Sosyal Medya

Güncel

Sokak hareketlerinde  yeni dönem

Moskova, Hong Kong ve Türkyie'de toplu gösterilerin yeniden başgöstermesi neyi simgeliyor?

Sokak hareketlerinde  yeni dönem

2013 yazı dünyada birbirinden farklı nedenlerle başlayan fakat hızla yayılan sokak gösterilerine şahit oldu. Türkiye’de Gezi Protestoları, Brezilya’da dünya kupası için yapılan tesislerde israf ve iktibasa tepki en çok basın ilgisi gören sokak hareketleri oldu. Fakat, protestolar Ukrayna’dan Bulgaristan ve Tayland’a kadar yayılmıştı.

 

Bu hareketlerin yeni oluşan kentli kosmopolitan sınıfın demokrasi talebini dile getirdiği, ya da globalleşmeye tepki olarak şekillendiği iddia edildi. Gösteriler Ukrayna dışında hiç bir ülkede amaçladıkları hedeflere ulaşamadılar.   Halkın sokak yoluyla siyaset değişikliği yaratması ihtimali unutuldu gitti.

 

2019 yazı yeni toplu ve uzun soluklu gösterilere şahit oluyor. Bu kez göstericiler istediklerini elde edebilecekler mi?  Daha fazla ülkeye yayılan ve geniş sokak hareketleri beklenebilir mi? Halen Hong Kong’da Beijing’in baskıcı hükümranlığına, Moskova’da Putin’in yerel seçimlerde muhalif adayları bertaraf etmesine, Türkiye’de ise başta Kazdağları’nda faaliyete geçecek Alamos altın madeni ve Hasankeyf’i sular altında bırakacak Ilısu Barajı’na su verilmesine karşı  bir dizi çevre meselesi hususunda yaygın gösteriler var.

 

Moskova’da  Pazar günü 50 bin kişi demokrasi eksikliğini protesto etti, Putin’in onaylanma oranı hızla geriliyor. Ama, Moskova yerel seçimlerinde ona karşı duran bir adayın seçilmesi zor. Putin’e rakip bir siyasi lider de sahnede yok. Nihayetinde, gösterilerin Putin’e karşı ülke çapında genel bir tepkiye dönüşmesi, ekonomik güveni sarsarak halen yılda %1 büyümekte zorlanan Rusya’yı daha da yavaşlatması mümkün. Gösterileri bastırmak için orantısız güç kullanılması halinde ABD ve AB Rusya’ya yeni yaptırımlar uygulayabilir.

 

Hong Kong’da ise durum çok gergin. Gösterilerde aşırı polis şiddeti ve molotof kokteylleri gözlenmeye başladı. Havaalanı aralıklı olarak işgal ediliyor. Geleneksel olarak Çin’i eleştirmekten kaçınan iş dünyası ve bürokrasinin de gösterilere destek vermesi not edilmeli.  Çin’in tepkisi çok sert. Hong Kong’un gözbebeği Cathay Havayolları’nın Çin hava sahasını kullanan uçuşlarına kısıtlamalar getirilirken, Beijing gerekirse askeri müdahale seçeneğini sürekli tekrarlıyor.  Trump sokak göstlerilerini vandalizm olarak nitelese de, Kongre’de tepki yükseliyor. Senato’nun Cumhuriyetçi lideri Mitch McConnell  Çin’e askeri müdahalenin kabul edilemez olduğu mesajını yolladı. Bu arada, Hong Kong’un başlıca gelir kaynakları olan turizm  ve perakende satışlarda çift haneli gerileme not ediliyor.

 

Türkiye’de ise Salda,  Hasankeyf, Munzur ve Kazdağları gösterileri ana akım medyada çok az yer bulurken, katılanların sayısının sürekli arttığı iddia ediliyor. Cumhuriyet’e göre

“Kaz Dağları’ndaki Kirazlı köyünde Kanada firması Alamos Gold’un yerli ortağı Doğu Biga Madencilik şirketince yürütülen altın madeni projesinde binlerce ağacın kesilmesi üzerine başlatılan “Su ve Vicdan Nöbeti”ne destekler gelmeye devam ediyor. Türkiye İşçi Partisi (TİP), Kadıköy Demokrasi Meclisi, Halkların Demokratik Partisi (HDP), Halkların Demokratik Kongresi (HDK) ve Patika Ekolojik Kolektifi direnişin 18. gününde alana gelerek ortak bir basın açıklaması yaptı.

 

Açıklamada, “Kaz Dağları’ndan Hasankeyf’e, Salda’dan Fatsa’ya, Gerze’den Munzur’a, Eskişehir’e, Sinop’a ekolojik katliamlar devam ediyor. Kapitalizmin doymak bilmeyen kar hırsına karşı birleşik ve topyekun bir mücadele yürütülemezse başarı imkansız görünüyor. Ekoloji mücadelesini demokrasi mücadelesinin kopmaz bir parçası olarak görüyoruz. Kaz Dağları, Hasankeyf, Munzur, Fatsa, Eskişehir için geç değil. Birleşe birleşe direneceğiz. Birleşe birleşe kazanacağız” ifadelerine yer verildi.

 

Açıklamanın ardından şantiye sahasına her gün öğle saatlerinde düzenlenen yürüyüş gerçekleştirildi. Ağaç katliamının yapıldığı alanda İda Dayanışma Derneği Başkanı Ekrem Akgül, TİP Milletvekili Erkan Baş ve HDP Milletvekili Züleyha Gülüm’e bilgilendirmede bulundu. Yapılan bilgilendirmenin ardından ise şantiye sahası önünde bir basın açıklaması yapıldı”.

 

 

Türkiye’de çevre hareketinin yarım milyon imzalı dilekçe toplsama gücüne sahip olduğu not edilmeli. Yerel seçimlerde gözlediğimiz CHP-İYİP-SP-HDP gayrı-resmi ortaklaşmasını bu  protestolara verilen destekte de görüyoruz. Hükümet henüz gösterilere engel olmadı, ama nedenlerini giderecek politika değişikliklerini de yapmadı.

 

Ankara bu gösteriler yayılırsa seyirci kalabilir mi?  Millet İttifakı ve gayri resmi paydaşları çevre bilincini koruma ve  yükseltme kaldıracıyla oy oranlarını artırabilir mi?  Bilmiyoruz, ama Rusya, Hong Kong ve Türkiye’de sokak hareketlerinin yeniden canlanması kentli, eğitimli ve politik bilinci yüksek sınıfın yönetime demokratik müdahale veya katkıyı artırmak için yeni bir çabaya giriştiğinin göstergesi.

 

ParaAnaliz’in özgün, tarafsız ve sizin gündeminizi aydınlatan haber ve yorumlarına eksiksiz erişmek için bizi Facebook’ta takibe alın, Sayfamız BilgeEkonomist

 

 

 

 

 

 

 

Yorumlar

BAKMADAN GEÇME

Benzer Haberler