. Ne var ki açıklamalara bakılırsa sanki hiç aceleleri yokmuş gibi. Halbuki durum son derece acil!

Deutsche Bank ve Commerzbank’ın Zoraki Evliliğinde Son Gelişme

Deutsche Bank’ın İletişim Başkanı Jörg Eigendorf, Frankfurt’ta gazetecilere yaptığı açıklamada, Deutsche Bank ile Commerzbank’ın birleşmesine ilişkin yapılan görüşmeleri değerlendirdi.

“Commerzbank ile birleşmeyi ancak ekonomik açıdan anlamlı olduğunda yapacağız. Bu bizim için önemli.” diyen Eigendorf, buna ilişkin bir plana, özellikle de entegrasyon planına ihtiyaç duyulduğunu ifade etti.

Ön görüşmelerin vakit alacağını vurgulayan Eigendorf, “Titizlik hızlılıktan önce gelir.” dedi.

Eigendorf, Almanya ve Avrupa’da lider banka olan Deutsche Bank’ın küresel bir banka olduğunu ve böyle kalacağını ifade ederek, bu lider pozisyonunu Commerzbank ile genişletebileceklerini söyledi.

Son aylarda, Alman basınında, hükümetin Deutsche Bank ile Commerzbank arasında birleşmeyi kolaylaştırmanın yollarını aradığına yönelik haberler yer alıyordu.

Alman basınında, Deutsche Bank Yönetim Kurulu Başkanı Christian Sewing ve Commerzbank Yönetim Kurulu Başkanı Martin Zielke’nin birleşmeyi görüşmek üzere geçen hafta bir araya geldikleri haberlerinin yer alması üzerine, Başbakan Yardımcısı ve Maliye Bakanı Olaf Scholz söz konusu iki Alman bankasının birleşme için görüşme yaptıklarını 12 Mart’ta doğrulamıştı.

BİRLEŞME İYİ FİKİR Mİ?

Almanya’nın en büyük iki bankasının birleşme görüşmelerini kabul ettikleri pazar gününden beri bu projelere hem sendikal çevrelerden hem de büyük yatırımcılardan itirazlar da geliyor. Reuters’in haberine göre Deutsche bankasının en büyük yatırımcılarından birine yakın bir kaynak, yatırımcının bu birleşme hakkındaşüpheler taşıdığını söyledi. Sendikalardan da benzer kuşkular var. Kendisi de Deutsche Bank yönetiminde yer alan bir sendika yöneticisi bu birleşmenin uzun dönemde 30 binçalışanın işini kaybetmesine yol açacağını söyledi.

ALMAN HÜKÜMETİ DEVREDE

Alman hükümeti, uzatmalı ticaret savaşları, politik belirsizlikler, finansal piyasalarda yaşanan dalgalanma, şirketlerin borç seviyesindeki artış, Brexit belirsizliği, İtalya’nın borç yükü, Euro Bölgesi bankacılık sektöründeki zayıflık gibi gelişmelerden dolayı Almanya’nın en büyük pazar payına sahip bankası Deutsche Bank’ın geleceği konusunda endişe duyuyor.

Daha önce iki bankanın birleşmesi gündeme gelmiş, fakat görüşmeler başarısız olmuştu. Alman ekonomisinin büyümesindeki ivme kaybı ve İtalya bankacılık sektörünün durumu ortadayken, bu yıl içinde Alman bankası için radikal kararlar alınması bekleniyordu.

Son aylarda ise Alman hükümeti söz konusu gelişmelerden sonra iki bankanın birleşmesi konusunda desteğini artırmıştı.

Eğer iki banka birleşirse toplam varlıkları 2 trilyon dolarla İngiltere’nin  HSBC Holdings ve Fransa’nın BNP Paribas’tan sonra Avrupa’nın üçüncü büyük bankası olacak.

Teknolojideki gelişmeler bankacılık sektörüne yeni oyuncular kazandırırken Almanya’da bölgesel ve yabancı bankalar dahil bin 800’den fazla banka faaliyet gösteriyor ve bunların hepsi Deutsche Bank’ın piyasadaki payını ele geçirmeye çalışıyor. İki banka birleşirse, ülkedeki bireysel müşterilerin 5’te birini elinde tutarak teorik açıdan karlı olmalarını sağlayacak bir müşteri kitlesine sahip bulunacak.

Deutsche Bank, geçen yılın dördüncü çeyreğinde 409 milyon avro zarar açıklarken, Commerzbank 113 milyon avro kar ettiğini duyurmuştu. Gelecekleri tartışılan bankaların hisseleri son 10 yılın en düşük seviyesinde bulunuyor.

Deutsche Bank’ın kendisinden küçük ama Almanya’nın büyük bankalarından biri olan Commerzbank ile birleşmesi başarılı olmazsa, Alman hükümetinin buraya özel yatırımcılarla birlikte sermaye koyması ve bankanın varlık ve faaliyetlerinde önemli küçülmeye gidilmesi de alternatifler arasında yer alıyor.

 

DEUTSCHE BANK NASIL BU DURUMA DÜŞTÜ?

2015’te ABD’nin verdiği büyük bir vergi cezası ile başlamış görünen problemlerin aslında 2008 krizine kadar giden kökleri var. Banka son sonrasında da 3 yıl boyunca astronomik zararlar açıklamıştı. 2018 sonu itibarıyla nihayet ilk kez 341 milyon euroluk bir rakamla nihayet yeniden kâr açıklayabildi. Buna rağmen bu rakam da gelecek için ümit verici değildi çünkü 2018’in son çeyrek bilançosunda da 409 milyon euroluk bir zarar söz konusuydu.

Banka bir zamanlar hedef olarak kendine dünyanın en büyük bankası olmayı koymuştu. Üstelik bu hedefi kimse de yadırgamıyordu. O dünyanın ekonomik devi Almanya’nın bankacılık deviydi. Sonra ise felaketler ard arda geldi.

2007/2008 krizinden Deutsche bank da türev ürünlerden büyük zararlara uğradı; fakat bu durumda olan başka bankalar da vardı. Sonrasında ABD’nin muazzam ceza tehditleriyle karşı karşıya geldi. Tıpkı başka Avrupa bankaları gibi…

3 yıl önce göreve getirilen İngiliz yeni genel müdür Cryan bankanın başına bela olan ABD’deki hukuki anlaşmazlıklara el attı. 2016 sonbaharında 14 milyarlık dolarlık tazminatın ödenmesi Deutsche Bank’ı iflasa sürükleyebilirdi. Almanya hükümeti bankaya yapılacak devlet yardımlarını görüşmeye başlamıştı. John Cryan sayesinde bu korku senaryosu gerçeğe dönüşmedi. Fakat bilançoyu derleyip toparlama operasyonu 7 milyar euroluk bir zararı göze almayı gerektirdi.

Tam reform çalışmaları sonuç verecek derken bu kez bankanın 2017 sonunda Deutsche Bank’ın aralıksız üçüncü kez zarar edeceği öğrenildiğinde yeni genel müdürün de suyu ısındı. Zaten büyük projesi olan Brexit nedeniyle Londra’dan ayrılacak olan 4 bin yatırım bankası uzmanının Frankfurt’a taşınmasını sağlamak için başlatılan hamlede Cryan’ın ekibi ilerleme sağlayamamıştı.

Bankanın kârı ABD Başkanı Donald Trump’ın vergi reformu yüzünden zarara dönüşmüştü ama bu kimseyi ilgilendirmiyordu. Yeni genel müdür bu kez bir Alman: Christian Sewing. Daha mütevazı bir isim olan Sewing ile birlikte bankanın “daha Alman bir banka” olması ve yatırım bankacılığından elini eteğini çekip mevduat ve kredi işlerine dönmesi konuşulmaya başlandı. Ne var ki belki de bunları konuşmak için artık çok geçti.

Belki de bankanın hâlâ nasıl bir banka olacağına karar veremeyişi de başlıbaşına bir problem. Rakipleri almış başını giderken Deutsche Bank hâlâ nasıl bir banka olacağına karar veremiyor. Almanya piyasası da Deutsche Bank açısından çetin ceviz sayılır. Almanya’da 1.600’den fazla banka faaliyet gösteriyor. Bankaların çoğu orta ölçekli işletmelerle iyi çalıştığı için Deutsche Bank’ın bu piyasada eksikliği hissedilmiyor. Büyük Alman holdingleri de birleşme ve şirket satın almalarda başka bankaların aracılık yapmasını tercih ediyor.

Deutsche Bank bir zamanlar Alman iş hayatının finansörü ve sembolüydü. Şimdi ise kendi hataları yüzünden tehlikede olan bir banka durumuna düştü. İmajı zedelendi, hisseleri yerlerde sürünüyor. Banka devralma için aday konumunda ama kimse başına iş almak istemiyor. Alman hükümetinin de büyük gayretleri ile Commerz Bank ile bir birleşme ayarlandı. Ne var ki iki banka da öyle çok gönüllü ve hızlı davranıyor gözükmüyor. Neredeyse biraz ayak sürüdükleri bile söylenebilir.

Öte yandan fazla vakit de kalmadı. alman ekonomisi geçen yılın sonunda resesyonun kıyısına geldi. Güney Avrupa ülkelerinde, başta da İtalya’da bir kaç sene önce atlatıldığı sanılan bankacılık sorunları yeniden su yüzüne çıkıyor. Bu çalkantıların arasında geç kalınmış bir adım ya hiç atılamayabilir ya da çok kötü şartlarla atılır.

Bütün dünya piyasaları, özellikle de Avrupa borsaları bu birleşme çabasındaki her yeni haberi derhal fiyatlara yansıtıyor.

Yorumlar

Banner

BAKMADAN GEÇME

Benzer Haberler