Sosyal Medya

Güncel

Yapı Kredi Yatırım  Emtia pazarını değerlendirdi

  * Emtia tarafında CRB Emtia endeksi haftayı %1.14 yükselişle hisse senedi endekslerinden güçlü bir performansla tamamlarken, geçtiğimiz hafta mısır…

Yapı Kredi Yatırım  Emtia pazarını değerlendirdi

 

* Emtia tarafında CRB Emtia endeksi haftayı %1.14 yükselişle hisse senedi endekslerinden güçlü bir performansla tamamlarken, geçtiğimiz hafta mısır (+%11.9), buğday (+%10,98) ve soya (+%3.11) en güçlü performans gösteren emtia arasındaydı. Platin ve paladyum %3 üzerinde kayıplarla en zayıf performansı gösterdiler, metaller genelinde satış baskısı yoğunlaştı.

* Petrol fiyatları geçtiğimiz hafta %1.5 yükselirken, Amerika’da stokların 5.4 milyon varil şişmesi ve Cushing bölgesinde de stok arıtşı yaşanması ilk etapta fiyatlar üzerinde baskı yaratsa da, Amerikan Ham Petrolü $60 seviyelerindeki 200 günlük hareketli ortalamadan destek aldı. Bugün sabah saatlerinde petrol yükselişini devam ettirirken, burada Suudi’lerden gelen kesintilerin devam etmesi gerektiğine yönelik mesajlar ve Trump’ın İran’ı hedef alan sert mesajlarının etkisi var.

 

YKY kar satışı öneriyor

 

– Her ne kadar petrol fiyatları bu açıklamalardan destek alsa da, biz üretimini son 4 senenin en düşüğüne çeken OPEC’in bu kesintileri sürdüremeyeceğini düşünüyoruz. Bizim petrol fiyatlarına yönelik kısa vadeli negatif bakış açımız ve aşağıdaki görüşlerimiz devam ediyor: “… Sene başından bu yana Amerikan Ham Petrolünde gördüğümüz %40’a yakın yükseliş sonrasında biz, yükseliş yönündeki beklentimizi nötre çekmiş ve kısa vadede yükseliş potansiyelinin sınırlı olduğunu belirtmiştik. Bu yöndeki görüşümüz devam ediyor, WTI’da $65 seviyesine yaklaşılan noktalarda kar satışının mantıklı olduğunu düşünüyoruz. Bizim son aylarda ısrarla petrolde yükseliş yönündeki önerimizin devam etmesinin ve düşüşleri alış fırsatı olarak değerlendirmemizin temelinde; arzdaki belirgin düşüşe karşılık talebin güçlü seyretmesi vardi.

 

OPEC+ konsorsiyumunun üretim kesintileri ve İran, Venezuela, Libya gibi bölgelerdeki politik/jeopolitik sıkıntılarla global arzdaki gerilemeye karşın, talebin korkulan gibi bir düşüş sergilememesi, arz/talebin dengelenmesine yol açarken, risk iştahının güçlü kalması da fiyatlara destek olmuştu.” Ancak fiyatlardaki sert yükseliş sonrasında OPEC+ konsorsiyumunun üretim arttırma eğilimi ve Amerika gibi bölgelerde devam eden üretim artışları fiyatlarda yükselişi sınırlı tutacaktır.

Bu noktada her ne kadar OPEC’in kesintileri devam etse de, Haziran ayındaki toplantıda buna son verilebilir. Fiyatlardaki yükseliş Amerika gibi non-OPEC üreticilerinin üretim arttırarak cevap vermesi de arz bolluğuna neden olarak fiyatları baskılayabilir. Nitekim Amerika’da üretimin geçtiğimiz hafta 12.1 milyon varile tırmandığını takip ediyoruz ve ülke dünyadaki en büyük petrol üreticisi konumunda.

OPEC ise Nisan ayında 30 milyon varilin hemen üzerinde üretim yaparak üretimini son 4 senenin en düşüğüne çekmiş durumda. Risk iştahındaki gerileme ve Amerika-Çin arasındaki gerginlik de petrol fiyatları üzerinde baskı kuran faktörler olarak şekillenirken, özellikle ticaret savaşlarının gerek global ekonomide büyümeye zarar vermesi ve gerekse de piyaslarda risk iştahına olumsuz yansıması petrol fiyatlarını negatif etkiliyor. İran ve Venezuela yaptırımları petrole destek olsa da, OPEC’in özellikle de Suudi’lerin atıl kapasitesi göz önüne alındığında bu etki sınırlı kalacaktır. Aynı zamanda Suudiler’in İran petrolü müşterilerinin talebinin beklenen kadar güçlü olmadığı ve İran’ın petrolünü kayıt dışı da olsa satmaya devam ettiğine değindiklerini de not etmekte fayda var.

Vadeli eğrisinde Nisan ayı ile beraber tekrar “backwardation” formasyonuna geçilmesi arz/talep tarafında fiziki piyasanın hala sıkışık olduğunu gösteriyor. 12 aylık vadede fark $2.3 seviyesinde.

 

Metallarde bakır öncülüğünde risk-off  dönemi

* Metaller tarafında risk-off modunun devamı baz metallerin zayıf performans göstermesine neden olurken bakır fiyatlarıın son haftaların en düşüğünde $2.70 desteği civarında seyretitğini görüyoruz. Değerli metaller de beklentinin tersine riskli varlıklardaki satışlara rağmen isteksiz bir yükseliş sergilerken, bizim altında beklediğimiz $1,300 seviyesine yükseliş gerçekleşmiş olsa da, bu seviyeden gelen satışlarla değerli metal haftanın ikinci yarısında satış baskısı altında kaldı. Burada bir sebep de, güvenli liman olarak algılanan dolara gelen alımların, dolarla fiyatlanan ve finansal piyasalarda para birimlerinin özellikle de doların alternatifi olarak düşünülen altına akımlarını sınırlı tutması. Bizim orta vade altında olumlu görüşümüz devam ediyor ancak, 2019 senesi için değerli metalde gerek yükseliş potansiyelinin gerekse de aşağıda düşecek yerin sınırlı olduğunu düşünüyoruz. Teknik olarak $1,272 değerli metalde aşağıda ilk destek, $1,265 ve $1,255 diğer önemli destekler. $1,285, $1,300 ve $1,325 yukarıdaki ilk etaptaki dirençler. Kısa vadede $1,270-$1,300 bölgesinde bir bant hareketi görebiliriz.

 

Dolar Endeksi:  97-98 bandında yatay seyre devam

* Geçtiğimiz hafta ticaret savaşları kaygılarının ön planda kalmasıyla risk iştahında yaşanan daralma, güvenli liman olarak algılanan dolara alım getirirken, dolarda %1’e yakın kazanımlar vardı. Dolar endeksi hafta başında dokunduğu 50 günlük hareketli ortalamasından detek bularak güçlü bir şekilde sıçrarken, hafta boyunca güçlü performans gösterdi ve tüketici güveninin son senelerin en yükseğinde seyrettiğine işaret eden verinin de yardımıyla haftayı 98 seviyesinden kapattı. Bizim son iki hafta beklentimiz endeksin “..kısa vadede 97-98.50 bandında hareketin devam edeceği…” yönündeydi beklentimiz aynı şekilde devam ediyor. Çin gerginliği bir taraftan Amerikan ekonomisinin büyümesini yavaşlatarak temel anlamda dolara negatif yansısa da, güvenli limanlara kaçışla dolara gelen alımlar bu etkiyi kompanse ediyor. Bu sene FED’in oldukça güvercin bir yaklaşımla, faiz artışı beklentilerini aşağıya çekmesine rağmen; diğer gelişmiş ülke para birimlerine göre açık kalan faiz farkları ve Amerikan ekonomisinin halen hükümet teşviklerinin olumlu etkisi ile büyümeye devam etmesi, doları güçlü tutuyor.

– Her ne kadar güvercin ve faiz arttırımı beklentisini aşağıya çeken bir merkez bankası, hızla artan hükümet harcamaları ile şişen bütçe açıkları, yükselen tahvil arzına karşılık zayıf kalan alım talebi doları negatif etkileyen faktörler olarak şekillense de, diğer ekonomilere göre Amerikan ekonomisinin güçlü kalmaya devam etmesi ve diğer ana para birimlerine göre kötünün iyisi olması, doların büyük resimde relatif güçlü kalmasını sağlıyor. Avrupa’da gelen zayıf ekonomik veriler ve aşağıya çekilen büyüme beklentileri, İngiltere’de Brexit konusunda devam eden çözümsüzlük, Çin ekonomisinde sert iniş ve ticaret savaşları kaygıları gibi konular, Amerikan varlıklarını ve doları yatırımcıların gözünde daha güvenli bir liman olarak ön plana çıkartmaya devam ediyor.

 

Yorumlar

Banner

BAKMADAN GEÇME

Benzer Haberler