Sosyal Medya

Güncel

YORUM:  Erdoğan’ın açıklamaları ralliyi paniğe dönüştürebilir

  Başkan Erdoğan’ın dün yaptığı sert açıklamalar ve “faiz alerjisinin nüksetmesi” piyasalarda iyimserliği bir kez daha tedirginlik ve panik satışlara…

YORUM:  Erdoğan’ın açıklamaları ralliyi paniğe dönüştürebilir

 

Başkan Erdoğan’ın dün yaptığı sert açıklamalar ve “faiz alerjisinin nüksetmesi” piyasalarda iyimserliği bir kez daha tedirginlik ve panik satışlara çevirebilir.  Başkan Erdoğan’ın nükleer silah istemesi, AB’yi Suriye’li mültecilere kapıları açmakla tehdit etmesi ve 2020 yılı için %5 büyüme hedefi koyarken, bir kez daha yüksek faizin yüksek enflasyona neden olduğu tezini yenilemesi Batı’yla ilişkilerde ve ekonomide büyük sorunlar yaratmaya aday.

 

Ama bu açıklamaların piyasalara yansımasını incelemeden önce global arka planı incelememiz lazım. Gelişmekte Olan Piyasalar (GOP, Ülkeler = GOÜ) düşük getirilerden kaçış ve Ticaret Savaşı müzakereleri sayesinde Eylül’e sprint atarak giriyor, ama kalıcı olacağını sanmıyorum. Yatırımcılar arasında çok iyimser ve realite sınırlarını aşan beklentiler var. Bunlardan üçünü sıralayayım:

  • İngiltere’de iktidar çıkartmayan bir erken seçim ve anlaşmasız Brexit hala en olası senaryo,
  • Hiç bir uzman ABD-Çin görüşmelerinde mesafe kaydedilmesini beklemiyor,
  • Beijing’in Hong Kong’a askeri müdahalesi hala gündemde.

 

Eğer 18 Eylül FOMC  toplantısında Fed parasal genişleme hususunda çok iyimser ipuçları vermezse, bir kez daha risklerin fiyatlanması öne çıkacak.

Bu gelişmenin Türkiye için önemini vurgulayayım:  Yılbaşından bu yana yabancı yatırımcılar piyasalarda net satıcı pozisyonunda. Bireysellerin dövize kaçışı devam ediyor. Banka ve finans-dışı özel sektör FX kaldıraç azaltıyor, yani Türkiye’den döviz çıkıyor.

Bu ortamda Türkiye’nin %5 büyüyebilmesi için GOP genelinde ve Türkiye özelinde biriken kötümser algıların hızla dağılması lazım.

 

Erdoğan’ın AB’ye rest çekmesi Suriye’li mülteciler ve İdlib konusunda çok sıkıştığının bir ifadesi olabilir. Fakat AB’nin bu tür tehditlere boyun eğmesi zor. Her şeyden önce, Türkiye’den Almanya ve ötesine göç, Orta Avrupa’da göçmen karşıtı devletlerin sınırlarını kapatması yüzünden zorlaştı. Çaresiz mültecileri Ege sularının insafına terketmek de dünya çapında tepki getirir.

Nükleer silahlara sahip olma hakkı uluslararası anlaşmalarla  belirlenmiş durumda. Ankara bu teknolojiyi kimden satın alacak? Kime karşı kullanacak?  Çevremizde nükleer silaha sahip ülkeler Rusya ve İsrail.  Bu devletlerin de kaygılanarak Türkiye ile ilişkilerini gözden geçirmesi söz konusu olabilir.

Erdoğan’ın yüksek faiz alerjisi ve büyümeyi %5’e pompalama gayreti TCMB’den çok hızlı ve döviz pazarında dengeleri bozacak yüklü miktarda faiz indirimin açıklanabileceğinin bir işareti olabilir. FOREKS anketine göre yıl sonuna kadar 250 baz puan faiz indirimi bekleniyor.  12 Eylül’de 300 baz puan ve üstü hem içerde hem de dışarda dövize talebi yükseltebilir.

Yeni Ekonomi Programı 2020 yılında %3.5, 5 yıllık kalkınma planında ise önümüzdeki 5 yıl için ortalama %4.3 reel GSYİH büyümesi öngördü. Bu döküman devletin tüm ekonomi politikaları ve icraatlarına yön verecek bir kararname niteliğinde. Cari açıktan enflasyona kadar her türlü hesap %4.3 büyüme hesabına göre yapılmışken, %5 büyümeye çabalamak ekonomide dengeleri bozmaya aday.

 

En büyük sorun ise anketlerde çok açıkça seçmenin artık barış ve huzur istediği göze çarparken, iç ve dış düşman arayışının yeniden başlaması.  İşdünyası ve tüketici güveni zaten normallerin çok altına seyrediyor. Erdoğan’ın açıklamaları Türkiye’nin yeni politikası olacaksa, güven ortamı daha da bozulabilir.

Dünya basını bu sabah konuya bir miktar ilgi gösterdi, fakat hafta sonu ve gelecek hafta Erdoğan açıklamalarının derinden analizini, Batı’nın tepkisini göreceğiz. Bence bu tepkiler olumsuz yönde gelişerek, Türkiye’ye yatırım yapmak isteyen fon ve kredi verecek bankaları temkinli olmaya sevkedebilir.

 

Eğer Erdoğan mesajın içeriğini gerçekleştirmeye kararlıysa, piyasalarda sert satışları sadece bir tek gelişme durdurabilir.  Fed’in sürekli faiz indirimine gideceğini ilan ederek, sıcak paranın risk farkı gözetmeksizin Türkiye gibi GOÜ’e yığılması.

 

İşdünyası ve yatırımcılar reform ve kabine değişikliği beklerken, hiç beklenmeyen bu sert açıklamalar gündemi değiştirebilir.

 

FÖŞ yazdı:  Türkiye %5   büyüyebilir mi?

 

Çetin  Ünsalan:  Finansman nerede?

 

Eylül’de piyasalar:  Para riskten kaçıyor

 

 

ParaAnaliz’in özgün, tarafsız ve sizin gündeminizi aydınlatan haber ve yorumlarına eksiksiz erişmek için bizi Facebook’ta takibe alın, Sayfamız BilgeEkonomist

 

Yorumlar

Banner

BAKMADAN GEÇME

Benzer Haberler