Sosyal Medya

Güncel

Türkiye’den notlar: Can İlker gerçek gündemi derledi

  G – 20 zirvesinde Trump’ın açıklamaları “olumlu” yönde oldu. Fakat, Erdoğan ile Trump toplantısından sonra Beyaz Saray ABD liderinin…

Türkiye’den notlar:  Can İlker gerçek gündemi derledi

 

  • G – 20 zirvesinde Trump’ın açıklamaları “olumlu” yönde oldu. Fakat, Erdoğan ile Trump toplantısından sonra Beyaz Saray ABD liderinin Ankara’nın S-400 alımıyla ile ilgili “endişelerini” dile getirdi. Eğer durum böyleyse Trump, toplantının kapalı kısmında “daha sert” bir üslup kullanmış olabilir.

Kaynak: https://haberrus.com/politics/2019/06/29/s-400ler-icin-trump-ve-beyaz-saray-aciklamalari-farki.html

Murat Yetkin:

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın kendisine eşlik eden gazetecilere `Trump yaptırım olmayacağını söyledi” demesine rağmen, Trump hem de ortak basın toplantılarında tam da öyle söylemedi: “Yaptırım işi karmaşık” dedi.

 

Siyasi olarak ise Trump’ın “yaptırım işi karmaşık” ifadesi altında esas olarak Kongre yatıyor. Kongre’de S-400 anlaşması iptal edilmezse F-35’lerin verilmemesi ve Türkiye’ye ekonomik yaptırım uygulanmasını isteyen kararların altında sadece Demokratların değil, Trump’ın Cumhuriyetçi Partisinin de imzası var. Trump bu ifadeyle aslında, “Her şey benim elimde değil, siz de Kongre’de çalışmalısınız” demiş oluyor Erdoğan’a. 


Bir yandan da “başka çözümlere” zorluyor. Buradan “Madem Putin’le anlaşmanı bozamıyorsun, S-400’leri teslim alacaksın, bari kullanma” telkinini okumak mümkün. Ama yine de Kongre olmadan olmuyor, Trump’ın ima ettiği de bu.

 

  • Diğer tarafta, ikili görüşme sonrasında yapılan açıklamalarda Erdoğan “Sayın Trump bugün bu konuya açıklık getirdi. Böyle bir şeyin olmayacağını da kendisinden özellikle dinlemiş olduk” ifadesini kullandı. Bu haber TL varlıklara pozitif etki yaratabilir ve dövizin değer kaybetmesine neden olabilir.

 

 

Ekonomist Mustafa Sönmez:

“S-400’ler için ödeme yapıldı mı ? CB, kapora verdik diyor. 2.5 milyar dolar’a alındı lafları da dolaştırıldı. Ama, silahlanmayı dünyada izleyen SIPRI, sipariş var diyor ama parasal bilgi yok. TUIK’in silah ithalatında da Rusya’ya böyle bir ödeme görünmüyor. Alım belki de yapılmadı.”

“S-400 meselesi AKP’nin yansıttığı gibi görünmüyor. ABD elçiliği, sorunu çözelim de ticaretimizi artırmaya bakalım havuç ve sopa göstermiş durumda. Trump’ın dediklerinden çok, Kongre’nin, Pentagon’un ne diyecekleri önemli. Yaptırımlar gelebilir.

  • Trump ve Şi Jinping, yapılan ikili görüşme sonrasında “ticaret savaşına” yönelik sorunların aşılması için müzakere masasına geri dönüleceğini belirtti. Bu açıklama sonrasında Trump, Amerikan şirketlerinim Çinli telekom devi Huawei’ye donanım satabilmesinin önünü açacağını açıkladı. Küresel piyasalar için oldukça pozitif bir haber. Durum böyle devam ederse küresel ekonominin resesyona grime ihtimali azalabilir. Trump’ın gevşemesi için Çin’In, ABD’den büyük miktarda tarım ürünü alabileceği açıklamasının da etkili olduğunu düşünmekteyim.

 

 

Fed ne yapacak?

  • Temmuz’da yapılacak FED toplantısında 25 baz puanlık faiz indirimi %80 olasılıkla fiyatlanırken 50 baz puanlık indirim %20 olasılık olarak görülüyor. ABD Merkez Bankası Başkanı ve bazı üyeler yaptıkları açıklamalarda da 50 baz puanlık indirim beklentisinin ekonomik gerçeklerle uyumlu olmadığını belirttiler. ABD ekonomik verilerinin karışık seyir izlemesi de faiz indirimi destekliyor. Bu da ABD Dolar endeksinin dolayısıyla küresel piyasalarda doların değer kaybetmesine, ABD ürünlerinin rekabetçilğinin artmasına ve ABD ekonomisinin büyümeyi sürdürmesine neden olabilir. Tump seçimler için puan kazanıyor. FED’den bu yıl 2 kez çeyrek puanlık faiz indirimi bekleniyor.

 

  • AMB’nin de küresel ekonomiyi desteklemek için Eylül’de faiz indirimine gitmesi bekleniyor.

 

Dünya ekonomisi toparlanacak

 

  • Yapılan açıklamalara göre Erdoğan, Trump, Şi Jinpin ve Trump “akli selim” davranıp atılan yanlış adımları düzeltti. Böylece küresel ekonomi tekrardan toparlanmaya başlayabilir. Bütün ülkelerin “ticaret hacmini” arttırmaya yönelik politikalar izlediği anlaşılıyor. Merkez Bankalar’ının teşvikleriyle milli para birimleri değersizleştirilmeye çalışılacaktır. Bu da ülkelerin rekabetçiliğini ön plana çıkararak tış ticaret hacminin artmasını sağlayabilir. Tekrardan “kur savaşlarının” başladığı bir döneme giriyoruz. Neden olarak ta “küresel resesyon” riski gösteriliyor. Türkiye için yeni bir fırsat doğdu denilebilir.

Buradan tekrardan Sn. Erdoğan ve ekibinin şanslı olduğu söylenebilir. Durumu Türkiye’nin iyi kullanması ve köklü değişiklikler yaparak geleceğe yatırım yapması gerekmektedir. Tabiki burada yazan görüşüm piyasa beklentisi ve yapılan açıklamalardır. Bunları kaide almaksızın düşüncemi söylemek gerekirse resesyon ihtimalinin azalmış olduğu küresel ekonomide büyük Merkez bankaları faiz indirimine gitmezler. Yaptıkları “sözlü yönlendirme” yani açıkalamar zaten ekonomiyi desteklemektedirler.

Yapılacak faiz indirimleri küresel ekonominin fazla ısınmasına neden olabilir. Diğer yandan da finansal varlıkların rekor üzerine rekor kırmasını sağlayabilir. Bu durum geçmişte olduğu gibi finansal varlıklar ile reel varlıklar arasındaki makasın açılmasına neden olur ve ekonomik düzen tekrar bozulabilir. “Gerekli görüldüğünde Merkez Bankaları hareket edecektir” açıklaması da bu düşünceyi desteklemektedir.

Ekonomist Atilla Yeşilada:

Bir minik sorun daha var. Hani şu Fed var ya, hani artık her ay düzenli faiz indirecek olan. Hani onunla da  yetimeyip, matbaanın göbeği çatlayıncaya değin banknot basacak olan. Hani sonra da sizi arayıp “Bacım, bir şeye ihtiyacın var mı?  Sıkışıksan biraz dolar göndereyim?” diyecek olan Fed. Hah, işte o Fed.

Dünya ekonomisi yavaşlamıyorsa, ABD ekonomisi zaten hiç yavaşlamamışsa, NİYE faizi indirsin?  En azından niye Temmuz’da yangından mal kaçırır gibi indirsin?  Bekler, ABD’den gelecek yaz verilerini takip eder, tatilini yapar, Jackson Hole’de biraz ahkam keser, sonra gerekirse faiz indirir.

O zaman da piyasalar all-lack and  bull-lack olur. Bizim TCMB’den 400 baz puan faiz indirimi bekleyenlere zaten gülüyorum, 400 baz puan faiz artırımı konuşmaya başlarız.

 

Cüneyt Paksoy: FAİZ İNDİRİMLERİ YA TERSİNE KRİZİ TETİKLERSE?

Ve son olarak küresel negatif getirilerin zirve yapması, arka arkaya yeniden faiz indirimlerinin gelmesinin -kötümser merkez bankacılarının boyuna dikkat çektiği gibi- 2008 benzeri bir küresel krizi yeniden tetikleyebilir. düşük faizlerin aşırı yükselttiği varlık piyasalarındaki, borsalardaki balon patlayabilir. Durum böyle olursa gelişen ülkelere para akmak bir yana olan bile bir süreliğine geri kaçabilir.

 

Siyaset Gündemi

 

  • İç siyasette ise kurulacak yeni parti söylemleri ve yönetimden sorumlu insanların İstanbul’a aktarılacak olan parayı kesmeye çalışmaları yer alıyor. Her ne kadar genel bütçeden pay almak belediyelerin yasal hakkı olsa da bu pay değiştirilebilir mi ?

Belediye Kanuna göre belediye gelirleri şunlardan oluşuyor ?

Belediye Kanununa göre belediye gelirleri şunlardan oluşuyor:

  • Genel bütçe vergi gelirlerinden ayrılan pay,
  • Genel ve özel bütçeli idarelerden yapılacak ödemeler,
  • Kanunlarla gösterilen belediye vergi, resim, harç ve katılma payları,
  • Taşınır ve taşınmaz malların kira, satış ve başka suretle değerlendirilmesinden elde edilecek gelirler,
  • Belediye meclisi tarafından belirlenecek tarifelere göre tahsil edilecek hizmet karşılığı ücretler,
  • Faiz ve ceza gelirleri,
  • Bağışlar,
  • Her türlü girişim, iştirak ve faaliyetler karşılığı sağlanacak gelirler ile
  • Diğer gelirler.

 

Ve 6360 Kanun uyarında büyükşehir belediyeleri, genel bütçe vergi gelirler tahsilatı toplamı üzerinden belirli oranda pay alıyorlar. Özetlemek gerekirse Meclis’in yeni kanun tasarısı yapması yada kanunu değiştirmesi gerekiyor. (T-24 Barış Soydan) AKP’den sağlam çatlaklar görülmedikçe  yeni partinin kurulması daha da ertelenebilir.

 

 

 

 

Can Ilker 

Ekonomist 

Makro Araştırmacı / Stratejist

#sabahbulteni

 

Yorumlar

Benzer Haberler